Dinozordan mesaj var: Kendinizi yok etmeyin!

Dinozordan mesaj var: Kendinizi yok etmeyin!

18 Haziran 2023 ·Video·12 dk YouTube'da izle →
Tam metin Otomatik metin (yapay zekâ, hatalı olabilir)

Geçen yıl Birleşmiş Milletler'in çok ilginç bir konuğu vardı. Bir dinozor. Sakince giriş kapısını açtı. Salondakilere bir göz attı. Şaşkınlık ve korkuyla irkilen insanların arasından güçlü ve kendinden emin adımlarla koridorda ilerledi. Kürsiye yöneldi, mikrofonunu kontrol etti ve konuşmaya baş ladı. Ey insanlar beni dinleyin. Türlerin yok oluşu hakkında az çok bilgim var. Şimdi size söylediğimde zaten biliyoruz diyeceksiniz ama yok olmak gerçekten çok kötü bir şey.

Ya kendini yok etmek? Bu 70 milyon yıldır duyduğum en saçma şey. Bizimkinde en azından bir göktaşı vardı. Sizin mazeretiniz ne? İklim felaketine doğru gidiyorsunuz. Buna rağmen hükümetler her yıl halkın parasından yüz milyarlarca doları fosil yakıtları desteklemek için har cıyor. Biz dinozorların dev meteorları desteklemek için her yıl yüz milyarlarca dolar harcadığımızı düşünün. Sizin yaptığınız şey işte tam da bu.

O paralarla yapabileceğiniz tüm diğer şeyleri düşünün. Bir düşünsek ya 21. yüzyılda insanlığın en önemli problem leri nedir? Aşırı yoksulluk, eşitsizlik ve adaletsizlik, iklim değişik liği. Peki bunları engellemek için bizim bahanemiz ne? 2030'a kadar tüm dünyada şu üç önemli işi başarmamız gereki yor. Aşırı yoksulluğu sona erdirmeliyiz. Eşitsizlik ve adaletsizlikle mücadele etmeliyiz. Ve iklim değişikliğini düzeltmeliyiz.

Bu üç önemli işi başarmak için az önceki salonda toplanan ve aralarında Türkiye'nin de olduğu 193 ülkenin ve 23 uluslararası şirket in temsilcileri 17 küresel amaç belirlediler. Böyle bir arada çok güzel gözüküyorlar değil mi? Rengarenk. Hiçbirimizin itiraz edemeyeceği gerçekler bunlar. Yoksulluğa son vermek, açlığa son vermek, sürdürülebilir bir gelecek yaratmak. Evet öyle ama bir de madalyonun öteki yüzü var.

Bu renkli kartların her birinin arkasında bizi yok etme potansiyeline sahip büyük tehlikeler bekliyor . Dinozorları yok eden o asteroidler gibi. Peki bu konularda biz ne yapıyoruz? Hiç düşündük mü? Neyse ki içimizden bazıları bu konularda düşünmekle kalm ıyor. Harekete bile geçiyor. Aktif olarak düşünen ve teknoloji yardımıyla projeler geliştiren gençlerimiz var. İşte ben onlardan bazılarıyla tanışıp sohbet ettim.

Çok memnun oldum arkadaşlar tanıştığıma sizlerle. Projelerini bizzat kendi ağızlarından dinledim. Bazı dinozorlar gibi kendilerini yok edecek asteroidler karşısında öyle bahaneler üretmemişler. Ellerini taşın altına koyup inisiyatif üstlenmişler. Geçen yaz arkadaşlarımla birlikte bir Ege turu planlamıştık . Bu Gözde arkadaşlarıyla yaşadığı bir uyanış anını bize anlatıyor. İşte buradan Ankara'dan yola çıkıp Ege'nin sahillerini gez me, denizlerini, yemişli ağaçlarını görme hayaliyle buradan yola çıktık.

Çıkış o çıkış. Soluğu ta İzmir Çeşme'de almışlar ve hemen Cumburlop denize dalmışlar. Yüzmüşler. E tabi yorulmuşlar. Yakınlardaki bir restorana gidip orada kendi aralarında konuşmaya başlamışlar. Orada işte yemeklerimi sipariş ettik. Tam yemek yerken arkadaşlarımdan birinin yüzünde bir leke gördüm. Ne olduğunu sordum. Dokundu ve baktı. Kül olduğunu söyledi. Kül mü? Muhtemelen o restoranın havalandırma sistemindendir.

