İnsan neyle yaşar? - OKU
Anna Karenina ve Savaş ve Barış gibi dünya edebiyatına kazandırdığı başyapıtlarla tanınan Rus romancı Lev Nikolayeviç Tolstoy, yaşamının son otuz yılında din, devlet, toplum, birey, özgürlük gibi…
Anna Karenina ve Savaş ve Barış gibi dünya edebiyatına kazandırdığı başyapıtlarla tanınan Rus romancı Lev Nikolayeviç Tolstoy, yaşamının son otuz yılında din, devlet, toplum, birey, özgürlük gibi…
Tam metin Otomatik metin (yapay zekâ, hatalı olabilir)
O yıl Paskalya erken gelmişti. Kızaklar kaldıralı çok olmamıştı. Avlularda hala kar vardı ve köyün içinden küçük dereler ak ıyordu. İki avlu arasındaki yolda da geniş bir çamurlu su birikint isi oluşmuştu. Avlulardan çıkan iki küçük kız bu su birikintisinin başında buluşmuştu. Biri diğerinden biraz daha küçüktü. Anneleri her ikisine de yepyeni elbiseler giydirmişti. Küçüğünki mavi, büyüğünki ise sarı ve nakışlıydı.
İkisinin de kırmızı başörtüleri vardı. Kızlar ayinden hemen sonra su birikintisine koşmuş, birbirlerine elbiselerini gösterip oyuna dalmıştı. Bir ara akıllarına suyla oynamak düştü. Küçük kız ayakkabılarıyla paldır küldür suya dalıyordu ki, büyük olan ona engel oldu. Öyle girme malaşa annen kızar sonra. Bak ben ayakkabılarımı çıkarıyorum sen de çıkar. Kızlar ayakkabılarını çıkardı, eteklerini toplayıp suyun içine girdiler ve birbirlerine doğru yürümeye başlad ılar.
Malaşka bileklerine dek suya girmişti. Derin galiba Akul Yuşka korkuyorum dedi. Korkma dedi Akul Kina. Bundan sonra derinleşmezsen doğruca bana gel. Yaklaşmaya başladılar. Akul Kina dikkat et malaşa dedi. Çamur sıçratma sakın ağır ağır gel. Fakat bunları söyler söylemez Malaşka ayağını şaaap diye su ya vurdu ve Akul Kina'nın elbisesine su sıçrattı. Akul Kina'nın elbisesi, burnu, gözleri çamurlanmıştı.
Akul Kina elbisesindeki lekeleri görünce Malaşka'ya müthiş öfkelendi. Ağzına geleni sayarak dövmek için küçük kıza doğru atıldı. Korkan Malaşka kabahat işlediğini görünce sudan fırlayıp ev ine doğru koşmaya başladı. Bu arada Akul Kina'nın annesi de yanlarından geçiyordu. Kızının elbisesini, bluzunu çamur içinde görünce "Seni yaramaz nasıl kirlettin üstünü bakayım öyle?" diye bağırdı. Malaşka kasten üstüme çamur sıçrattı.
Akul Kina'nın annesi Malaşka'yı yakalayıp ensesine bir tok at patlattı. Malaşka bütün sokağı ayağa kaldıracak bir sesle feryat et meye başladı. Sonunda onun annesi de sokağa çıktı. "Neden kızımı dövüyorsun?" diyerek komşusuna sövmeye baş ladı. Kadınlar birbirlerine ağza alınmayacak küfürler savurmaya başladı. Erkekler de koşup geldi. Sokakta büyük bir kalabalık toplandı. Hep bir ağızdan bağırışıyor, kimse kimseyi dinlemiyordu.
Sövüp sayıyor, birbirlerini itekliyorlardı. Neredeyse yumruk yumruğa kapışacaklardı. Ki Akul Kina'nın ninesi ortaya çıktı. Erkeklerin arasına girip onları yatıştırmaya çalıştı. "Ne yapıyorsunuz çocuklar böyle bir günde olacak iş mi yapt ığınız, hep beraber eğleneceğinize günaha giriyorsunuz böyle?" İhtiyara kulak asan olmadı. Hatta neredeyse onu da yere düşürüyorlardı. Akul Kina ile Malaş'a olmasa ihtiyar onları asla ayıramazdı .
