Domino Etkisi
Her birimiz bir domino etkisi taşıyoruz ve yaptığımız her küçük seçim, bir sonrakini etkileyecek bir potansiyele sahip. Videoda oynadığımız "DOMİNO The Little One" adlı oyuna ücretsiz olarak…
Her birimiz bir domino etkisi taşıyoruz ve yaptığımız her küçük seçim, bir sonrakini etkileyecek bir potansiyele sahip. Videoda oynadığımız "DOMİNO The Little One" adlı oyuna ücretsiz olarak…
Domino Etkisi
Domino etkisi deyince aklınıza ne geliyor? Tık! Tıkır, tıkır, tıkır...
Benim de aklıma ilk önce böyle şeyler geliyordu, ta ki geçenlerde oğlumla oynamaya başladığımız yeni bir oyundaki küçük bir karakterle tanışana kadar. Onun adı da DOMİNO.
Kendi dünyasında kaybolmuş, korkularıyla başa çıkmaya çalışan bir çocuk. Uyumak onun için çok zor. Çünkü ışıklar kapandığında gölgeler karanlığı, karanlıklar ise korkuları aydınlatır.
Böyle etkileyici bir şekilde başlıyor hikayesi. Domino'nun öğretmeni öğrencilerine bir tohum vermiş. Şu çiçeği görüyor musunuz? İşte o. O tohum, küçük bir çocuğun titizlikle ve sevgiyle büyüttüğü bir çiçeğe dönüşmüş.
Ellerinizde büyüyen bir güzelliğin kaybolmasından korktuğunuz oldu mu hiç? Oyunun mekaniği buradan besleniyor. Küçük bir parmak dokunuşuyla devrilen domino taşları, kahramanımız Domino'nun hayata bakışını resmediyor.
İçinde yaşamaya çalıştığımız bu hayat oyununda da böyle etkiler var. Bir olayın benzer olaylar zincirini tetiklemesiyle oluşan kümülatif etkiye "Domino Etkisi" diyoruz. Aynı şeyi, yani domino taşı gibi bir nesneyi suyun içine bırakırsanız "Dalgacık Etkisi," karlı bir dağdan yuvarlarsanız "Kartopu Etkisi" oluşuyor. Tüm bu bilimsel etkilerin ekonomide, sosyolojide ve hatta uzay bilimlerinde bile uygulama alanları var. Bir de tüm bunların hava olaylarıyla bir ilgisi var. İklimle. "Kelebek Etkisi"ni duymuş muydunuz? Amazon Ormanları'nda bir kelebeğin kanat çırpması, Teksas'ta bir tornado çıkmasına neden olabilir. Nereden nereye... Bir sistemin başlangıcındaki küçücük bir değişiklik, çok büyük ve öngörülemez sonuçlar doğurabilir. Bu Kaos Teorisiyle ilgilidir. Kaos teorisini yan yana dizilmiş domino taşları olarak düşünürsek, kelebek etkisi işte o birinci taşa dokunmaktır.
Peki neden bir kelebek kanat çırparsa denmiş? Yani başka örnek mi yok? Bunu diyen kişi Edward Norton. Oyuncu olan değil. Matematikçi ve meteorolog olan Edward Norton Lorenz. Aslında önce kelebek değil de bir martı kanat çırparsa diyecekmiş. Fakat o da bir hikayeden etkilenmiş ve kelebek benzetmesini daha şiirsel bulmuş. Geçen yüzyılda yazılan bu hikaye bir bilim-kurgu yazarı olan Ray Bradbury'e ait. 2055 yılında geçiyor. Zaman makinesi icat edilmiş. Zengin maceracılara "Zaman Safarisi" düzenleyen tur şirketleri ortaya çıkmış. Avcıları alıp dinozorlar gibi nesli tükenmiş türleri avlamak üzere zamanda geriye gidiyorlar. Onları götüren av rehberi en küçük değişikliklerin bile tarihte felaketlere yol açabileceği konusunda uyarıyor. Klasik paradoksun önüne geçebilmek için. Sonra bir takım beklenmedik olaylar oluyor ve bunlar o tarihi geziden 2055 yılına döndüklerinde bir şeylerin değişmiş olduğunu fark ediyorlar. Artık insanlar farklı davranıp, farklı konuşuyorlar. Avcılardan biri çizmelerindeki çamura bakarken, ezilmiş bir kelebeği görüyor ve o zaman anlıyor. Geldikleri bu alternatif şimdiki zamanın doğasını değiştiren şey geçmişe gittiklerinde yanlışlıkla üzerine basıp ezdikleri o kelebekmiş meğer...
