Dünyanın en büyük süpervolkanı Yellowstone patlarsa ne olur?

Dünyanın en büyük süpervolkanı Yellowstone patlarsa ne olur?

1 Ağustos 2021 ·Video·26 dk YouTube'da izle →
Tam metin Otomatik metin (yapay zekâ, hatalı olabilir)

Müzik Müzik Müzik Müzik Müzik Saat 5 Yelostan'a doğru yola çıkmak için son hazırlıklarımızı yapıyoruz Müzik Bugün erken kalkmamızın iki sebebi var İlki kalabalıklara yakalanmadan günün ilk ışıklarıyla gezmeye başlamak Müzik -Anafstanlar nerede? -Cebimde. Sandvişleri mi unuttuk? -Öğğ. -Ikincisi; gideceğimiz yerde mesafelerin çok çok uzun olması. -Tamam mı Çetat işlemi? -Evet. Böyle yemeği yedikten sonra...

Dünyanın bu ilk milli parki yaklaşık Kıbrıs adası büyüklüğ ünde. Sabah kahvaltısını da yapalım yolda. İlkokul 4. sınıflara ait özel kartımızı kullanarak parka giriş yapıyoruz. Sadece 4. sınıf öğrencilerine özel olmak üzere Amerika'daki tüm parklara beraberindeki kişilerle birlikte ücretsiz olarak girebiliyorlar. Buradan yola çıkarak çocuklara doğa sevgisi aşılamak için 10 yaş grubuna özel bir önem vermek gerektiği sonucuna ulaş abiliriz belki.

İşte burası Yellowstone ırma imiş ve tam da bu nokta ekv atorla kuzey kutbunun tam ortası. 45. paralel. Yellowstone'un içi epeyce virajlı ama çizgiler gayet güzel çizildiği için autopilot'ta gidebiliyoruz şu anda. Formalite icabı elleri, direksiyonu da de en şuan. Parka kuzey kapısından giriş yaptıktan sonra içeride kamp y apan kişilerin çadırlarını ve RV'leri görüyoruz. Aslında bunu yapmayı biz de çok isterdik ancak sınırlı sayı daki yerleri en az bir yıl öncesinden rezerve etmek gereki yor.

Biz buna rağmen yer bulamadık ve bize epeyce de uzak olduğu için sadece araçla ve yürüyerek doğanın tadını çıkartmaya çalışacağız. Birçok milli parkta tabi doğa güzellikleri var ama Yellow stone'u diğerlerinden ayıran Yellowstone yani sarı taşlar, sıcak su, geyserler. İşte Mammoth Springs de böyle bir yer. Thermophiles diye bir şey. Baba. Evet. Neymiş? Microgonisms called thermophiles. Evet. Spring de orada yaşıyormuş.

O yüzden, renkleri o yüzden mi böyleymiş? Evet. Sprulina, sprulina çok faydalı. Sprulina. Evet. Çevre mühendisimiz konuşuyor şimdi de. Uzmanlara mikrofonumuzu uzatıyoruz. İşte sprulina kap olarak yutuyoruz tozları, smutylere falan da konuyor. O ama sadece vitaminmiş. Thermophiles. Evet. Burası için çok ilginç tabi ama bizim Pamukkalemiz varken değil mi Sufi? Pamukkale'nin aynısı. Neredeyse diyebiliriz.

Hayır. Sen bir dakika biraz önce Pamukkale'den en önemli farkını söylemiştin bize. Onu kaçırmasın izleyicilerimiz. Pamukkale normal böyle sıcak. Sıcak değilken warm yani. Ilık yani. Burası? Burası bayağı sıcak. Burnlıyor. Hatta burnlemekten daha çok. Bir şey soracağım. 190 degrees. Boiling. Yani yumurta falan pişirebiliriz burada kısacığım. Evet. Başlatma. Ne yapıyorsun? Ne yürüyorsun? Böyle dur böyle.

