Cep telefonumda ne var? 2019
Bu video Samsung iş birliğiyle gerçekleştirilmiştir. ~ Üst başlığında teknoloji olan bir kanal olarak yıllardır benden istediğiniz “telefonunda ne var?” konulu videoyu nihayet bu yıl yapmaya karar…
Bu video Samsung iş birliğiyle gerçekleştirilmiştir. ~ Üst başlığında teknoloji olan bir kanal olarak yıllardır benden istediğiniz “telefonunda ne var?” konulu videoyu nihayet bu yıl yapmaya karar…
Tam metin Otomatik metin (yapay zekâ, hatalı olabilir)
Kanalının üst başlığında teknoloji olan biri olarak yıllard ır benden istediğiniz "Telefonunda Ne Var? Hangi Uygulamalar Yüklü?" adlı videoyu nihayet hazırlayabildim ve bugün sizlerle paylaşıyorum. Kullandığım uygulamalardaki değişikliklere bağlı olarak belki bu videoyu yılda bir güncelleyebilirim. Sadece kullandığım uygulamaları değil, aynı zamanda telefon umu nasıl tasarladığımı ve iş akışlarımı ne şekilde oluştur duğumu da paylaşmak istiyorum.
Umarım herkes için faydalı olur. Ben 2014 yılından beri işletim sistemi olarak Android kullanıyorum. Şu an kullandığım cep telefonu Samsung Galaxy Note 10 Plus. Hatırlarsanız Ağustos ayı başında Galaxy Unpacked etkinli ğini sizlere canlı olarak aktarmıştım ve bu şekilde yeni öz elliklere de hep birlikte göz atmıştık. Hemen ön siparişimi verdim ve telefon elime ulaştı. Yaklaşık bir haftadan beri kullanıyorum.
Bol bol 4K çözünürlüğünde video çeken biri olarak gerek bu depolama alanı ve gerekse de performansı son derece önemli. Android işletim sistemini seçmemdeki en büyük etkenlerden biri yine kanalımın üst başlığında yer alan tasarım kavramı . Ben telefonumun arayüzünü ihtiyaçlarıma göre tasarlamayı çok seviyorum. Ve bu konuda da oldukça sade, minimalist bir yaklaşımım var . Sade ve genellikle koyu renklerde duvar kağıtlarını tercih ediyorum.
Şu anda küçük mavi noktamız dünyamızı gösteren bir görsel var. Bunu ayda bir, iki ayda bir filan değiştiriyorum, güncell iyorum. Toplam iki sayfalık bir ekranım var. Bu sayfalardan ana sayfanın üst kısmında bir widget, bir görsel bileşen yer alıyor. Ve bulunduğum yerdeki hava durumunu gösteriyor. Eğer o widget'a tıklarsam, dokunursam da bu hava durumunun detaylarını görebiliyorum. İkinci sayfaysa tamamen widget'lara ayrılmış durumda.
Bu geri sayımı, vloglarımı takip edenler hatırlayacaktır. Her vlogun girişinde bu geri sayımın o güne ait olan gününü gösteriyorum. Benim hayat infografiğim bu. Dünyadaki günlerimizin ne kadar gelip geçici ve sayılı olduğunu gösteren çok kişisel bir şey. Zaman zaman başka geri sayımlar için başka widget'ları da buraya ekleyebiliyorum. Bunun için kullandığım araç, görsel özelliklerinden dolayı tercih ettiğim countdown aracı.
Şu şekilde dokunduğunuzda bütün özelliklerini ayarlayabili yorsunuz. Gerek görsel, gerek sayısal olarak. Widget kullanmanın bir başka avantajı, sıklıkla yaptığınız işlerin tek bir dokunuş uzaklığında olması size. Mesela etrafınızda dinlediğiniz bir müzik parçasının ne olduğunu merak ediyorsanız ne yaparsınız? Telefonunuzdaki Shazam uygulamasını açarsınız. Onun içerisindeki "Hadi dinle" düğmesine basarsınız.
Ben bunun için bir widget kullanıyorum ve dokunur dokunmaz etrafımdaki o müzik parçasını dinlemeye başlıyor. Birkaç saniye içerisinde de tanımlandırıyor. Otomatik olarak da Spotify'daki bir play liste, oynatma listesini ekliyor. Kullandığım cihazlar arasında bilgisayarımdan cep telefon uma örneğin dosya transferi yapmak için Google Drive kullan ıyorum. Eskiden Dropbox'ı daha fazla tercih ediyordum fakat şu anda Google Drive'a doğru kaymaya başladım.
