Her şey hakkında hiçbir şey - OKU

Her şey hakkında hiçbir şey - OKU

30 Haziran 2016 ·Video·6 dk YouTube'da izle →

Her yerde kadınlar erkekler den ne ister sorusu vardı peki erkekler kadınlardan ne ister? Kaza geliyorum demezmiş peki ya ilişkilerimizdeki zincirleme kazalarda durum nedir? Plasebo Latince bir terim…

Özet

Her yerde kadınlar erkekler den ne ister sorusu vardı peki erkekler kadınlardan ne ister? Kaza geliyorum demezmiş peki ya ilişkilerimizdeki zincirleme kazalarda durum nedir? Plasebo Latince bir terim…

Tam metin Otomatik metin (yapay zekâ, hatalı olabilir)

İçine düşen kayboluyor muşla başlayan efsanevi bir mağar adaki suyun hikayesi anlatılırmış. Yıllar yıllar önce dertli devlerin hüküm sürdüğü bir diyar varmış. Bir dev ormanda düşünceli düşünceli yürürken bir mağaraya düşmüş. Karanlık, soğuk, o kadar büyük ve derin bir mağaraymış ki dev olmasına rağmen ne yaptıysa çıkamamış. Sonrasında birçok devin oraya düştüğünü görmüş ve orada inanılmaz bir kalabalık oluşmuş.

Herkes kendi çabalarıyla çıkmaya çalışsa da başaramamışlar. Tuhaf olan şeyse mağara günden güne kalabalıklaşıyor fakat bizim dev haricinde kimse kimseyi göremiyormuş. Bizim dev diğerlerinin yanına gidip bağırıyor, sesleniyor ancak kimseye sesini duyuramıyormuş. Herkes kendi derdiyle uğraştığı için etrafındaki devlerin de aynı dertten muzdarip olduklarını fark edemediklerinden birbirlerini göremiyorlarmış.

Eğer görebilselermiş birbirlerine yardım ederek oradan kolayca çıkabilirlermiş. Bir süre sonra bizim dev mağarada bir kuyu bulmuş. Kuyunun içi tertemiz berrak bir suyla doluymuş. O kadar çok susamış ki kana kana içmeye başlamış. Sudan kafasını çıkartmış ve etrafına şaşkın şaşkın bakmaya başlamış. Yemyeşil bir vadideymiş gökyüzü masmavi güneş ona gülümsüy ormuş. Arkasından birkaç dev daha çıkmaya başlamış ve artık birb irlerini görebiliyorlarmış.

Hepsi birbirlerine yaşadıklarını anlatmaya başlamışlar. Ben de oradaydım nasıl seni göremedim diye ayrı bir şaşkın lık içerisindelermiş. Bizim dev onları gülümseyerek dinlemiş. Diğer devler sen neden gülümsüyorsun, neden bir şey söylemi yorsun diye sormuşlar. Bizim dev ben sizlerin orada olduğunuzu görüyordum. Sizinle konuşmaya çalıştım. Ancak hepiniz o kadar dertliydiniz ki beni duymadınız bile. Oysaki derdimiz aynıydı.

O mağaradan kurtulmaya çalışıyorduk. Ancak birbirimize yardım edemiyorduk. Kendi derdimiz dışında başkalarının derdini göremiyorduk. Hepimiz aynı sudan içtik ve o su sayesinde gün yüzüne çık mayı başardık, kurtulduk demiş. İçlerinden birisi de İçtiğimiz su ne suyudu acaba diye sormuş. Bizim dev gülümseyerek cevap vermiş. İçtiğimizi sandığımız su, zaman da aslında demiş. Bu dertler diyarı aslında hepimizin içinde oluşan bir yer.

Herkesin halletmek ve kurtulmak istediği dertleri var. O dertlerimizi kimi zaman büyütüp korkunç ve içinden çıkı lamayacak bir hale dönüştürebiliyoruz. Bazense geçmişte yaşadığımız dert her neyse, Bulunduğumuz zamanda tebessümle anımsıyor da olabiliriz. Geçmişi düşünerek yaşamak, kendime yaptığım en büyük zalim likti. Geçmiş zaten geçmişti. Yaşanmış ve bitmişti. Olmuş bir şey düşünerek yaşamak, geleceğime yaptığım büyük bir haksızlıktı.

Dertlerimi taze tutarak içinden çıkılamayacak bir mağara y aratıyordum. Ya dünyamı büyük bir kır bahçesine dönüştürüp içinde özgür ce yuvarlanacaktım ya da o mağarada çürüyecektim. Zaman geçti ve ben olgunlaştım. Her şey hakkında hiçbir şey. Gülnihal Özer tarafından yazılmış bir kitap ve İçin çok ince bir kitap. İçinde çeşitli denemeler, küçük hikayecikler, biraz önce ok uduğuma benzeyen minik hikayecikler ve bir kısmında da şiirler var.

Kitabın arka kapağında yazarın kendisi şunları yazmış. Her yerde kadınlar erkeklerden ne ister sorusu vardı. Peki erkekler kadınlardan ne ister? Kaza geliyorum demezmiş. Peki ya ilişkilerimizdeki zincirleme kazalarda durum nedir? Plasibo, latince bir terim. Peki etrafımızdaki insanlara uyarlarsak ortaya ne çıkar? Aşk bir süre sonra gerçekten biter mi? Yoksa aşkın evresi mi değişir? Ben bu kadar yazacak şeyi nereden buldum?

Her şey içindeki gizli özne sensen, hiçbir şey içindeki gizli özne de benim diye yazmış Gülnihal Özer. Kendisiyle TEDx konferansında tanışmıştım ve bu kitabı içindeki biraz önce okuduğum hikayeyi bizzat kendisi bana tavsiye etti ve kitabının kapağına Okur Musun Barış Özcan yazdı. Gülnihal Hanım'a çok teşekkür ediyorum ve sizlere de hemen hatırlatıyorum. Sizler de böyle okuduğunuz kitapların sevdiğiniz bölümleri olursa lütfen onların fotoğraflarını çekin ve Okur Musun Barış Özcan yazarak Instagram'dan benimle paylaşın.

Ben de orada oluşan bu bilgelik havuzumdan istifade ederek o karanlık mağaradan dışarıya çıkmaya çalışayım bunları ok uyarak. Bir başka videoda, bir başka kitapta görüşmek üzere. Şimdilik hoşçakalın. Altyazı M.K.

Bu yazıdaki kavramlar