Çadırda son gün - Her son yeni bir başlangıçtır - VLOG 18
Bozcaada'daki çadır kampımızda son gün. Sonbahara rüzgarlı bir giriş yapıyoruz. Rüzgar tribünlerinin arkasında yaza veda ediyoruz.
Bozcaada'daki çadır kampımızda son gün. Sonbahara rüzgarlı bir giriş yapıyoruz. Rüzgar tribünlerinin arkasında yaza veda ediyoruz.
Tam metin Otomatik metin (yapay zekâ, hatalı olabilir)
Müzik Onların artık kavga etmediğini gören bir kuş uçup dallardan birine konuş. Merhaba demiş ağaçlara. Hocam hocam beni çalıyorlar. Boşver yenisini alırız. Hocam hocam sizi çalıyorlar. Boşver yenisini alırız. Çok korktum. Kendilerini yeniden alacaklar. Çadırınızda günün fıkrasını dinlediniz. Anlatan Sufi Özcan. Ve ayak kokusu. Vea! Ayak kokusu olmasın lütfen. Her sabah kahvaltıda çok büyük bir mücadelemiz var.
Yani siz youtuberların deyimiyle challenge'ımız. Yumurta challenge. Başlasın. Kim kazandı? İkimiz de kaybettik. İki yumurta da kırıldı. Kazanan yine ben olacağım tabii ki. Çünkü ben... Nerede benim yumurtam? Ben senin yumurtamla yaptım. Benim yumurtamla yapmış. Lezzetli mi yumurtam? Lezzetli. Boş. Boş mu? Gelin size çadır vurduğumuz kamp yerini biraz tanıtmaya çalışayım. Burada yaklaşık 10-15 tane çadır var.
1-2-3-4-5-6-7-evet 10 tane diyebiliriz. Bizim çadırımız tam şu köşedeki çadır. Bazılarınız markasını sormuşlardı. Coleman marka. 4-5-6-5 çadır. Yaklaşık 4 metrekare. 2 metreye 2 metre olduğunu söyleyebilirim. Burada tabii ki bir takım temel ihtiyaçlar. Yeme, içme, tuvalet, banyo, duş gibi şeyler için bir alan ımız var. O alan da etrafını rengarenk boyadığımız bir küçük kulübed en ibaret. Şurada görüyorsunuz.
İşin en güzel tarafı bir üzüm bağının içinde kurulu olması. Bakın hemen arka tarafımız üzüm bağı. Dolayısıyla canınız üzüm çektiği zaman hemen bir tane kop artıp yiyebiliyorsunuz. Bu da çadırımızın arka tarafı. Genellikle gün içerisinde çeşitli aktiviteler yapıyoruz. Sabah gün doğmadan kalkıp güneşin doğuşunu deniz kıyısında seyretmek gibi. Deniz demişken bu yeşilliğin hemen ilerisi bakın. Şurada da denizimiz var.
Şu anda müthiş bir rüzgar olduğu için acayip dalgalı bir deniz. Bozcu Adanı'nın denizi zaten genellikle soğuk oluyor. Bir de rüzgar eklenince hissedilen sıcaklık iyice aşağıya düşüyor. Ve denize girmek aktiviteler içerisinde en macera dolu aktivite haline gelmiş oluyor. Buradan yine başka üzüm bağının içerisinden yürüyerek den ize doğru gidiyoruz. Ve orada gördüğünüz ağacın altında çeşitli sanatsal aktivit eler yapıyoruz.
Boyama, yoğurma, hamurdan, kilden, kapkacak, tabak çanak yapma gibi bir takım doğal aktiviteler, organik aktiviteler peşinde. Koşturuyoruz. Müzik Müzik İzlediğiniz için teşekkür ederim. İzlediğiniz için teşekkür ederim. İşte o da buradaki fotoğrafta da gördüğün gibi mağaracılar gölün içine dalmışlar. Ama gerçekten olmuş bu olay. Tabii bu fotoğraf gerçek. Çizim değil yani.
Gördün mü şimşeği? Şimşek McQueen. Kamptaki son günümüzdeyiz. Çadırın içinde son anları bitirmeye çalışıyorum. Çünkü takvimlere göre artık yaz ayında değiliz. Ağustos'tan Eylül'e geçiş yaptık. Geçiş yapar yapmaz bıçak gibi başlayan bir farklılık oldu bu da hayatımızda. O da rüzgar. Bozcaada'nın en sevdiğim noktalarından birisi burası. Rüzgar tribünlerinin olduğu yer. Bozcaada oldukça rüzgarlı bir yer ve bu rüzgarı enerjiye dönüştürebilmek bence geleceğe yapmamız gereken çok önemli şeylerden bir tanesi.
Buradaki rüzgar tribünleri Bozcaada'nın enerji ihtiyacının çok daha fazlasını galiba 30 katını filan üretiyor. Ve burada üretilen o fazla enerji, elektrik enerjisi den izin altından kablolarla ana karaya taşınıyormuş diye duyduk . İzlediğiniz için teşekkür ederim. Günün sonu, yolun sonu, tatilin sonu, yazın sonu. Her ne kadar bu kadar çok son, hüzünlü gibi gözükse de her son aslında yeni bir başlangıçtır deyip çok afilli bir şekilde bu videoya bir son veriyorum.
Altyazı M.K.