7 YILDA NASIL DEĞİŞTİM? Son Video!

7 YILDA NASIL DEĞİŞTİM? Son Video!

24 Nisan 2022 ·Video·29 dk YouTube'da izle →

Son 7 yıldır her 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda koltuğumu oğlum Sufi'ye bıraktım. Her yıl hem onun hem de onun yaşındaki çocukların büyümesine tanıklık ettik. Artık o 7 yıl önceki…

Özet

Son 7 yıldır her 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda koltuğumu oğlum Sufi'ye bıraktım. Her yıl hem onun hem de onun yaşındaki çocukların büyümesine tanıklık ettik. Artık o 7 yıl önceki…

Tam metin Otomatik metin (yapay zekâ, hatalı olabilir)

Gelecek sene görüşürüz. Merhaba arkadaşlar. Bugün 23 Nisan. 23 Nisan gelince içimde kelebekler uçuşuyorlar. Kitip okumayı öğrendim ve size bir kitaptan biraz okuyacağım. Ben de babamın koltuğuna oturdum. Yine 10 falan kere oturacağım. Bugün 23 Nisan. Daşa doluyor insan. Bir varmış, bir yokmuş. Merhaba arkadaşlar. Bugün 23 Nisan. Babamın koltuğuna normalde gibi oturmadım bu sefer. Bu sefer benim en son 23 Nisan video mu?

En son 23 Nisan video mu? Bir dakika, bir dakika. Geliyorum ben şimdi böyle. Nasıl geliyorduk? Böyle mi? Şöyle. Evet. Bu senin... Nasıl ya? Bir saniye şimdi. Bir dakika dur. Orada bir duralım. Bu senin en son 23 Nisan videon mu yani? Evet. Ben koltuğumu vermedim. O yüzden şapkanı alacağım. O zaman şapkanı mı alacağım? Peki. Hop. Benim şapkanım var. Şapkasız çıkmam abi diyorsun yani. Evet. Tamam peki o zaman.

Peki. Şimdi o zaman bizi ilk kez izleyenler için şöyle bir şey söyleyelim. 23 Nisan benim YouTube kanalımda düzenli olarak kutladığım, 7 yıldan beri kutladığım tek bayram, çocuk bayramı. Çok önemsiyorum ben bu bayramı. O yüzden de bizde bir adet olduğu üzere kendi koltuğumu Su fi'ye bırakıyordum. Tam 3,5 yaşından beri. Dile kolay. Değil mi Sufi? Evet. Nasıl yapalım bugünkü videomuzu? Bu son veda videosunu nasıl yapalım?

Şimdi dediğim, sen bir video söylemiştin bunu. Her 7 yıl insan değişiyormuş. Ben değişecekmişim 7 yıl sonra. Yani 3 yaşından sonra 7 yıl oldu benim için. Evet. Ve o yüzden de düşünüyorum ki. Bir devir kapanıyor diyebilir miyiz? Evet. Ve o yüzden de düşünüyorum ki 7 yıl önceki ben sonra 6 yıl, 5 yıl, 4 yıl, 3 yıl, 2 yıl ve 1 yıl önceki benle bakalım. 23 Nisan videolarıma. Ve her videoyu bir puan vereyim.

10'dan ve 0'a. Çok güzel bir düşünce. Yani şöyle diyebilir miyiz? Sen aslında geçmişe doğru bir bakış yapacaksın. Kendini değerlendireceksin. Ben son 7 yılımda ne yapmışım? Nasıl bir yere gitmişim? Peki o zaman söz sende. 7 yıl öncesine götür bakalım bizi. Bugün 23 Nisan. 5'e dolu yürüyorsan. Merhabalar. Bugün çocuk bayramı. Yani ulusal egemenlik ve çocuk bayramı. O yüzden ben de bugün babamın koltuğuna oturdum.