Bir kelebek bile geleceği değiştirebilir. Çünkü bu gezegende sadece biz yaşamıyoruz. Biz ekosistemin sahibi ya da efendisi değil, onun bir parçasıyız. Sayısız canlı türünün birbirine yakın durduğu ve bağlı olduğu bir ağ bu. Domino taşları gibi.
Kelebek etkisi ve domino etkisi birbirine çok benzer gözükse de aralarında bir fark var.
- Sen de diğerleri gibi bir parmak hareketiyle yıkılanlardan mısın Domino? Yıkıldıkça büyüyenlerden misin yoksa?
Evet bu oyunun ayarlarından onu Türkçe'ye çevirebilmek mümkün ve evet "Domino Etkisi" kelebek etkisinden farklı çünkü daha öngörülebilir sonuçlara işaret ediyor. Tek bir taşa bakarsanız bir parmak hareketiyle yıkılıyormuş gibi görürsünüz. Oysa o bir sonraki taşın harekete geçmesine neden olur. Ortaya çıkan bu zincirleme etkinin sonuçları her şeyi değiştirebilir.
İşte o yüzden yıkıldıkça büyüyenlerden ilham almak lazım. O yüzden bu oyunu oğlum oynarken ben de ondan ilham aldım. Hey gidi günler, bizim zamanımızda şöyleydi, böyleydi diye başlamak istemiyorum ama şimdiki çocuklar her şeyin birbirine bağlı olduğu bir başka ağdan ister istemez etkileniyorlar. İnternetten ya da televizyonlarda duydukları olumsuz haberlerden. Bunlar belki sizi, bizi o kadar kötü etkilemiyor ama onların rüyalarına bile giriyor. Ekolojik bozulma, iklim değişikliği gibi konularda meydana gelen gelişmeler onlarda eko anksiyete yaratıyor. Dünya çapında 10000 çocuk ve gencin katıldığı bir araştırmada katılımcıların neredeyse %60'ının iklim değişikliği konusunda ya çok ya da aşırı kaygılı olduğu tespit edilmiş. Bunlardan biri de benim oğlum.
"Ellerinizde büyüyen bir güzelliğin kaybolmasından korktuğunuz oldu mu hiç?" diye sormuştum ya. Onlar çok korkuyorlar. Bazıları kabuslar bile görüyor. En kötüsü bu konuda kendilerini çaresiz hissetmeleri. O yüzden onların çevrelerindeki biz yetişkinlerin bakış açısı ve onları doğru yönlendirmesi çok önemli.
Hiçbir şey olmuyormuş gibi davranamayız. Işıkları kapatıp görmezden gelemeyiz. Çünkü:
- ışıklar kapandığında gölgeler karanlığı, karanlıklar ise korkuları aydınlatır.
Korkulardan kurtulmanın en iyi yollarından biri de onlarla yüzleşmektir.
Avuçlarımıza konan bir kelebeği, ya da ellerimizle büyüttüğümüz bir çiçeği korumak için mücadele vereceğiz. O yaşlarda hikayelerle ve oyunlarla olacak bu. Yaptığımız küçük seçimlerin bir sonraki seviyeyi etkileyecek büyük bir domino etkisi başlatacağını, oynayarak öğrenecekler. DOMİNO isimli bir karakteri kontrol ederken tek bir dominonun sahip olabileceği o büyük potansiyeli keşfedecekler. Televizyon ve internet aracılığıyla gördükleri o çevresel felaketler, oyunların rüya gibi alternatif dünyasında devasa ve ürkütücü nesnelere dönüşecek. Onlarla mücadele edecekler. Belki de hemen başarılı olamayacaklar. Ama tekrar tekrar deneyecekler. Oyunların böyle bir gücü vardır. Size pes etmemeyi, hatalardan dersler çıkarıp yeniden başlamayı öğretir. Bu oyunda böyle bir motivasyonu veren şey işte o tohumdan büyüyen küçük bir saksı çiçeği.