Çünkü arama yetenekleri gerçekten çok üstün. Google Drive içerisinde benim Takas adında özel bir klasör üm var. Ve eğer cep telefonuma bir dosya transfer etmek istiyorsam o klasörün içerisine yerleştiriyorum. Cep telefonumda da doğrudan o klasöre erişebileceğim yine bir kısa yol widget'ı görsel birleşiğini var. Ona dokunur dokunmaz klasörün içerisinde kendime gönderdi ğim dosyalara erişim sağlayabiliyorum.
Küçük dosyalar için bu iş akışı biraz yavaş da olsa işe yar ıyor fakat Galaxy 10 ve 10 Plus'la beraber gelen yeni bir öz ellik sayesinde artık Samsung'un web sitesinden ücretsiz olarak indirebileceğiniz DEX uygulamasını kurduktan sonra standart bir USB-C kablosu ile telefonunuzu bilgisayarınıza bağlayınca telefon bir masaüstü bilgisayar gibi davranmaya başlıyor. Her şeyden önce dosyalarınızı sadece sürükleyip bırakarak transfer edebiliyorsunuz.
Ve bilgisayarınıza bağlı olan klavye ve fareniz de cep telefonunuzdaki uygulamaları kontrol edebilmeye başlıyor. Yani bir pencerede bilgisayar bir pencerede cep telefonunuz oluyor ve bu şekilde eh zamanlı olarak çalışabiliyorsunuz. Ben her ne kadar büyük ekranlı 6.8 inçlik büyük ekranlı versiyonunu kullanıyor olsam da bu telefonun işim gereği müşterilerime sık sık sunum yapmam gerekiyor. İşte bu sunumlarda artık yanımda bir bilgisayar bile götür meden sadece cep telefonumu kullanarak onu projektöre bağlay arak sunum yapabiliyorum.
Yine yaptığım canlı yayında hep birlikte Samsung'un Microsoft'la olan ortaklığını geliştirdiğini öğrenmiştik. İş dünyasında yaygın olarak kullanılan Outlook başta olmak üzere Microsoft Office uygulamalarıyla bu mobil cihaz ar asında kesintisiz bir entegrasyon sağlanmış. Bu entegrasyon özellikle kurumsal çalışanlar için zaman kay ıplarını da azaltan önemli bir verimlilik artışı anlamına geliyor. Şimdi de telefonumun ana ekranına bir göz atalım isterseniz .
Normalde çok daha fazla sayıda uygulama kısa yolunu buraya yerleştirebilirim ama dediğim gibi sade ve minimalist bir yaklaşımı tercih ettiğim için bunu da sınırlı sayıda tut maya özen gösterdim. En alttaki sabit satırda iletişim uygulamaları yer alıyor. Telefon uygulamasından bahsetmeye gerek yok tabiki bir telefonda olması gereken en önemli uygulama. Sağ tarafta ise WhatsApp var. Genellikle mesajları ya da görüntülü görüşmeleri sesli aram aları bazen WhatsApp üzerinden de gerçekleştirebiliyorum.
Ortada ise doğrudan iletişimle ilgili olmayabilir ama yazar larla kuracağınız iletişimi güçlendiren bir e-kitap okuyucu uygulama var. Bunun için Moon Plus Reader Pro'yu ben tercih ediyorum. Benim bulabildiğim en esnek ve en çok en geniş format deste ği veren uygulama bu. Okuduğum kitapların ara yüzünü de yine kendi zevkime ve al ışkanlıklarıma göre düzenledim. Gördüğünüz gibi siyah zemin üzerine beyaz yazıları okumayı seviyorum.
Bu telefon dinamik amoled bir ekrana sahip. Yani siyahların olduğu yerde arkadan hiçbir ışık gelmiyor gözünüze. Sadece yazıların olduğu yerlerde geliyor. Bu da daha uzun süre okumanızı ve gözünüzün yorulmamasını sağlıyor. Bu uygulamanın sevdiğim bir başka özelliği de gesture. Yani parmak hareketleri ile bazı özelliklere çok rahat bir şekilde ulaşabilmeniz. Mesela ekranın sol tarafında yukarı aşağı parmağınızı oyn attığınızda telefonun parlaklığını uygulamadan yani kitaptan ayrılmadan değiştirebiliyorsunuz.
