Beyaz Zambaklar Ülkesinde - OKU
Müzik:
Müzik:
Tam metin Otomatik metin (yapay zekâ, hatalı olabilir)
Herkes hayattan bir şey almak ister fakat ona bir şey ver mek istemez. Birçok kimseler toplum hayatına asalak olarak atılırlar. Hayatın anlamını başkalarını sömürmekte ve başka kimsenin sırtından geçinmekte ararlar. Böyle bir hayat felsefesi uzun yıllar boyunca aile içinde çocuklara aşılanır. Bunu kim aşılar? Anne ve baba. Bu felsefeyle yetişen çocuklar büyüdükten sonra açgözlü, şehvetperest, tembel ve saygısız olurlar.
En sonunda artık hiçbir kimseye ve hiçbir şeye sevgi ve ba ğlılık göstermeyen lakayt gençler olurlar. Bunlar da vatana ve ulusa karşı sevgi, yüksek ideallere ve ciddi çalışmalara saygı uyanmaz. Anne ve babalarını da samimi bir sevgiyle sevmezler. Ne ekerseniz onu biçersiniz. Ne pişirirseniz onu yersiniz. Eğer gençliğin ruhunu işlenmeyen bir tarla gibi kendi hal ine bırakırsanız orada ısırganlar ve dikenler yetişir.
Anne ve babaların çocuklarının beynini ve kalbini böyle iş lemeden bırakmaları akla ve vicdana uygun değildir. Hatta diyebilirim ki böyle bir ihmal ahlaksızlıktır, cinay ettir. Çünkü çocukların iyi eğitilip eğitilmemesi yalnız anne ve babayı ilgilendiren bir konu değildir. Aynı zamanda toplumu ve devleti de ilgilendiren çok mühim bir meseledir. İstediğiniz kadar mükemmel kanunlar yapın. Seçim işlerinde halka istediğiniz kadar yetki verin.
Sosyalizmin mucizevi güçlerine istediğiniz kadar inanın. Eğer çocuklarınız gerektiği gibi eğitilmezlerse, hayata bir hiç olarak girerlerse, parlamento ve bütün hukuk işlediği halde genel ve sosyal hayat yine sönük ve paslı olacaktır. Bu nesilden gelen memurlar ihmalci, bakanlarsa politik bir er cambaz olurlar. Milletvekilleri çıkar peşinde koşarlar. Okullar yeni neslin beynini ve kalbini kurutan ve kavuran birer mağara olur.
Basın, sokaklarda kendini satılığa çıkaran rujlu, makyajlı kadınlara döner. Tok veya aç olan kalabalık halk kitleleri ise, kendilerine yabancı olan her şeye ve özellikle yukarı tabakalara mensup insanlara karşı nefret, haset ve ihanet duyguları beslemeye başlarlar. Bizim yeni genç vatanımız sizden böyle şeyler beklemiyor. Finlandiya'nın geleceği büyüktür. Burada herkes karnı tok halinden memnun olmalıdır.
Şahsi hayatınızı ve halkın hayatını buna uygun olarak düzen leyin. Beyaz Zambaklar Ülkesinde adlı kitaptan küçük bir bölüm ok uduk. Burada alıntı yaptığımız bölümdeki ipucundan da yakalamış olabilirsiniz. Beyaz Zambaklar Ülkesinden kasıt Finlandiya. Ama kitabın yazarı Finlandiyalı değil, Rus. Asıllı çünkü Rusya'dan da kovulmuş ve o zamanki Yugoslavia topraklarında biraz da Bulgaristan'da yaşamış. Fakat kitapta Finlandiya'yı niye anlatıyor?
Çünkü Finlandiya'ya yaptığı seyahatlerde gördüklerini not ederek bu kitabı oluşturmuş. Gördüğünüz gibi yazarın da Petrov'un, Grigori Petrov'un da yazdığı kitabın da hikayesi biraz karmaşık. Ama kitabın anlattıkları gayet net. Finlandiya'da 1800'lerin sonunda aydınların halkı cehal etten kurtarmak için verdiği, iyi bir eğitim sistemine kavuş turmak için verdiği mücadeleyi anlatıyor kitap. 1923'te Saraybosna'da ilk kez bastırılmış.
Gördüğünüz gibi kitabın basım hikayesi de karmaşıklığını devam ettiriyor. Ve çok kısa bir süre içerisinde Bulgaristan'da yaşayan Türk aydınlarının da etkisiyle Türkçe'ye çevriliyor. Türkçe'de çok seviliyor. Hatta Türkçe'ye çevrilen kitaplar içerisinde en çok okunan lar arasına giriyor. Benim okuduğum kitabın kapağında Atatürk'ün askeri okullar ın müfredatına konulmasını emrettiği kitap diye de bir not var.
Dolayısıyla herkes tarafından sahiplenilen bir kitap haline geliyor. Ve gerçekten de içerdiği bilgilerle sadece bundan 100 yıl öncesinin yazıldığı dönemi değil bence bugünü de ilgilend iren çok önemli mesajlar, tavsiyeler içeren bir kitap bu. Beyaz Zambaklar Ülkesi'nde kitabını bize Nisay934kod adlı Instagram kullanıcısı paylaşmış. Okur musun Barış Özcan diyerek. Siz de aynı şeyi yapabilirsiniz çünkü oku serisinde tamamen sizin seçtiğiniz kitapların, sizin fotoğrafladığınız ve ok ur musun Barış Özcan yazarak paylaştığınız bölümlerini ok uyorum.
Okuyamadıklarımı da bu etiketi takip eden herkes okuyabilir hale geliyor. O yüzden bana özel bir mesajla okunmasını istediğiniz kita pları göndermek yerine sosyal medyada özellikle de Instagram aracılığıyla bunu paylaşırsanız çok daha makbule geçer. Ben okuyamasam da başkaları okuyabilir. Şu anda okumakta olduğunuz kitabın beğendiğiniz bir bölümü varsa hemen fotoğrafını çekip Instagram'dan paylaşın.
Ben de kontrol edip beğendiklerimi video kaydı haline get ireyim. Hoşçakalın. Altyazı M.K.