Zaten ben de hep video yapmayı istiyordum. İşte bugün tam zamanımız dedim. Aa bak bu benim mesela. Bir dakika burada duralım. Bu benim eski jenerik müziği. Eski jenerik müziği. Bak benim için de nostalji oldu. Kaç sene evvel. Ne düşünüyorsun peki bu ilk videon hakkında? Bir parçası biraz cringe'di. Cringe'di? Evet. Cringe'i nasıl Türkçeleştirebiliriz acaba? Evet. Yapmacık diyebilir miyiz? Bebek. Bebeksi mi?

Evet. Hımm. Ama zaten bebeklikten birkaç sene sonra falan yani. Biliyorum. Yani. Devam edelim mi? Şimdi arkadaşlar. Bugün Nijago çekiyorsan. Ne oldu? Bildim. Neyi bildin? Cringe ocağını. Hımm. Sen o zamanlar Nijago'ya çok meraklıydın. Evet. Bir şey diyeceğim. Bu şapkayı bence alalım. Boşu boşuna reklama girmesin. Şimdi ürün yerleştirme falan gibi algılanmasın. Şapkayı bence. Şuraya koyalım.

Ürün yerleştirme şey. Ürün yerleştirme. Dur. Ne diyorduk? Nijago'dan söz ediyorduk. Gerçi o da biraz ürün yerleştirme gibi olacak. Devam edelim. Bu parçayı kesmiyoruz. Tamam. Bu çekimler sırasında sen bana böyle bu parçayı keselim, şu parçayı keselim falan gibi şeyleri daha o günlerden beri yapıyordun. Farkında mısın? Farkındayım ve başlayamayın farkındayım. Hiç kestirmiyorsun. Hiç. Bak şimdi diyeceğim sana.

Kestirmiyorsun bu parçayı. Evet. O az önce dediğin parçayı. Evet. Bence bunun kurgusunu beraber yapalım. Ve kesmeyeceğim. O yüzden ben sana şimdi artık kurgu koltuğumu devretmeye başlayayım. Senin yanında kurgucu olarak işe alayım. Sen hep aynı koltuğu konuyorsun. 3 video yapıyorum şimdi. İkincisindeyiz. 4 bölümünü çekmiş istiyordum. 4 bölüm. Daha ilk videodan 4 bölüm. Tiyatroya gideceğiz de. Ondan da.

Buna da kes. Bu 7 dakikalık bir video. 7 dakikalık videoda 4 bölüm yapmayı düşünmüşsün bak. Evet yapabilirdim. 3 bölüm yapmışım. 4. bölüme süre kalmamış. Ama o gün tiyatroya gidecektik. Hatırlıyor musun? Hatırlamıyorum. Hatırlamıyorsun bile. Hadi. Hadi hep beraber izleyelim. Kapat hadi. Tamam. Açılı kapanabilen bir pozitör. Bir mesajım daha var. Akşamleyin uyurken uyumadan önce kitap okuyun ya da okutun.

Ya bir şey diyeceğim. Bir dakika bir dakika. Orada bir duralım. Kitap okuyun ya da okutun ya. Senin yaşın kaç, başın kaç. Sen kime ne dersi vermeye çalışıyorsun? Kendin okuyor muydun bakalım? Şöyle diyelim mi? O yaşlarda eğer kitap okumayı bilmiyorsanız ne yapabilirler ? Annelerine, babalarına, abilerine, ablalarına okutabilirler değil mi? Zinciri kırmak yok. Aa. Onu da biliyorsun. 3. Şok şok şok.

Yeter mi? Haydi. Ay bir saniye çektik ya. Ya. Bir türlü de susmuyorsun. Dur geç. Şimdi bir saniye buraya geçmeyelim. Şimdi bu ilk videoya kaç puan veriyoruz? O ilk videoya kaç? 10 üzerinden. Daha çoğun olduğunu biliyorum. Evet. Satın diyorum hepsine. Evet. Diyeceğim ki. 10'dan. Şu kameraya biraz kaldı diyeyim ben. Kendime biraz harsh olsaydım. Evet. 4.5 verirdim. 4.5. Evet 4.5. Çok düşük.