Yine telefonun ses açma kapama düğmelerini kullanarak da sayfaları ileri geri hareket ettirebiliyorsunuz. Diğer kitaplara ulaşmak için de hemen her kitap okuyucu da olduğu gibi bir raf sistemi koymuşlar. Genellikle Türkçe kitapları ben bu uygulama üzerinden ok uyorum. Ana sayfamdaki diğer dokuz uygulamaya gelince. Bu dokuz uygulama benim en sık kullandığım uygulama gibi gözüküyor olabilir ama tam olarak durum öyle değil.
Bu tasarımı yaparken ben iş akışı bazlı bir tasarımı tercih ettim. Ne demek bu? Mesela benim aslında en çok yaptığım şeylerden bir tanesi telefonda not tutmak, not almak. Fakat not almayla ilgili herhangi bir kısa yol görmüyorsun uz bu ekranda. Çünkü telefon kapalı iken bile altında yer alan akıllı kal emi, s-peni çıkarttığınız anda başka bir şey yapmanıza gerek kalmadan ekranın üzerine not alabiliyorsunuz.
Not 10 yazdığınız bu yazıyı, el yazınızı tanımlandırarak ar ka planda indeksliyor ve aradığınız zaman rahatlıkla ulaş abilmenizi sağlıyor. Böylece notlar konusundaki en büyük problemlerden biri de aşılmış oluyor. Evet not alabilirsiniz ama oraya not aldınız, buraya not aldınız, o notlara ihtiyacınız olduğunda nasıl ulaşacaks ınız? İşte bu sorun da bu şekilde çözülmüş. Yine benim ana sayfamda yer almamasına rağmen benim çok sık lıkla kullandığım bir başka uygulama tabi ki kamera uygulam ası.
Buna güç düğmesine iki kez dokununca otomatik olarak ulaşab iliyorum. Ben telefonla gelen fotoğraf uygulamasını kullanıyorum çünkü HDR10+ özelliği yaşadığınız anı sizin gördüğünüz gibi yakalıyor. Geniş açılı kamera ortam ışıklarına göre otomatik olarak ay arlanıyor. F1.5 modu karanlık sahneleri aydınlatırken, F2.4 modu parl ak gün ışığında objeleri keskinleştiriyor ve gece modu da düşük ışıklı sahneleri aydınlatıyor.
Dolayısıyla kaydettiğiniz görüntüleri çok fazla işlemeye gerek kalmadan kullanabiliyorsunuz. Ama eğer özel bir renk profili atamak ya da daha detaylı iş lemler yapmak istersem Adobe Lightroom'un mobil uygulamas ında bunları gerçekleştiriyorum. Bu yerleşik uygulamayı tercih etmemdeki bir başka sebep de normalde fotoğraflarda görmeye alıştığımız arka planı bulan ıklaştırma bir boke etkisi oluşturmayı artık videolarda da yapabilmeye başlamamız.
Bakın Live Focus Video diye bir özellik sayesinde gerek ark adaki kameralarda ve gerekse öndeki kamerada sizi net tutup arka planı bulanık hale getirebiliyor ve hatta başka boke görüntüleri de bakın arkadaki ışıkları görüyorsunuz oluştur abiliyor. Ya da bu şekilde sizi renkli arka planınızı siyah beyaz olarak gösterebiliyor. Normalde telefonla çektiğim videoları dosya boyutları da biraz büyük olduğu için bilgisayarımı aktarıp orada Adobe Premiere Pro ile kurguluyorum.
Fakat bu son sürümde gelen bir dahili video editörü var. Şimdi mobil ortamda çektiğim videoları yine mobil ortamda k urgulama denemeleri yapmaya başladım. Belki önümüzdeki haftalarda yayınlayacağım bir videoda tamamen cep telefonu ile çekilmiş ve cep telefonundan kurg ulanarak internete yüklenmiş bir video denemesi gerçekleşt irebilirim. Telefonumun ana ekranının üst satırında genellikle YouTube içerik üreticilerinin kullandığı YouTube Studio uygulaması var.
