Geometrik şekillerden cadı, çamurdan eşya, incir yaprağından yemek yapıyoruz - VLOG 16

Geometrik şekillerden cadı, çamurdan eşya, incir yaprağından yemek yapıyoruz - VLOG 16

29 Eylül 2016 ·Video·12 dk YouTube'da izle →

Müzikler: In Albany New York - The 126ers Working It - Jingle Punks The Creek - Topher Mohr and Alex Elena

Özet

Müzikler: In Albany New York - The 126ers Working It - Jingle Punks The Creek - Topher Mohr and Alex Elena

Tam metin Otomatik metin (yapay zekâ, hatalı olabilir)

Müzik Müzik Müzik Müzik Müzik Öğle vakti Tam güneşin altında böyle bir çadırın altında Uyuyunca görüyorsunuz şurada Uyuyen bir vatandaşı Böyle Kısık ateşte kendi yağında Suyunda yavaş yavaş Pişen yemekler gibi oluyorsunuz ve Tabi bu lezzetinden Yenilmez bir kıvama gelmiş olacağınız anlamına da geliyor O yüzden az sonra Dalacağız Pişmekte olan çocuğa Dalacağız çok fena Bakın annesi dalmaya başladı Müzik Müzik Müzik Müzik Müzik Müzik Müzik Müzik Müzik Müzik Müzik -Kendikar sesini güzel elce etip kenarlarını düzeltse.

-Buraya gözü ekleyeceğiz buradan da dişleri yapacağız. -Berim daha burada kanlar var ben çok tatlı olmadan. -Tut mamı. -Bozmadan. -Denir misin ki bu? -Yarın gelirken geçelim. -Tutlarımları birleştirmeye çalış. -Kurtan küçük bir dal parçasıyla bunun altına ismini yaz. -Güzel bir şey var. Şimdi ben bunu hacı atacağım. -Şahsiyet bozuk mu yok? -Buraya bir şey var. -Tabii bir şey ile... -Yapma anne. -Tamam mı istiyorsun?

-Bakıyorum. Şuralarına biraz şekil ver. -Bakalım. -Bu kampta çok enteresan şahsiyetlerle karşılaşıyorum. Mesela bakın hiçbir beyaz duvarı boş bırakmayan birisi. -Kolay gelsin. -Merhaba. -Gökçe kendisi bir illüstratör demek herhalde en genel tat il mi olacak? -Evet. -İllüstratör, çizer. -İllüstratör. -Burada da güya tatil yapıyor. Böyle tatil mi? -Hahaha. -Tam tatilimin ortasında burada bomboş beyaz bir duvar görünce dayanamadım.

-Dayanamadım. -Denize gitmek yerine. -Di mi? -Buraya bir cadı çizmenin uygun olabileceğini düş ündüm. -Evet. -Bu cadı daha önceden benim Süper Fengoen dergisinde Gizem Çizgiler dosyası bölümünde çizdiğim karakterlerden bir tan esi. -O zaman bunu artık video formatında da özellikle gençlerin ilgisini çekecek şekilde aktarmakta bence büyük fayda var. -Tamam. -Sözümüzü aldık Sofi. -Bak Gökçe abin artık YouTube'dan da bu tür şeyler öğrete cekmiş.

-Ama biz şanslıyız çünkü şimdi öğleden sonra atölye yapacak mış Sofi. -Susadım. -Susadın mı? -Bu kadar konuşmadan senin çıkarttığın şeyi susamak mı? -Evet. -İmaj hiçbir şeydir. Susuzluk her şey. -Bak şimdi bu cadıya ben biraz ses ekleyeceğim. -Ses mi? -Fakat evet. Buraya yazacağım yazının cadıya uygun olması gerekiyor. -Onun içinde yani normalde cadıların sesi biraz tiz olur. -Böyle hıhahaha diye. -Bunu da benim çizgiyle ifade etmem gerekiyor.