Senin çok notun düşükmüş hocam. Ben medeni cesaretinden dolayı en az 8-9 veririm yani. O yaşta büyük bir cesaretle. Değil mi? Şimdi diğer videoya geçiyoruz. Burada bir International Day söz konusu galiba değil mi? Evet. Bakalım izleyelim. Türk bayrağı falan giymişsin. I am the Turkish flag. Bittinu. Baba baba baba baba. Çok güzel bir eşyal. İnsan beğenmeyi de bunu. Evet. Sağ ol. Ben çok sevindim. 23 Nisan coşkusuyla patlamaya.

Hazır mıyız? Baya bir coşku doluymuşsun ya. I am. Ne diyorsun? Gayvan. Biraz crazyymüşüm. Evet. Bütün komşular duydu mu? Evet. Gayvan. Gayvan oldu. Neyse. Turkish flag ile giyinmişsin resmen ya. Dit diridit. Baba baba baba. Baba baba. Bu bölümde biraz duygusallık var. Ne diyorsun? Bir ağaç var. Sembolizm. Yansıması. Gel bakalım. Koltuk senin. Ne istiyorsan onu söyle. Tamam. Tamam mı? Merhaba arkadaşlar.

Bugün 23 Nisan. Ben de babamın koltuğuna oturdum. Yine 10 falan kere oturacağım. Çok üzül derim oğlum. Sana öyle bir şey olmayacak. 10 yaşında bırakacaksın. Çok dokunaklı oldu bu. Bütün 23 Nisan'larda oturun belki. Hatta bütün 23 Nisan'larda bütün 23 Mayıs'larda oturun. Belki her ayın için 3'ünde oturabilirim. 23'ünde. Neden olmasın ki? Elim yapmam gereken şeyler var. Sokağa çıkıyorum. Tamam mı? Bugün bayram.

Erken kalkın çocuklar. 40 sabah erken kalkın. Farklı dilleri konuşan, farklı renklerdeki bu çocuklar işte tam da bu farklılıklarıyla birbirlerine güç kattılar. Bu arkadaşlarından hatırladıklarım var mı? Archie'de. Archie artık aramızda değil. Din taşındı onlar. Her yer coşku dolu. Bütün skatları geziyoruz tek tek şu anda. Sufi'yi birazcık terledi yalnız. Nasıl çıkacaksın bu halde? Sen niye gidiyorsun?

Dinleneceğim tabii. Dinleneceksin değil mi biraz? Sen şimdi gösterdiği neyi temsil ediyorsun? Türkiye'yi. Göster bakalım bayrağını da. Baya bir enerji doluymuşuz. Bir dakika şimdi burada ne oluyor? Sen galiba okumayı yeni öğrendin orada. Okuma bayramı bu. Evet. Şeyimi ekiyorum. Bak burada çok güzel bir şey yapıyoruz anlamlı. Bakın çiçeğimi ekiyorum. Kuduzunu bari başka şeylerde kullanıyoruz.

O ağacın sembolizmi. Onun dibine ekilen yeni bir tohum. İnşallah kuşlar yemezler. Bu yol nirumuş insanda ağaç dikiyoruz. Arkadaşlar. Beş inç oldu. İçine koyalım. Şimdi toprağımızı kapatacağız. Bu toprağı bir şeyler ekme fikrinin üzerinde. Bence bu bir bölümün sonlarına doğru çalışalım. Bahar yağmurlarıyla açan çiçeklerin mevsimi. Çocukları bundan daha iyi ne sembolize edebilir ki?