Burada biz arka planda sizlerin yorumlarını, istatistikler imizi, videolarımızın ne kadar süre boyunca izlendiğini göre biliyoruz. Ortada harita uygulaması olarak Google Maps yer alıyor. Bunları artık çok detaylı olarak anlatma gereği duymuyorum. Standart uygulamalar. Ben Google Maps ile gittiğim yerleri keşfetme özelliklerini de kullanmayı seviyorum. Spotify benim müzik dinlemek için kullandığım temel program aile, premium aile üyeliğimiz var.
Herkes kendi playlistlerini bu şekilde, oynatma listelerini kullanabiliyor. Ama özellikle belki duymamışsınızdır diye üzerinde durabile ceğim bir özelliği, müzik yanında podcast'e dinliyor olabilmeniz. Uygulamaları, programları kullanarak podcast'leri takip ed iyordum. Artık sadece Spotify'ın içerisinden beğendiğim kanallara ab one olarak onların yeni yayınlarını online ya da offline bir şekilde izleyebiliyorum, takip edebiliyorum.
İkinci satır en sık kullandığım sosyal medya uygulamalarına ayrılmış durumda. YouTube'u zaten anlatmamıza gerek yok. Ama ben YouTube'dan sadece video değil Spotify'da bulamad ığım bazı şarkılara, müziklere ulaşmak için de faydalan ıyorum. Özellikle şarkıların konser versiyonları ya da bir takım coverlar YouTube'da çok daha fazla sayıda, Spotify'dan çok daha zengin bir arşivi var. Müzik dinlemek için de YouTube'u kullanabiliyorum zaman zaman.
Reddit benim en uzun zamandan beri takip ettiğim sosyal med ya mecrası. Popüler sosyal medya mecralarından bir başkası da Instagram . Instagram'da ve aslında bakarsanız diğer sosyal medya mec ralarında çok aktif bir içerik üreticisi değilim artık. Bunlara çok fazla vakit ayıramıyorum. Fakat Instagram'ın hikaye özelliği benim için çok kullanış lı. Bazen sizlerle acilen iletişim kurmam gerekebiliyor.
Mesela geçtiğimiz pazar günü teknik sebeplerle tam vaktinde yayına giremeyen videonun gecikici bilgisini Hikayelerden, story kısmından, Instagram'dan paylaşabildim. Gittiğim seyahatlerde bol bol hikayeleri kullanarak paylaş ımlarda bulunuyorum. Arada bir çektiğim fotoğrafları da paylaşıyorum tabii ki. Çektiğim tüm fotoğraflar ve videolar eğer cep telefonumla çekilmişse otomatik olarak Google Photos'a yükleniyor.
Bunun dışında profesyonel makinelerle çektiklerimi de ben kendim manuel olarak oraya yüklüyorum. Yüz binlerce fotoğraf ve video arasında istediğiniz görünt üyü arayıp bulmanın bence en hızlı yolu bu. Yüz binlerce derken hiç abartmıyorum. Neredeyse 20 yıla yakın bir zamandır çektiğim tüm video ve fotoğrafları neredeyse yükledim. 200 binin üzerinde yüklenmiş fotoğrafım ve videom var şu anda Google Photos uygulamasının içerisinde.
Soru cevap videosunda da sözünü etmiştim. Artık sadece arama yapmak için değil, aynı zamanda haber kaynaklarını takip etmek için de Google'ın uygulamasını kullanıyorum. Google App bu. Yaptığınız aramalara, YouTube'daki izlemelerinize bakarak size en uygun haberleri çeşitli kaynaklardan değerleyerek önünüze getiriyor. Hatta bunları bildirim şeklinde de burada gördüğünüz gibi size gönderiyor. Eğer bu içerikler içerisinde hoşuma giden bir makaleye ya da bir içeriğe rastlarsam hemen onu Pocket diye bir başka u ygulamayla cebe atıyorum.
Birazdan ondan da ayrıntılı olarak bahsedeceğim. Biraz önce de dediğim gibi bunlar benim için en önemli ya da en çok kullandığım uygulamalar değil. Mesela bir e-posta okuyucu uygulama görmüyorsunuz burada. Çünkü e-postalarımı mümkün olduğu kadar günün belli bir saatinde ve masaüstündeki bilgisayarımı kullanarak cevapl andırmaya veya yenilerini oluşturmaya çabalıyorum. Sadece önemli olan e-postaların bildirim şeklinde cep telefonuma ulaşmasını ayarladım.