Korumaya değer bir şey!
Çocuklarımıza güzelliğin değerini anlatmalı, onu nasıl koruyabileceklerini öğretmeliyiz. Ama dünyanın sadece bundan ibaret olmadığını da anlatmalıyız. Onların anlayabileceği bir dilden...
O kadar çok plastiği o kadar sorumsuzca çöpe attık ki bunlar ıvır zıvır tepelerine dönüştü. Fosil yakıtlar, karbon emisyonları, hava kirliliği sisler vadisini yarattı. Genetik manipülasyon, ekolojik dengesizlik ve kirli sular adeta bir cadı kazanına çevirdi bazı yerleri.
- Kara ağaç ormanının kara hayvanları. Soruyorsun kendine bu neyin kaçışı? Düşündün mü hiç, Termo Kuleye gidişin aslında neyin ısrarı?
Neyin ısrarı? Tabiki yanıt farklı amaçlarla yok ettiğimiz ormanlar, çeşitli sebeplerle çıkan orman yangınları. İklim krizi. Termo Kuleye gidip de dördüncü bölümdeki o son savaşı vermemizin sebebi bu.
Kelebek etkisiyle sonunu bilemeden başlattığımız bu hareketin bizi alternatif bir geleceğe sürüklemesinden kaçınıyoruz. Bunun için sadece kaçmak ya da kaçınmak yetmez. Tersine bir etkiyi, bir domino etkisini başlatmak gerek.
Tıpkı bu ufaklık DOMİNO gibi. Onun pes etmeden başlattığı bu etkinin vermek istediği tek mesaj: harekete geçmek!
Tam metin Otomatik metin (yapay zekâ, hatalı olabilir)
*Susun sesi* Domino... ...shadows... ...in... ...don't be surprised. -Nolayabiliyor mu şunu? -Ooo! -Oynamıyorum gibi hissediyorlar. -Gör pilavın zaten. -Hı, easy. Domino etkisi deyince... ...aklınıza ne geliyor? Benim de aklıma ilk önce böyle şeyler geliyordu. Ta ki geçenlerde oğlumla oynamaya başladığımız yeni bir oy undaki... ...küçük bir karakterle tanışana kadar. Onun adı da Domino. -Let me tell you a little bit about Domino.
-Kendi dünyasında kaybolmuş, korkularıyla başa çıkmaya çalışan bir çocuk. Uyumak onun için çok zor. Çünkü... -When the lights are off, shadows illuminate the darkness. -Işıklar kapandığında gölgeler karanlığı, karanlıklarsa korkuları aydınlatır. -MÜZİK -İşte böyle etkileyici bir şekilde başlıyor onun hikayesi. Domino'nun öğretmeni öğrencilerine bir tohum vermiş. Şu çiçeği görüyor musunuz? İşte o. O tohum, küçük bir çocuğun...
...titizlikle ve sevgiyle büyüttüğü bir çiçeğe dönüşmüş. Ellerinizde büyüyen bir güzelliğin kaybolmasından korktuğ unuz oldu mu hiç? -Don't be surprised. Oyunun mekaniği buradan besleniyor. Küçük bir parmak dokunuşuyla devrilen domino taşları, kah ramanımız dominonun hayata bakışını resmediyor. İçinde yaşamaya çalıştığımız bu hayat oyununda da buna ben zer etkiler var. Bir olayın benzer olay zincirini tetiklemesiyle oluşan o k ümülatif etkiye domino etkisi diyoruz.
Aynı şeyi yani domino taşı gibi bir nesneyi suyun içine bırakırsanız dalgacık etkisi, karlı bir dağdan yuvarlars anız bu sefer de kar topu etkisi oluşuyor. Tüm bu bilimsel etkilerin ekonomide, sosyolojide ve hatta uzay bilimlerinde bile uygulama alanları var. Bir de tüm bunların hava olaylarıyla da bir ilgisi var. İklimle. Kelebek etkisini duymuş muydunuz? Amazon ormanlarında bir kelebeğin kanat çırpması taa Teksas 'ta bir tornado oluşmasına sebep olabilir.