Sağ ol. İyi mi orası? Tamam. Öyle bak böyle. Sonra. sonra kat yapıyoruz. Başka bir şey kırıyor. Genç yönetmenimden direktifleri aldıktan sonra amatör oyun culuk yeteneklerimi sergileme zamanı. Kameranın farkında değilmiş gibi davranma çabaları falan. Bu videoda hemen her yerden çıkan böyle sıcak sular, gazlar , geyserler falan göreceksiniz. Şimdiden hazırlanın. Bunları gördüğünüzde ise şunu aklınızdan çıkarmamanızı istiyorum.

Burası bir volkan. Bir de etrafta yanardağa benzeyen bir şey yok. Çünkü burasının tamamı devasa bir yanardağ. Yellowstone aktif bir süper volkan. Bu tür yanardağlarda magma haznesinin büyüklüğünden dolayı patlamalardan sonra bir volkan konisi yerine yerde dev boy utlarda kalderalar yani göçükler oluşuyor. İşte Yellowstone'da her yerde gördüğümüz manzaraların sebe bi böyle patlamalar. Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük patlamalarından biri burada 2.1 milyon yıl önce gerçekleşti.

İkinci büyük patlama 640 bin yıl öncesine adresleniyor. Burası çok fes. Last year I'da en sonunda bir tanette patlıyorlar ya. Orası mı bir mevzu? Evet. Hakikaten. Şu yerler. Bilim insanları Yellowstone'un hala aktif olduğu için günün birinde yeniden patlayacağına kesin gözüyle bakıyorlar. Özellikle bu köşeden neredeyse aynı Pamukkale. Bir tek burası pamuk gibi değil de sarı renkli. Sarı kale diyebiliriz belki.

O büyük patlama gerçekleştiğinde Amerikanın 4 eyaletinin neredeyse tamamen yok olacağı ve tüm topraklarının da 3'te 2'sinin yaşanamaz hale geleceği hesaplanmış. Ancak 1 milyon yılda bir gerçekleşen bu süper volkan patlam alarının bir sonrakine en az 10 binlerce yıl daha var. Yani umarım vardır. Mammoth Spring çok güzeldi. Şimdi yolumuza devam ediyoruz. Çok büyük bir yer burası. O kadar büyük ki Amerika'daki bazı eyaletler buradan daha küçük.

Bayrak dik bayrak. Küçük bir tırmanma molası. Sence ben oraya çıkabilir miyim? Bence çıkabilirsin. Deneceğim ama sen arkanda ol. Tamam. Düşmek istemem değil mi ben? Bilmem ister misin? Ben olsam senin düşmeni istemem. Ben de istiyorum. Düşmemen için bu. Sen buradasın. Düşmemen için mi? Evet. Ya düşersen ben seni aşağıdan toplarım ya. Hayır baba gerçekten. Tamam hadi peki. Nasıl durum? İyi. İnişini nasıl yapacaksın?

Ters. Peki. Çıktım. Kalk şöyle bir zafer dikilişi yap. Hayır kalkmak istedim. İnişini nasıl yapacağım? Kulay gözüküyordu. İyiyiz. İyi tırmanışlı dostum. Teşekkür ederim. Evet Yellowstone gazetesi parka girişte herkese veriliyor. Önemli haberler. Geçici olarak kapatılmış olan yollar. Trafikle ilgili bir takım bilgiler var içinde. Bir de vahşi hayvanları lütfen vahşi ortamlarında bırakın. Onlara çok yaklaşmayın.

Uyarıları var haklı olarak. Etraf o kadar güzel ki böyle nereye baksan fotoğrafını çek ilsin geliyor ama tabii bitmiyor. Nereye baksan kartpostal modundasın. Hawaii ve Sicily adalarındaki aktif volkanların bulunduğu yerlerde de dikkatimi çekmişti. Bu bölgelerde doğa o kadar güzel ki küllerinden yeniden doğ an Zümrüdü Ankakuşu'nun hikayesini hatırlatıyor bana. Gördüğünüz taşlar obsidian taşları. Çok hızlı bir şekilde soğuyan lava ile oluşmuş.