Bunları da zaten önemli oldukları için doğrudan bildirim ek ranından açıp cevaplandırabiliyorum. Diğer uygulamalara erişimimde ya böyle e-posta uygulamas ında olduğu gibi gönderdiği bildirimlere dokunarak etkileş ime girerek oluyor veya bütün uygulamaların listelendiği bu ekranı kullanıyorum. Burada mümkün olduğu kadar kategorize edip klasörlemeye çalıştım. Bunlardan öne çıkan ya da sizlere tavsiye edebileceğim uyg ulamalar olarak mesela otomasyon klasöründeki ifttt... if... ifttt'yi... if this then that galiba tam açılımı uygulamasını kullanabil irsiniz.
Mesela ben burada Spotify için kullandığım bir uygulamayı göstereyim. Biliyorsunuz Spotify'ın yine en güzel özelliklerinden bir tanesi her hafta pazartesi günü size dinleme alışkanlık larınıza göre tavsiye ederim. Açıdanlıklarınıza göre tavsiyelerde bulunduğu yaklaşık 30 ş arkılık bir oynatma listesi önermesi. Ama bir sonraki pazartesi o liste kayboluyor, yenileniyor daha doğrusu. İşte burada kullandığım bir upletle, Discover Weekly Arch ive'la ben geçmişteki tüm Discover Weekly'de bana önerilen listelerin hepsinin bir oynatma listesinde arşivlenmesini bu şekilde sağlayab ildim.
Burada başka nelerimiz var? Finansal uygulamalardan bahsetmiyorum. Herkesin yatırım ya da banka tercihi birbirinden farklı olabilir. İzle ve oku klasörleri zaten YouTube kanalımda da yıllardır belli aralıklarla içerik ürettiğim konu başlıkları. Oku klasöründe kullandığım uygulamalardan biri Blinkist. İngilizce kitap özetleri sunan ücretli bir servis bu. Bundle uygulamasıyla özellikle Flash haberleri takip ediyorum.
Curiosity bilim ve teknoloji türündeki içerikleri takip et meye çalıştığım uygulamalardan biri. Feedly geçmişte daha popüler olan ama giderek maalesef azal maya başlayan takip ettiğim blogların yeni yazıları yayın landığı zaman kullandığım bir uygulama. Libby aslında Moonreader Pro gibi bir kitap okuma, e-kitap okuma uygulaması. Müzik için Spotify neyse kitap için de Libby o diyebiliriz. Yaşadığım yerdeki kütüphaneye üye olduğum için bu uygulamay la milyonlarca İngilizce kitaba ücretsiz olarak erişip okuy abiliyorum.
Ama kütüphaneye dayalı bir sistem olduğu için bu kitapları dijital bile olsalar temelli alamıyorsunuz. Belli bir süre için ödünç veriyor size. Pocket'tan az önce de size bahsetmiştim. Gerek cep telefonundan ve gerekse diğer kullandığım cihaz lardan ilgimi çeken bir makale bulursam onu buraya kaydedip okumayı tamamladım. Buraya kaydedip okumayı tercih ediyorum. Bunları otomatik olarak cep telefonuma indiriyor ve dolayıs ıyla internetin çekmediği kılsal bölgelerde de okuyabili yorsunuz.
Haftada en az 2-3 gün böyle bir durumda olduğum için benim çok işime yarıyor bu özelliği. Dikkat ettiyseniz varsa uygulamaların hep koyu renkli tem alarını aktif hale getiriyorum. Yazıları bu şekilde okumaya alışkın olmayanlar belki baş langıçta zorluk çekebilirler ama ben çok alıştım ve artık vazgeçemiyorum. Bu klasörde yine eski videolarımda tavsiye ettiğim sesli kitap uygulaması Storytel'de var.
Özellikle yürüyüş yaparken ya da arabayla seyahat ederken kitap dinlemek için tavsiye edebileceğim güzel bir uygulama bu da. İzle klasöründe en çok kullandığım uygulamalardan biri Netflix. Buna benzeyen Canopy uygulamasını belki duymamış olabil irsiniz biraz ondan bahsedeyim. Netflix'te bulamayacağınız bağımsız filmler ya da sanat filmleri için bir servis bu. Ben yine kütüphane üyeliğim sayesinde ayda 4 filme kadar üc retsiz izleyebiliyorum.