Bir yandan kendini yenileyen, kendini geleceğe hazırlayan doğanın uyanışını izlerken, bir yandan da kendi geleceğimize hazırlanmaktan, o hazırlık esnasında çocuklarımıza güvenmekten başka ne yap abiliriz ki? Çok güzel uyursun burada. Türk bayrağına sarılıp bir şekilde. Diye bu bölümde böyle bir şekilde bitiyor. Kaç veriyoruz şimdi buna? Bu bölüme kaç puan verirsin? Öpürdüm daha iyiydi ama yine bir 6.

Çok düşük senin notların ya. Nesini beğenmedin mesela? Yani şimdiki aklın olsaydı orada ne yapardın? Bilmiyorum baba çok sevmedim kendimi. Ya insanın kendini zaten izlerken, görüntüsü ya da dinlerken sesi bir garip geliyor. Bana mesela. Sen bilirdin. Ben çok iyi biliyorum bunu. Kendimden nefret ediyorum sürekli kendimi kurbuladığım için . Hayır, hayır. Ben değil. Yine yine benim sesim. Yeter artık duymak istemiyorum.

Bugün 4. 23 Nisan'da babamın koltuğunda oturdum. Kitap okumayı öğrendim. Ve size bir kitaptan biraz okuyacağım. Mallow's Magic Pencil. 4. 23 Nisan'ında kitap okumayı öğrendiğini artık biliyoruz. Çok güzel. Yani bu bölümden itibaren artık okumayı biliyorsun. Değil mi? Küçükken televizyonda sihirli kalemi olan bir çocuğu izler dim. Acıkınca yemek çizer ve o da gerçek olurdu. Arkadaşları tehlikedeyse bir polis çizer ve onları kurtarır dı.

Küçük bir kahramandı o çocuk. Benim de öyle sihirli bir kalemim olmasını ne çok dilerdim. Öyle bir kalemim olsaydı başkalarını mutlu etmek için kullanırdım. Dünyanın en güzel kıyafetlerini çizerdim mesela anneme. En iyi binaları çizerdim babama. Çocuklara okul yapsın diye. Doğru düzgün bir top çizip kardeşlerime verirdim. Böylece eski çoraplardan top yapıp oynamak zorunda kalmazl ardı. Her gece yatmadan önce böyle sihirli bir kalemim olsun d ilerdim.

Malala'nın hikayesi gerçekten çok dokunaklı geliyor bana. İşte 4. 23 Nisan videomuza onu konuk etmişiz haberi bile olmadan. İnşallah dünyada bir an önce bütün çocuklar için bu tür fır sat eşitsizlikleri ortadan kalkar değil mi? Devam edelim o zaman. Her sabah uyandığımda dileğim gerçekleşmiş mi diye başucumd aki çekmeceye bakardım. Ama sihirli kalem filan olmazdı. Bir gün özene bezene giydiğim ayakkabılarıma yoldaki çöpler değmesin, kirlenmesin diye dikkatle yürürken ilerideki çöp yığınını karıştıran benim yaşlarımda bir kız çocuğu gördüm.

Akşam babam eve dönünce bunu ona anlattım. Neden o kızı okulumda hiç göremediğimi sordum. Babam da dedi ki bizim ülkemizde herkes kız çocuklarını ok ula göndermiyor ve bazı çocukların da fakir ailelerine destek olabilmesi için çalışması gerekiyor. O çocuklar çöplerin arasında bulduklarını satmaya çalışacak lar. Eğer okula giderlerse... Muğlağlan'ın ülkesi hangi ülke? Afganistan. Ve maalesef durum hala buna çok benzer.

Evet şimdi de başka bir acılı durum var biliyorsun dünyada değil mi? Şimdi de Ukraynalı çocuklar evlerini terk etmek zorunda kal ıyorlar. Yakın geçmişte Suriyeli çocuklar aynı şeyi yaptılar. Evet. Bazıları hani bırak okumayı, yazmayı, öğrenmeyi, güzel bir şeyler, eğitim almayı yatacak yerleri yok. Yani kalacak evleri yok. Evet. Peki devam edelim. Okul benim en sevdiğim yerdi. Ama o güne kadar okula gidebildiğim için ne kadar şanslı olduğumu hiç fark etmemiştim.