Şimdi burada obsidian yamacı var. Orayı göstereyim size. Şurası obsidian yamacı. 100 bin yıl önce oluşmuş. Çok eski sayılmaz. Burası ise 640 bin yıl önce oluşmuş. Katman katman. Şimdi burada 100 bin yıl önce akan lavayı düşünün. Obsidian taşlarının oluşması için çok hızlı soğuması gereki yor. Nasıl bu kadar hızlı soğuyabildiği konusunda çeşitli teor iler var. Ama net bir cevap henüz yok. Parkın hemen kenarında bir supercharger var.

Öğle saatlerinde orada kendimizi şarj edeceğiz. Sonra da yolumuza devam edeceğiz. Şimdi bir bizon gördük. Baya yakında. Bunu görüntülemeye gidiyoruz. Evet arkadaşımız. Gördüğünüz gibi. Hangisine konuşayım bu arada? Böyle uykusu için. Oraya uzanmış gayet güzel bir şekilde. Sıcak su birikintisinin yanında güneşleniyor. Gölde su samuru gördük galiba. Görebildik mi? Çekebildik mi? Hayır.

Sağlık olsun. Evet burası kükreyen dağ imiş. Burada sülfürle beslenen termofiller yaşıyormuş. Öyle milyarlarca filan değil. Milyarlarca kez, milyarlarca termofil yaşıyormuş burada. Ve akşama yemekte ne var diye soruyorlarmış. Şurada bir uyarı var. Park at your own risk. Buradaki geyser patlarsa araçların üzerine gelme ihtimali var. Bunu bilin. Bizden günah gitti diyorlar. Şu anda Yellowstone'un en aktif bölgesindeyiz.

En asidik, en sıcak ve en çok geyserin olduğu yer burasıym ış. Yellowstone'da 500 aktif geyser var. Yani dünyadaki toplam geyserlerin yarısından çoğu burada. Gezerken dikkatinizi çeken bir başka şey de suların olağanüstü renkleri. Şimdi burada farklı farklı renkler var. Bunlar mikroorganizmalardan kaynaklanıyor. Termofil adı verilen mikroorganizmalar. 50 derece civarındaysa eğer yeşil görüyoruz. 50 derece ve üzerindeki sıcaklıklarda yaşarlarsa oraları da kırmızı rengine dönüştürüyorlar.

Bir de termofil değil de ekstremofiller var. Ekstrem şartlarda yaşayanlar. Asitli ve çok daha sıcak ortamlarda. Hatta öyle olmayan ortamlarda ölen mikroorganizmalar var. Onlara da ekstremofolya deniliyor. Ve bu bölgede epeyce onlardan da varmış. İnsan bu turkuaz renkli berrak suları görünce içine atlay ası geliyor. Peki atlarsanız ne olur? Bazıları banyo suyu sıcaklığında olduğu için belki iyi gele bilir.

Ama bazıları da 237 derece sıcaklıkta. O yüzden riske girmemek lazım. Kimsiniz siz ya? Geyser Ghost. Steamboat Geyseri dünyanın en aktif ve en yükseğe gaz fışk ırtan Geyser'iymiş. En son 31 Mayıs 2021'de. Yani bundan 2-3 hafta kadar önce. Böyle 12 metre, 15 metre civarında bir... Yok minörler o kadardı galiba. Evet minörler o kadardı. Bir de majörler oluyor. Buradan metrelerce öteye... Araçlara zarar verecek derecede...

Bu gazları ve suları fışkırtabiliyormuş. Ne oldu? Hayır uzlandı. Hayır. Şeyin camını koru ama. Nasıl kokuyor? Çürük yumurta gibi. Bu Geyser'in hareketliliği özellikle son 2 yılda çok artmış . Hem 2019 hem de 2020'de 48'er kez patlayarak... Kaydedilmiş tarihindeki en hareketli yıllarını geçirmiş. Yellowstone yakınındaki bir kasabada konaklayıp yemekler imizi yiyoruz. Sandviç istersen yoksa tabakta mı istersin?