Restoranın bacasını ayarlayamamışlar. Bu kadar rüzgarlı yerlerde üstümüze geliyor falan dedim. Sonra üstümüze gelmeye devam etti. Rahatsız olduk hatta. Oradan kalkıp kıyıya doğru yürümüşler. O an fark ettik ki üstümüze gelen şey restoranın bacasından değil karşı kıyıdaki çıkan orman yangından geliyormuş. Sevgili dinozor arkadaşlarım üstümüze doğru gelmekte olan kocaman bir taş var. Ya işte o anda böyle bir uyanış yaşamışlar.

O an gerçekten hani hep haberlerde izlediğim bir olay ama o an yaşadığımda gerçeğimiz olduğunu tekrar fark ettim. Ve geçen yıl zaten Avustralya'dan, Brezilya'ya, Yunanistan'dan, Türkiye'ye tüm dünya yetkisi altına aldım. Bizi bunun üzerine biraz araştırıp bir çalışma yapmak istedik. Orman yangınlarına hazırlıklı olmak için orman yangını tahmini yapabilen bir proje geliştirmişler. Özge ve Hale ile birlikte bir çalışma grubu oluşturup hemen veri setlerini incelemeye başlamışlar.

Web scrapping ve API çağrıları yaptık. Daha sonra veri temizleme ve özellik mühendisliği kısımlarına gittik. Daha sonra yapay zeka tekniklerini kullanmaya başlamışlar. Makine öğrenmesi modelleri kullanarak sınıflandırma algoritmaları kullanarak yangın var ya da yangın yok şeklinde sonuç veren bir model eğittik. Sonra da eğittikleri yapay zeka modelini tarihsel verilerle test etmişler. Yapay zeka Türkiye haritasında gördüğünüz bu kırmızı noktal arda yangın çıkabileceğini öngörmüş.

Bilin bakalım 2015 yılında o noktalarda ne olmuş? Gerçekten de yangın çıkmış. Bu model büyük oranda başarılı tahminler yapabiliyor. Arkadaşımın da bahsettiği üzere %80 oranında başarılı bir makine öğrenmesi modeli geliştird ik. Bu ne anlama geliyor biliyor musunuz? 11 ve 13 numaralı amaçlar. Sürdürülebilir şehirler ve topluluklar için atılmış bir ad ım. İklim değişikliği ve etkileriyle mücadele için tatilde aklına gelen bir fikri bile acilen eyleme geçirme çabası.

Yakın geçmişte Marmara Denizi'nde meydana gelen bir müsilaj sorunu vardı. Onu hatırlıyor musunuz? İşte Serkan çok iyi hatırlıyor. O kadar ki o da buradan yola çıkarak Atık Su Arıtma Tesisi çıkışlarındaki biyolojik oksijen talebini tahmin edebilen bir proje geliş tirmiş. Türkiye'nin ve dünyanın sularını kurtarmaya çalışıyor. Altı numaralı amaç. Herkes için erişilebilir su sağlama, atık su hizmetlerini ve sürdürülebilir su yönetimini güvence altına almaya çabalıyor.

Murat Han, Nisa ve Selçuk dünyadaki gıda kaynaklarının yüz de 14'ünü kaybetmeye başladığımızı görünce hemen bu konuda harekete geçmişler. Aslında buradaki temel çıkış noktamız benim de bu bölümü tercih etmem hatta gıda sektöründe olmamın direkt olarak ba ğlantılı olan base management'ı güçlendirmek ve buradaki modellemeyi dijital anlamda da sürdürülebilir bir iş modeline dönüştürmekti. O yüzden çok güzel bir projeydi.

Tarladan soframızdaki çatala gelinceye dek gıdanın tüm aşam alarını inceleyip yapay zeka desteğiyle bu süreçleri optimize etmeye karar vermişler. E bu da 12 numaralı amaç. Doğal kaynakları sorumlu ve sürd ürülebilir bir şekilde tüketmek. Bu kalkınma amacı bizlere 2030'a kadar gıda tedariğinin y arıya indirilmesi gerektiğini söylüyor. Ve bu da aynı zamanda iki numaralı açlığı önleme amacına da yardımcı oluyor.

Gıda için gelecek yaratırsak gelecek için de gıda yarat abiliriz. Beyza ve Cenk de bir veri sınıflandırma projesi yapmışlar. Projedeki amacımız machine learning ve deep learning alg oritmalarını kullanarak bir veri sınıflandırılması yapmak. Bakın bu arkadaşların çoğu daha üniversite öğrencisi. Böyle daha sürdürülebilir bir dünya için geliştirdikleri bu projelerin de elbette bazı destekçileri var. Bugün sizlere Samsung Innovation Campus programı kapsamında Doçent Doktor Pelin Angın ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'ndan Gökhan Dikmener Mentörlüğünde geliştirdiğimiz projemizden bahsedeceğiz.