O gece yatmadan önce yiyecek bulamayan aileleri düşündüm. Ve okula gidemeyen o kızı. O zaman bir kez daha anladım ki eğer sihirli bir kalemim ol saydı onu daha iyi bir dünya çizmek için kullanırdım. Kaç veriyoruz puan? 6.5. 6.5 mu? Niye o kadar düşük sence? 7 olurdu ama çok üzgündü. Ama sence bir farkındalık yaratmak için bazen dünyanın acı gerçekleriyle yüzleşmek gerekmez mi? Hala yükselmedi mi puan?

6.5 yani. Evet. Ya videoyu biz değil de başka birisi. Malala'nın kendisi yapsa 10 verirdim ben. Evet. Ama biz şimdi duyduklarımızın, araştırdıklarımızın hikayec isiyiz, anlatıcısıyız. 6.5 peki. Daha çok çalışmamız lazım demek ki. Evet. Değil mi? Şimdi yeni videoya geçiyoruz. Bu yeni videoda... İngilizce konuşuyorum. Evet artık yeni bir dil de öğrenmişsin okumanın dışında. Evet. Oh hello my friends.

I mean my friends. Today is April 23rd. And I have to say this for my Turkish friend. Happy Children's Day. Speak Turkish with my Turkish friends. Now I'll come back to you guys and talk English for a while . And don't forget. Bir şey diyeceğim ağızda bir şey eksik. Rap at the end. And you know what guys? No I'm not. Our founding father Atatürk. From Turkey. It's a Turkish name. It's a cool. Atatürk cool name mi diyorsun?

Ama ne yapsın çocuk şimdi buradaki arkadaşlarına tarif etmek için değil mi? World. Böyle bir melodik konuşmalar. Emine'm tarzı hareketler. World. 23 Nisan gelince içimde kelebekler uçuşuyorlar. Hala öyle mi? Ve her zaman gibi. Hep beyaz tişört. Çok mutlu hissediyorum. Senin yaşındaki diğer arkadaşlarına ne tavsiye edersin? Çok iyi bir şey yapman istiyorsan sadece bir şey gerekir.

Çok çalışma. Bir dakika şimdi. Bunu nereden o gün... O videonun konusunda sanki okulumuza gelen bir şey vardı. Onu bir anlatsana bize. Bir adam gelmişti. Nasıl çok güçlü oldum demişti. Şimdi am. Dörtü düşürüyorum bu videonun skoruna. İyice notu düşürüyorsun. Neden öyle? Kötü bir rap miydi? Çok cringe. Cringe. Ah. Sakın seyretmeyin o videoyu diyelim mi? Evet. Özellikle sonundaki rap kısmını. YouTube'den çıkarttı değil miyim o videoyu?

O derece kötü diyorsun yani. Bazı şeyleri öğrendikçe insan başka şeyleri beğenmemeye baş lıyor. Farkında mısın? Çak. O yüzden öğrenmek riskli de bir hareket. Şimdi yeni video. Bugün 23 Nisan. Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Çok takılırsın orada. Bir dakika bir dakika. Şimdi söyleyebilir misin? Bugün 23 Nisan. Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Ooo yine çak. İyice artık akıcı bir şey. Bak rap böyle olur yani.

Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Cringe. Oh the ghost girl but you know. That's M&M. Hadi bakalım. Aynı zamanda üzgünüm ben biraz. Çünkü bu yıl evdeyiz. Kimse sokallarda değil. Ve herkaç film izlediği için bugünlerde, stressli bugün lerde biraz öneri yapacağım. Dur. Evet. Bir dakika. Dünyanın Sufi çocuklar açısından belki de en şanssız dönem lerinden birindeyiz ya. Birindeydik o yıl. İki yıl öncesi değil mi?