Film festivallerinde gösterilen filmleri, dünya sinemas ından klasik ya da modern filmleri, belgeselleri bu uygulam ayla keşfedip izleyebiliyorum. Bir de uzay klasörüm var. Daha önce de bahsetmiştim ISS'in ne zaman geçeceğini ISS Detector ile takip ediyorum. Next Spaceflight uygulaması ile de fırlatılacak roketler hakkında bilgi alıyorum. Daha önceki canlı yayınlarımda da fark ettiğiniz gibi çok sık değişiyor bu ve ertelenebiliyor bazı fırlatışlar.
Onların tüm bu takvimini bu uygulamayla izliyorum. Mesela dünyadan ilk fırlatılacak roket 30 Ağustos Cuma günü Rusya'dan gönderilecekmiş. Böyle otobüs saatlerine bakar gibi fırlatılacak roketlerin saatlerine bakabiliyorsunuz bu uygulama sayesinde. Kullandığım daha pek çok uygulama var ama öne çıkan ve siz lerle paylaşmak istediklerim şimdilik bunlar. Son olarak Note 10+ ile yüklü olarak gelen bir uygulamayı da çok severek kullanmaya başladım.
Canlı yayında Samsung birleşmiş milletlerle de iş birliği yaptığından söz etmişti. İşte bunun somut sonuçlarından biri bu uygulama. Birleşmiş Milletler'in aralarında Türkiye'nin de bulunduğu tüm dünya ülkeleri tarafından kabul edilmiş ve desteklenen hedefleri var. Tam 17 tane bu hedefler. Ve 2030 yılına kadar da gerçekleştirmek istiyorlar. Neden 2030? Daha önce son 12 yıl adlı bir videomda bundan ayrıntılı olarak bahsetmiştim.
İnsanlık için 2030 yılı özellikle global iklim değişikliği gibi bazı konularda artık geri adım atılamayacak kadar çok önemli bir kilometre taşı. O yüzden bu hedefleri gerçekleştirmek sadece devletlerin değil aynı zamanda işte Samsung gibi global şirketlerin, s ivil toplum kuruluşlarının ve hatta sizin benim gibi sıradan vatandaşların da desteklemesi gereken bir vizyon. Yoksulluğa ve açlığa son vermek, sağlıklı ve kaliteli bir yaşama kavuşmak, herkese nitelikli eğitim sağlamak ve buna benzer 17 tane hedefi ayrıca bir videoda sizlere anlatmayı planlıyorum.
Bu hedeflerle somut olarak ne yapılabileceği konusunda işte bu uygulama küçük ama önemli bir adım atmış. Her şeyden önce size bilgi vererek bir farkındalık kazandır ıyor. Onun da ötesinde dilerseniz kilit ekranını her açtığınızda bu hedeflerle ilgili çok güzel ve ilham verici tasarımlar, sözler görüyorsunuz. Ve bunları isterseniz paylaşabiliyorsunuz. Ayrıca eğer aktif hale getirirseniz uygulama içerisinde size reklamlar gösteriyor.
Ve bu reklamlarında tüm kazancı hedefleri gerçekleştirmeye çalışan ülkelerdeki projelere aktarılıyor. Bunların dışında da yeni uygulamaları sürekli olarak takip etmeye, zaman zaman denemeye çalışıyorum. Bunlar doğal olarak yükleniyor, bir kısmı kalıcı hale geliyor, bir kısmı kaldırılıyor. Çünkü doğal süreçlerle kullanımı azalıyor. Böyle durumlarda hemen alternatiflerine bakıyorum, yeni uyg ulamalara göz atıyorum.
Ama yine de hepsini çok yakından takip edebildiğimi iddia edemem. O yüzden tekliflere açığım. Eğer böyle bir alternatif teklifiniz varsa lütfen aşağıda y orumlarda hem benimle hem de kanalın izleyicileriyle paylaş ın. Hep beraber onlara da bir göz atalım. Çünkü özellikle okuma, izleme ya da son bahsettiğim örnekte olduğu gibi farkındalık kazandırıcı sosyal sorumluluk uygulamaları kon usunda hepimizin alternatiflere ve tekliflere ihtiyacı var.