2030'a kadar 3 önemli işi başarmak için videonun başında sizlere gösterdiğim o salonda toplananlardan söz etmiştim ya. İşte o 193 ülkeden biri olan Türkiye'nin gençleri bunlar. Sürdürülebilir bir dünyaya imza atan 23 uluslararası şirket ten biri olan Samsung'un bir eğitim programına katılmışlar. Samsung'un yeni telefon lansmanı etkinliklerinde her zaman yer verdiği bir bölüm var. Hatta cep telefonlarındaki bir uygulama sayesinde O da bu uygulama.

Hatta bunu şu şekilde bir duvar kağıdı bir screensaver olarak da kullanabiliyorsunuz. Bu çabalar hakkında bizde de bir farkındalık uyandırmak ve hatta bizleri de harekete geçirmeye çalışıyor. İşte bu vizyon doğrultusunda gelecek nesillerin o potansiy elini çok daha somut projelere dönüştürebilmek için tüm düny ada eğitim programları düzenliyor. İnovasyona ve teknolojiye yön veren bir şirket olarak genç leri bu alanda teşvik ediyor.

Innovation Campus adlı bu programla yeni nesil iş gücünü geliştirip gençlerin istihdamına katkı sağlıyor. İyi güzel de peki tam olarak ne yapıyorlar? Her yıl binlerce genç arasından seçilen kişileri özel bir eğitim programına tabi tutuyorlar. Beş ay boyunca yüzlerce saat süren bir müfredattan söz ediyorum. Ben bazı inceledikleri işledikleri konulara baktım öyle böyle değil. Samsung'un dünyaya şekil verecek gelecek global vizyonuna dair bir çeşit know-how transferi yapılıyor.

Fakat sadece teknik bir eğitim de değil bu. Hani soft skill denilen beceriler vardır ya böyle sunum teknikleri bir fikri daha iyi aktarabilme becerisi gibi şeyler. Onların da eğitimini alıyorlar. Geliştirdikleri projeleri daha iyi ve sürdürülebilir bir gelecekle ilgili olduğu için de UNDP yani Birleşmiş Milletler Kalkınma programı ile iş birl iği yapıyorlar. Birleşmiş Milletler Kalkınma programı Türkiye ülke ofisiyle Samsung Türkiye burada iş birliği yaptı.

Yıllardır süre gelen bu iş birliğimiz de aslında kapsa sayı cı büyüme başlığımız altında, çalışma alanımız altında yer alıyor. Biz burada genç arkadaşlarımızın ileri düzeyde beceri geliş tirmelerinden bu programla birlikte çok büyük bir mutluluk duyuyoruz. Sevgi hocamız bugün aramızda bu sene ODTÜ ile yapılan iş birliği de çok büyük bir değer kattı projeye. Geçen yıl Orta Doğu Teknik Üniversitesi akademik kadrosunun da desteğiyle yürüttükleri bu eğitim programı sonucunda Gençlerimiz hem projeler geliştiriyor hem de global olarak geçerliliği olan bir sertifika almaya hak kazanıyor.

Ben bu eğitim programına katılan dört takımdaki arkadaşlar la ve onlara destek veren akademisyenlerle tanıştım. Belki de haberdar olamadığı için bir şekilde katılamayan daha nice gençlerimiz ve onların akıllarındaki fikirler ve projeler var. O yüzden bu konuyla ilgili bu videoyu uzun bir süre önce hazırlamaya başlamış olsam da yayınını birazcık beklettim. Hem bu program hakkında bu eğitim programı hakkında daha detaylı bilgi almak hem de başvuru yapabilmek için yani siz leri daha sürdürülebilir bir gelecek için harekete geçirebil mek için bir yönlendirme linki rica ettim.

Sağ olsunlar onlar da bu konuda kapsamlı bir sayfa hazırlad ılar açıklamalar bölümünde. Bu anlattıklarımla ilgili çok daha detaylı bilgileri alabil irsiniz. Çünkü Samsung Innovation Campus programı önümüzdeki yıll arda da gençlere eğitim desteği vermeye devam edecek. Yani bazı dinozorlar gibi bahane üretmekten vazgeçeceğiz. Yok oluşu seçmeyin. Çok geç olmadan türünüzü soyunuzu kurt arın. Siz insanların bahane üretmeyi bırakıp gerçekten değişmeye başlamasının zamanı geldi.

Teşekkür ederim. Altyazı M.K.