The revenge of COVID-19. Mart ayında hiç unutmuyorum. Böyle okullar falan kapandı önce bir Mart ortasında. Şimdi bir film yapıyoruz. Evet. Bu videonun filmi de filmi de. Hı hı. Şuraya gel yakına söyle mikrofonu. It was a dark and stormy night. I remember it was March. Then boom. Boom. Ve bir anda. COVID-19. Doğudan gelen bir virüs tüm dünyayı kapladı. Burada görebiliyorsunuz. Birkaç tane filmim var.

Moral vermek için ne yaptın? Film seçkisi yaptın değil mi? Evet. Çünkü herkes evde. Bakalım bir izleyelim zaten onlara çıkıyorsun herhalde. Parlamınızı iyi olsun. İyi kutlayın. Nesli bugünlerde psikolopluğa başlamışsın bakıyorum. Evde olsanız bile moralinizi bozmayın. Ha? Ve film izleyin. Peki de bakayım. Yeee. Ve geçtiğimiz yıl yaptığımız video bu da. Kitaplar. Burada sen olayı aşmışsın. Kitaplar, kameralar filan.

Ahuuu! Merhaba arkadaşlar. Bugün 23 Nisan. Uluslararası Egemenlik ve Çocuk Parlamı. Her zaman gibi babamın koltuğunda oturur. İyi değil. Böyle bir hafif, böyle bir... Nasıl diyeyim? Sesinde böyle bir şeylik var. Eee. Bir durgunluk. Böyle bir üst perdeden konuşma filan. Bugün 23 Nisan. Öyle biraz... Fark ettin mi sen de onu? Evet. Böyle bir... Eee... Bir kontrol bende havaları. Böyle bir... Etrafta böyle kameralara karşı bak.

Orada gizli mesajlar filan görüyorum. 23 Nisan bayrağı filan böyle oraya yanda açılmış. Bu sefer... Sevdiğim kitaplar hakkında başlayacağım. Birinciyle başlıyorum. Bunun adı... Frindo. Çok güzel bir aile kitabı. Ne hakkında olduğunu bir bakalım. Bu kitap bir... Nick Allen diye bir çocuk... O gün anlattığın kitaplar içinde şu anda hala böyle en çok tavsiye edebileceğin hangisidir? Harry Potter'ı ben çok iyi recommendlerdim.

Çok güzel. Bütün yaşları. Hatta en son birkaç kitabı ben... Kitiphaneden almam gerekti sırda. Okumak için. Hı hı. A... Her yaşa hitap ediyor mu? Arkada Lego mu var? Harry Potter. Evet. Doğru. Evet. Güzel bir kitap. Ben aynı zamanda filmleri dışında kitabını da okudum. Ama bir tiyatrosuna gittim. Harry Potter'ın. Adı Cursed Child. Ve orada bir tema vardı. Çok güzel. Çok... Diyordu ki... Don't be prejudice.

Çünkü... Bir parçası... Ön yargılı olmayın değil mi? Evet. Bir çocuk Slytherin'de. Ve herkes düşünüyor ki kötü o. Hı. Çünkü normalde kötü çıkıyorlar. Ama gerçekten kötü değilmiş. Evet. Öyle yani. O yüzden hani... Hiç kimseyi... Dış görünüşüne göre... İşte başka ön yargılarla değerlendirmemek lazım. Değil mi? Evet. Belki farklı bir bakış açısıyla baktığımızda... Onların içindeki güzellikleri de görebiliriz.

Evet. Diyebiliriz. Evet. Böylece... Bakalım. 3 Nisan. Uluslararası Gevenlik ve Çocuk Programı. Ben Sufi Yoruş'tan... Babamın koltuğundan... Geliyor... Oturuyorum. Babamın koltuğunda oturuyorum. Böyle kapat kamerayı bir. Böyle bu. Böyle siyah sko yaparız falan. Sonra bir... Yine açıyorlar. Ve bu sefer ben bütün kameraları koyuyorum. Tamamdır yönetmen bey. Ben de bu soru ettim. Bu sefer bütün kontrol kameralar.