-Onun içinde böyle titreşen ince uzun çizgiler kullanacağım . -Böylece buraya bir nihahaha yazacağım. -Ama onları titreşerek, titreştirerek yazacağım. -Haa. -Sen bak daha okuma yazmayı bile bilmiyorsun. -Ama bu tür şeyleri görünce anlayabiliyorsun. -İşte bak bu çizerlerin bir başarısı. -Evet. -Çünkü çok daha evrensel bir dil kullanıyorlar arada. -Evet. -Mesela tuvaletinkiler yine onu konuşuyor gibi yapabiliyor uz.

-Evet. -Çizgileri kullanmak daha doğru bir şey. -Beni bu konuda uyardığın için teşekkür ederim. -Yoksa çocuklar gerçekten korkudan patlarlar. -Evet. -İçeride cadı mı var zannederler? -Evet. -Değil mi? -Evet. -Bir de bak bunlara da hız çizgisi diyorum. -Bak burada en güzel şey var. -Altı, yedi, sekiz, dokuz, on. -On parmağımız var. -Merhaba. -Bak burada. -Bak burada en güzel şey var.

-Tatil kampı yerine galiba sanat kampına geldik. -Bak burada benim dışımda herkes sanatçı. -Herkes sanat eseri üretmekle meşgul. -Burada yanımızda bir hanımefendiyi görüyorum. -Merhaba. -Siz de mi sanatçısınız? -Yok, estağfurullah. -Ne yaptınız efendim? -Şöyle zeytinlikler yaptım. -Şöyle bir kase yaptım. -Bir de böyle kalp yaptım. -Hmmm, nefis bir hakiki pokemon örneği.

-Ben de buldum sayılır ama gerçek değil. -Çamurdan mı, hamurdan mı? -Çamurdan. -Hangisi? -Şu. -İşte çamurdan bir hakiki pokemon. -O kadar popüler ki burada çamurdan heykellerini yapıyorlar . -Baba benim sanat eserlerimi çeker. -Lütfen nerede gösterir misin sanat eserlerini? -Birincisi bu. -Tamam. -İkincisi bu. -Evet. -Bakın altında yazıyor. -Bir de bunu verin. -Çok güzel sanat eserleri üretmişsin. Onda zaten süper sufinin sesi var.

Değil mi? Senin logon. -O kadar yakın. -Şöyle şöyle. -Tamam. -Aa salyangoz buldum. -Ooo. -Vay çok güzel. -O ne? Şimdi ne oluyor biliyor musunuz? Bunlar 10 bin yıl sonra insanlar bunları görünce yok uzaylılar geldi yok bunlar dünyamızı ziyaret ettiler. Aslında gelişmiş bir medeniyet vardı eskiden falan diyecek ler. Oysa her şey bir çadır kampındaki aktiviteden ibarettir.

Ne beklemiyor musun? Bence sen şu an bana göster. Bu benim olacak. Şimdi akşam yemeği hazırlıkları devam ediyor galiba. Evet. Akşam yemeğinde incir yaprağı mı yiyeceğiz? İncir yaprağında sardalye yiyeceğiz. Bunlar incir yaprağı mı? Bunların sardalye olduğunu eminim ama. Bunlar dağ yaprağı da anımefendi incir yaprağında yapıyoruz . Daha getireyim mi? Getir dışarıdan getireyim hadi.

Karakterleri yaparken geometrik şekillerden ilham alıyoruz tamam mı? Benim ardımdan şekli yapabilirsiniz. Bir daire çizim. Bakalım. Herkes çizdi mi arkadaşlar? Evet. Şimdi gözlerini yapmaya başlayacağım. Burnu için şimdi diğer gözünü çizeceğim. Herkes yaptı mı burnu? Evet. Tamam mı? Yaptım. Biraz da komik bir cadı olsun istiyorum. Bir gözü yukarı bir göze aşağı bakmak istiyorum tamam mı? Şöyle yapıyorum.