Evet. Yerel tiyatro topluluğunun eğlenceli davetiyesinin ardından ... Yine yollara koyuluyoruz. Böyle bir bölgeyi günlerce gezseniz de bitmiyor. 1 saat 5'te kapanıyor her şey değil mi anne? Şimdiki durağımız... Dünyanın en ünlü Geyseri. Old Faithful. En tahmin edilebilir Geyseri de olduğu için ona bu ismi ver mişler. Hiç aksatmadan her gün adeta bir gösteri yapıyor. Gösterinin izleyenleri de onu karşılamak için hazır görün üyor.

Old Faithful için Meksika yapıyoruz. Geri geliyor. Burası Old Faithful Geyseri. Belki de dünyanın en ünlü Geyseri. Sebebi de çok düzenli olarak patlaması, su ve gaz fışkırt ması. Ortalama 96 dakikada bir fışkırtıyormuş. Şu anda en son fışkırtmasından 93 dakika falan geçti. Her an tekrar patlayabilir. Burada şu anda aslında kaynamakta olan bir çaydanlığı düş ünebilirsiniz. kaynamaya başladıktan sonra içinden bir kısmını taşırıyor ve kaynamaya devam ediyor.

Sonra birazcık daha su ekleniyor ve o kısımda kaynadıktan sonra tekrar fışkırıyor. Bu da öyle olacak şimdi. 96 dakika geçtikten sonra fışkıracak. Kısağınca bir kısımda kaynamaya başladık. İzlerken büyüsüne kapılmamak mümkün değil. Ama başta da söylediğim gibi şu ana kadar gördüğümüz her yer, gördüğümüz her şey devasa bir süper yanardağın parçası . Bu hareketlilikler de o yanardağın hala aktif olduğunun en açık göstergesi.

İşte 96 dakika sonra patladı. Şimdi tekrar sönümlendi. Bir buçuk saat sonra yine heyecanlı bir bekleyiş. Biz otosahka daha bekliyor muyuz sonra gireceği için? Biz şimdi başka bir yere gideceğiz. Çok daha güzel bir yere gidiyoruz. Nereye? Yellowstone deyince ilk akla gelen görüntüleri almaya gid iyoruz. Şuraya park edeyim mi? Et bakalım. Bizon otoparka park etmiş. Burnunda değil ha dünya. İnstagramcılar.

Tabii biz inmiyoruz çünkü şiddetle söylenen şey hayvanlara yaklaşmayın. Vahşi yaşamı vahşi olarak bırakın. O yüzden arabadan inmeden yanından usulca geçip ilerliyoruz . Tabii bu bizon yerine bir ayı olsaydı herhalde insanlar bu kadar mutlulukla Instagram fotoğrafı çekinmezlerdi. Fakat aslına bakarsanız tehlike olarak bizonlar en az ayı kadar tehlikeli ve inek gibi gözükmelerine rağmen ya da böyle yavaş davranıyor gibi gözükmelerine rağmen çok hızlı koşan hayvanlar.

Kütle de büyük olunca hala çekiliyorlar orada. Hadi gidelim. Sen şimdi öbür kısımda gülünce aşık olacaksın. Geldik Yellowstone'un ve Amerika'nın en büyük sıcak su kay nağına. 110 metre çapındaki bu minik gölün derinliği 50 metre. Gölün suları yerin altından her dakika 70 derece sıcaklıkta çıkan 2100 litre suyla yenileniyor. Yellowstone deyince akla gelen en önemli yer burası. Fakat bu seviyeden neden önemli olduğunu anlayamıyoruz.