Nereden nereye? Bir sistemin başlangıcındaki küçücük bir değişiklik çok büyük ve öngörülemez sonuçlar doğurabilir. Bu kaos teorisiyle ilgili. Kaos teorisini yan yana dizilmiş domino taşları olarak düşünürsek eğer kelebek etkisi de işte o birinci taşa dokun mak. Peki neden buna kelebek etkisi denmiş? Başka bir örnek yok mu? Bunu diyen kişi Edward Norton. Oyuncu olan değil. Matematikçi ve meteorolog olan Edward Norton Lawrence.
Aslında o da önce kelebek değil de bir martı kanat çırparsa diyecekmiş. Fakat o da bir hikayeden etkilenmiş ve kelebek benzetmesini daha şiirsel bulmuş. Geçen yüzyılda yazılan bu hikaye bir bilimkurgu yazarı olan Ray Bradbury'e ait. 2055 yılında geçiyor. Zaman makinesi icat edilmiş. Zengin maceracılara zaman safarisi düzenleyen tur şirket leri ortaya çıkmış. Avcıları alıp dinozorlar gibi nesli tükenmiş birtakım tür leri avlamak üzere zamanda geriye götürüyorlar.
Ve onları götüren av rehberi de en küçük değişikliklerin bile tarihte felaketlere yol açabileceği konusunda onları uyarıyor. Klasik zaman paradoksunun önüne geçebilmek için. Sonra birtakım beklenmedik olaylar oluyor ve bunlar o tar ihi geziden 2055 yılına döndüklerinde bir şeylerin değişmiş olduğunu fark ediyorlar. Artık insanlar daha bir farklı davranıp daha farklı konuş uyorlar. Avcılardan biri çizmelerindeki çamura bakarken orada ezil miş bir kelebeği görüyor ve o zaman anlıyor.
Geldikleri bu alternatif şimdiki zamanın doğasını değişt iren şey geçmişe gittiklerinde yanlışlıkla üzerine basıp ezd ikleri o kelebekmiş meğer. Bir kelebek bile geleceği değiştirebilir. Çünkü bu gezegende sadece biz yaşamıyoruz. Biz ekosistemin sahibi ya da efendisi değiliz. Onun bir parçasıyız. Sayısız canlı türünün birbirine yakın durduğu ve bağlı olduğu bir ağ bu. Domino taşları gibi. Kelebek etkisi ve domino etkisi birbirine çok benzer gözük üyor ama aralarında bir fark var.
Sen de diğerleri gibi bir parmak hareketiyle yıkılanlardan mısın domino? Yıkıldıkça büyüyenlerden misin yoksa? Evet bu oyunun ayarlarından onu Türkçe'ye çevirebilmek mümk ün ve evet domino etkisi kelebek etkisinden biraz daha farklı. Çünkü daha öngörülebilir sonuçlara işaret ediyor. Tek bir taşa bakarsanız bir parmak hareketiyle yıkılıyormuş gibi görürsünüz. Oysa o bir sonraki taşın harekete geçmesine neden olur.
Ortaya çıkan bu zincirleme etkinin sonuçları her şeyi değiş tirebilir. İşte o yüzden yıkıldıkça büyüyenlerden ilham almak lazım. O yüzden bu oyunu oğlum oynarken ben de ondan ilham aldım. O oyu yakıta atlayabiliyor musun? Zıpla domino! Hadi! Güzel! Almadım! Güzel! Devam! O yolu takip et bak şuraya doğru gel. Çok acıyım ama ya! Yok fena değil! Alıyorsun abi ya! Evet! Gittim! Yine yanlar.
Evet! Hey gidi günler! Bizim zamanımızda şöyleydi böyleydi filan diyerek başlayıp kafanızı şişirmek istemiyorum. Ama gerçekten de şimdiki çocuklar her şeyin birbirine bağlı olduğu bir başka ağdan ister istemez etkileniyorlar. İnternetten ya da televizyonlardan, oralardan duydukları ol umsuz haberlerden. Bunlar belki sizi bizi o kadar kötü etkilemiyor ama onların rüyalarına, kabuslarına bile giriyor.