Bak. Biraz zamanla geri gidelim. Bir ara sen bir... Hiç kesmiyorsun biliyor musun? Hiç kesmiyorsun dediğim... Kes bunu diyeceğim şimdi. Ama kesmeyeceğim. Biliyorum. Ama kesmişsem de... Kimse zaten kesildiğini hissetmeyecek değil mi? Zamanla geri geldi. Tamam hadi bakalım. Bak bütün kameraları sen kontrol etmişsin. Bir yukarıda. Size kitap okumanızı öneriyorum. Eğer beni bilmiyorsanız okumayı... Başa dönük.

Masada anlatabilirsiniz. Bir varmış. Küçük ben. Üç buçuk yaşındaki. Sufi işte böyle. Tam yedi yıl önce sen... Buydun. Ve şimdi busun. Bahsettiğin TED konuşmasında da anlatıyordum ben. İnsanın vücudundaki tüm hücreler... Her yedi yılda bir değişiyorlar. Kimisi her yıl değişiyor. Ki yenileniyor. Çünkü vücut kendisini yeniliyor. Kimisi beş yılda bir. Kimisi en geç ama yedi yılda bir. Bütün hücreler değişiyor.

Yani şu anda... Oradaki sufi ile buradaki sufi... Hücresel olarak baktığımızda aynı değil. Ama kafamdaki brain cellar değişmedi. Bravo. Bir istisnası... Bizim beynimizdeki hücreler. Evet. O hücreler hayatımız boyunca bizi eşlik ediyor. Yani... Hani bir tarafımız donanımsa... O donanım değişiyor. Ama buradaki yazılım aynı kalıyor. Onu sürekli geliştirebiliriz. Hı hı. O zaman... Şu özellikle kaçıncı videoydu?

İki mi? Üç müydü? Bu iki. şeyde bu international day'de bir tohum ekliyoruz ya. Evet. Şimdi bu bizim son 23 Nisan'ımız. Bundan sonra bir sayfayı kapatıyoruz. Sufi ilkokuldan mezun oluyor. Evet. Artık ortaokula başlayacak. Dolayısıyla artık belki 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı'nı kutlayabilir. Evet. 23 Nisan Çocuk Bayramı bitmiş oluyor ama... Ben derim ki... Bak ne güzel son 7 yılımızı bu şekilde belgelemişiz.

Kişisel bir belgesel üretmişiz. Aslında ben burada sana baktıkça... Tüm çocukları görüyorum. Hı hı. Tüm o çocuklardaki büyümeyi görüyorum. O senin ektiğin tohumun yeşermesi, çimlenmesi, büyümesi gibi adeta. Şimdi... Bekle bekle. Sence bu... Belki bu kötü bir plan olabilir ama... Bir zaman kapsülü yaparsak... Ve 7 yıl sonra açarsak nasıl olur? Zaman kapsülü. Evet. Fena fikir değil. Olur. İçine ne koyacağız?

Bilmiyorum. Sonra düşünürüz onu. Bir şeyler yazabiliriz belki. Kendimize not bırakabiliriz. Bak 7 yıl sonraki ben... Değişmiş olacaksın. Ama bazı şeyleri asla unutmamalısın. Belki... O zaman kapsülünü gömdükten sonra... Bundan 7 yıl sonra... Onu... Çıkartırken de bir video çekeriz. Belki. For shadowing. Dostum güzel bir 7 yıldı. Evet. Ama gitmem gerekiyor. Orta.

Evet. O zaman... Hoşçakalın. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nız kutlu olsun arkadaşlar. Hoşçakal... Artık yeni bir şeyim var söyleyemedim. İzlediğiniz için teşekkür ederim. Altyazı M.K. İzlediğiniz için teşekkür ederim. Altyazı M.K.