İsterseniz öyle olur ama ben burada böyle yaparsanız daha komik olabilir diye sizdeki kulaklarını biraz aşağı doğru sarkık yapıyorum. Bence o şey çizdim. Biraz da gözün etrafına biraz saçlarını yapmak istiyorum. Yavaş yavaş saçlarına geçiyorum. Bu biraz şimdi beraberle neyi nasıl çizebileceğimizle alak alı. Birleştirdim. Nasıl ayrıntılandırabiliriz? Doğardık. Çizdim. Bakın ayakkabısına tokalar ekleyebilirim.

Biraz şapkasını eskitmek istiyorum. Yani eskitmek derken şapkasının üstüne böyle çizgiler ve kırışıklıklar. Şapkası biraz eski olsun. Evet. Çünkü bu 100 yıllık bir cadı sonuçta yani. Huuu. Ben niye yiyeceğim oraya? Söyle mi? Huuu. Evet. Sıkabış arkadaşlar. Aynen. Çocadan da aldı ikiydi. Ne güzel yapmışlardım. Çok mu? Ben mi güzeldi? Ben tek başıma yapmaya çalışacağım. Yani ben burada bu işin mantığını size anlatmaya çalıştım arkadaşlar.

Geometrik şekilleri çizerek bu karakterleri oluşturabiliriz . O zaman hocamız için hep beraber bir alkış istiyoruz. Alkış. Bana yok belki. Şimdi benimce... Hocayı alkışıyoruz zaten. Bana yok çünkü benimce boşluk. Seninki de çok güzel almayacaksın dedim. Sadece altı bunlar görebiliriz. Bak. Beş. Seninkisi sessizliğin sesindeki beyaz boşluk. Sufi. Ben sana bir şey yapıyorum. Kampların vazgeçilmez özelliği tabii ki ateşin etrafında söylenen korku hikayeleri.

Ama şu anki korkumuz ateşin hiç yanmaması da olabilir tabii . Şimdi iyi bir ateş yakabilmek için tabii ki kuru ota, ateşe ve oksijene ihtiyaç var. Biz burada yine genç ve küçük işçilerimizi kuru ot toplamak üzere görevlendirdik. Bunlardan bir tanesi yanımızda. Kuru ot bulabildin mi genç işçi? Çok. Çok mu? Hani nerede? Orada çok vardı. Saban gibiydiler. O kadar yani. Ayarladım yani. Hatta Harry Potter'ı almasın.

Evet. Oradan çekileceksiniz. Aracığım bir yanana kadar bir çıkın oradan. Kes. Aaa. Kıvılcım çıkarttım. Evet. Çarp. Bir şey söyleyeceğim. Kıvılcımların üstüne basın yalnız. Alev almadım hatta. Evet. Çarp. Benim pantolonumun üstünde bir kızılcım gelmiş ama geldiği gibi sormuş. Uuuu. Semyacı o zaman laboratuvanıma gidip bir gün sonra haberden etti. Soltan anlatırız. Hala dönmüştü.

Gelmiştü. Ne oldu anlamadım. Patikler ve halıyla beraber gelmiş Kıvılcım. Sadece. Bunlar çünkü simyacı. Evet. Simyacı bunları karıştırın. Açsın. Ondan sonra oturdum. O sırada bir abi elinde ateşle geldi. Ortaya bir kelime atacak. O kadar çok severdi. O kadar çok severdi ki.

Onun bir de arkadaşı vardı. Onunla beraber onu bir ateşin olduğu yere kampa götürdü. Kart annesi nur tanesi gibiydi. O nur tanesinin bir de annesi vardı. Dedi ki annesi. Ateşin etrafında olmak birlikte paylaşmak ne kadar güzelmiş dedi. İyi ki bizler. Belki de arkadaşısıyız dedi. Sonra? Bir eşek krallığına rastladılar. Eşek krallığı ne? Eşekler yatıyor. İnsanlar çalışıyor. Bu yüzyıllar önce köyümüzden ayrılıp insanları çalıştırıp daha sonra suya dalan eşek.

Eşek. Eşek olur eşek. Süden çıkan eşek demiş ki arkadaşlar insanları çok çalıştır dık. Ama onlara yazık oldu. Biraz da biz çalışalım. Eşekler ya. Eşekler. Özlem Kısım çekim