Ekolojik bozulma, iklim değişikliği gibi konularda meydana gelen gelişmeler onlarda ekoansiyete yaratıyor. Dünya çapında 10 bin çocuk ve gencin katıldığı bir araştırm ada katılımcıların neredeyse yüzde 60'ının iklim değişikliği konusunda ya çok ya da aşırı kaygılı olduğu tespit edilmiş. Bunlardan biri de benim oğlum. Ellerinizde büyüyen bir güzelliğin kaybolmasından korktuğ unuz oldu mu hiç? diye sormuştum ya onlar çok korkuyorlar.
Bazıları geceleri kabuslar görüyor. En kötüsü bu konuda kendilerini çok çaresiz hissetmeleri. O yüzden onların çevrelerindeki biz yetişkinlerin bakış aç ısı ve onları doğru yönlendirmesi son derece önemli. Hiçbir şey olmuyormuş gibi davranamayız. Işıkları kapatıp görmezden gelemeyiz. Çünkü "Karınlıklar kapandığında gölgeler karanlığı, karanlıklarsa korkuları aydınlatır. Korkulardan kurtulmanın en iyi yollar ından biri de onlarla yüzleşmektir.
Avuçlarımıza konan bir kelebeği ya da ellerimizle büyüttüğ ümüz bir çiçeği korumak için mücadele vereceğiz. O yaşlarda hikayelerle, oyunlarla olacak bu. Yaptığımız küçük seçimlerin bir sonraki seviyeyi etkileye cek büyük bir domino etkisi başlatacağını oynayarak öğrene cekler. Domino isimli bir karakteri kontrol ederken tek bir dominon un sahip olabileceği o büyük potansiyeli keşfedecekler. Televizyon ve internet aracılığıyla gördükleri o çevresel felaketler, oyunların rüya gibi alternatif evreninde devasa ve ürkütücü nesnelere dönüşüp karşılarına çıkacak.
Onlarla mücadele edecekler. Belki de hemen başarılı olamayacaklar. Ama tekrar tekrar deneyecekler. Oyunların böyle bir gücü vardır. Doğru bilinen yanlışlarla yüzleşmeye hazır mısınız? Size pes etmemeyi, hatalarınızdan dersler çıkarıp yeniden yeniden başlamayı öğretir. Evdeki düğüşten mi kabarındı? Dünyası da olmaz. Bu oyunda böyle bir motivasyonu veren şey de işte o tohum dan büyüyen küçük bir saksı çiçeği.
Biz diye bir öksürerek çıkarabilir misiniz? Bu dolayı da bir çekecek bir öksür. Korunmaya değer bir şey. Çocuklarımıza güzelliğin değerini anlatmalı. Onu nasıl koruyabileceklerini öğretmeliyiz. Ama dünyanın sadece bunlardan ibaret olmadığını da gösterm eliyiz. Tabii onların anlayabileceği bir dilden. O kadar çok plastiği o kadar sorumsuzca savurup attık ki bunlar ıvır zıvır tepelerine dönüştü. Fosil yakıtlar, karbon emisyonları, hava kirliliği, sisler vadisini yarattı.
Genetik manipülasyon, ekolojik dengesizlik, kirli sular ad eta bir cadı kazanına çevirdi bazı yerleri. Kara ağaç ormanının kara hayvanları. Soruyorsun kendine bu neyin kaçışı? Düşündün mü hiç termokuleye gidişin aslında neyin ısrarı? Neyin ısrarı? Tabii ki yanıt farklı amaçlarla yok ettiğimiz ormanlar, çeş itli sebeplerle çıkardığımız orman yangınları, iklim krizi. Termokuleye gidip de 4. bölümdeki o son savaşı vermemizin sebebi bu.
Kelebek etkisiyle sonunu bilemeden başlattığımız bu hareket in bizi alternatif bir geleceğe sürüklemesinden kaçınıyoruz. Bunun için sadece kaçmak ya da sadece kaçınmak yetmez ters ine bir etkiyi, bir domino etkisini başlatmamız gerek. Tıpkı bu ufaklık domino gibi. Onun pes etmeden başlattığı bu etkinin vermek istediği tek mesaj harekete geçmek. -Kalk. -Çabuk. Çok az kaldı. Bak bitmek üzere şey.
Bir daha. Biliyorum, gitmeye çalışıyorum. -Bek. -Yaniş ben öldüm. Niye? İzlediğiniz için teşekkür ederim.