Anneleri kavga ederken Akul Kina elbisesindeki çamurları temizlemiş, tekrar su birikintisine girmişti bile. Eline bir taş almış, su birikintisini sokağa akıtmak için küçük bir kanal kazmaya başlamıştı. O bu işle meşgulken Malaş'a da yanına geldi ve bir tahta parçası alıp ona yardım etti. Erkekler yumruklaşmaya başlamışken kızların açtığı kanaldan sokağa küçük bir dere oluşmuştu. Kızlar tahta parçasını da suya koydular.
Tahta parçası açtıkları kanaldan ninenin erkekleri ayırmaya çalıştığı yere doğru yüzdü. Kızlar derenin bir o yanına bir bu yanına sıçrayarak koşuş maya başladı. "Tut Malaş'a yakala şunu!" diye bağırıyordu Akul Kina. Malaş'a da bir şeyler söylemek istiyor ama kıkırdamaktan konuşamıyordu. Kızlar koşturup tahta parçasına gülüyorlardı. Koşarken erkeklerin arasına girdiler. Onları gören ihtiyar erkeklere şöyle dedi: "Tanrıdan korkun!
Koca adamlar şu küçük kızlar yüzünden dövüşmeye başladınız ama onlar her şeyi unuttu bile. Yine birbirlerini seviyor, neşeyle koşturup oynuyorlar işte . Sizden akıllıymışlar doğrusu." Erkekler küçük kızlara bakıp yaptıklarından utandılar. Sonra kendi kendilerine gülerek evlerine dağıldılar. "Küçük çocuklar gibi olmazsanız göklerin egemenliğine asla giremezsiniz." İnsan neyle yaşar? Bu soruyu bize 19. yüzyılda Rusya'da yaşamış olan Tolstoy soruyor.
Bu hikayelerle cevaplamaya çalışıyor. İnsan neyle yaşar kitabı okunması çok kolay bir kitap. İçinde 6 tane hikaye var. Bunlardan bir tanesini biraz önce okuduk bile. Bunu özellikle söylüyorum çünkü zaman zaman bana "Abi ben okumaktan çok zorlanıyorum, konsantrasyonum çok ç abuk dağılıyor, hemen sıkılıyorum, bana buna göre kolay okun abilecek bir kitap tavsiye edebilir misin?" gibi sorular geliyor. İşte o sorunun cevabını şu anda elimde tutuyorum.
Tolstoy'u ve insan neyle yaşar'ı okuyabilirsiniz. Zaten Tolstoy ismi duymayan yoktur herhalde. Klasik romanlar, roman yazarları içerisinde benim için en farklı yere sahip, en özel yere sahip yazarlardan bir tan esi. Çünkü insan hakkında yazar Tolstoy, insanla ilgili hemen her konuya değinir ve çok özel bir bakış açısıyla, çok h ümanist, insancıl bir bakış açısıyla yaklaşır bu konulara. O yüzden eğer fırsat bulursanız, vakit ayırırsanız ki ayır malısınız, Savaş ve Barışı, Anna Karenina gibi ölümsüz roman larını da mutlaka okuyun ama bir yerlerden başlamayı düşünüyorsanız da insan neyle yaşar çok iyi bir seçim.
Bu kitabı bana İlayda Hazneci, izleyicilerimden İlayda Haz neci bizzat hediye etti. Hediye ediliş hikayesini ve hatta içine kendi el emeği göz nuruyla yaptığı bu kitap ayrıcının hikayesini dün yayınlad ığım vlogta paylaştım. Oradan izleyebilirsiniz. O yüzden kendisine bir kez daha çok teşekkür ediyorum. Ama sizler de benimle okuduğunuz kitapları bu şekilde pay laşabilirsiniz. Nasıl paylaştığınızı hatırlatayım.
Instagram'dan yapıyorsunuz. Böyle bir kitabı okurken, içinde beğendiğiniz bir bölüme r astladığınızda, o bölümle ilgili sayfayı veya sayfaları foto ğraflıyorsunuz. Ve fotoğrafın altına "Okur musun Barış Özcan" yazarak benim le ve aslında sadece benimle değil, bütün bu kanalı izleyen herkesle paylaşıyorsunuz. Ben de oluşan o fotoğraf arşivinden, havuzundan beğendikler imi bu şekilde size bir videoya dönüştürerek paylaşıyorum.
Şimdi haftaya başka bir kitapta görüşmek üzere. Hoşçakalın ve hemen "İnsan neyle yaşar?" sorusunun cevabını aramaya başlayın. Altyazı M.K.