O yüzden birazdan şu yukarıdaki gözlem terasına çıkacağız. Tam orta noktasıyla kenarlar arasındaki ısı farkı, içindeki mineraller ve bakteriler nedeniyle gökkuşağının tüm renk lerini içeren optik bir şölen sunuyor. Yeni güne ziyaretçi merkezlerinden birinde başlıyoruz. Burada bölge hakkında bilgiler ve eğitimler veriliyor. Ama biz gittiğimiz yerlerin anısına, milli parklar pasaport umuza damga bastırma derdindeyiz.

Kanyon vadisinde elektrikli otobüslerle turlar yapıyorlar. Sufi, bu otobüslerde dikkatini çeken en önemli özellik ne? Elektrikler ve aynı zamanda çok komik şeyleri var. Ben sana daha ilginç bir şey söyleyeyim mi? Şoför koltuğu nerede? Direksiyon nerede? Yok. Bunlar tamamen kendi kendine gidiyor. Tamamen otomal. Ama bak, yal bana da yal tü. Bak, içinde herhangi bir sürücü koltuğu yok. Vov. Evet.

Ama nasıl anlatıyorlar? Kendi kendine gidiyor. Bak, yukarıda, yukarıda şunlar sensör. Şunlar sensör. O sensörlerle ve kameralarla kendi yolunu buluyor. Florida'da da görmüştük aynısını. Yellowstone'daki bir termal bölgeyi ziyaret ettiğinizde, onları görmeden önce çamurlukların kokusunu almaya başl ıyorsunuz. Keşke videolara kokuları ekleyebilme özelliği geliştirilmiş olsaydı. O zaman tarif etmek için böyle kelimelere muhtaç kalmazdım.

Asidik sistemlerde genellikle çamurun içinden yayılan ve çamurluklara o tanıdık kükürt ya da çürük yumurta kokus unu veren hidrojen sülfür gazının kokusu bu. Bu bölgedeki çamurluklar, toprak rengi paletlerinden ötürü bazen boya kapları olarak adlandırılıyormuş. Çamur beyaz olarak başlarken, demir oksitler onu pembe, kahverengi, turuncu ve gri gibi çeşitli renk tonlarında renklendiriyormuş. Ancak çamurluklar mutlaka böyle hep statik bir görünümde değiller.

Bazen ya da mevsimden mevsime değişebiliyorlar. Neyse, şimdi kokuları ve renkleri bir kenara bırakalım, çıkan seslere bir kulak verelim. Evet, çamurların sesi bu. Sanki başka bir gezegende gibiyiz. Burası Yellowstone'un Grand Canyon'ıymış. Yellowstone gerçekten çok ilginç bir bölge. 10 bin çeşit hidrotermal özelliğe sahip. Modern dünya buraları göreceli olarak yeni keşfetmiş olsa da, araştırmacılar 11 bin yıldan beri insanlığın buralarda var lık gösterdiğini görmüş.

Yani zaten keşfettiğimiz bir şeyi yeniden keşfetmişiz. Ama en azından bu ikinci keşif önemli bir işe yaramış. Buraları koruma altına alarak dünyada milli park konsepti ilk kez işte bu bölgede ortaya çıkmış. Sadece insanların değil, diğer memelilerin, tüm hayvanların ve canlıların da doğanın bir parçası olduğu gerçeğini bir kez daha hatırlamışız. Adını tüm bölgeye veren sarı renkli taşları delerek, coşkun bir şekilde akan Yellowstone nehrinin sularına bak arken, aklımda işte böyle şeyler var.

Bir de daha önce pek çok kez fotoğraflarını görmüş olsam da , bu güzelliklerin iki boyuta indirgendiğinde yeterince anlat ılamadığı duygusu. Yellowstone'un güzelliklerine doyamadan yine yollara düş üyoruz. Bazen yorulsak da gördüğümüz yerler buna değer. 80 günde yarı devre alem adını verdiğimiz bu yolculukta 20 bin kilometreden fazla yol gideceğiz. Dünyanın çevresinin yarısından fazlasından uzun bir mesafey i kat edeceğiz.

Dünya ile birlikte biz de değişeceğiz. Altyazı M.K.