İskambil Kağıtlarının Esrarı - OKU
"Astronotlar üzerinde yaşam olan başka bir gezegen keşfetse, herkes müthiş şaşırır, ama kendi gezegenlerinin varlığı hiç de şaşırtmıyor onları." Jostein Gaarder, Sofie’nin Dünyası’ndan önce kaleme…
"Astronotlar üzerinde yaşam olan başka bir gezegen keşfetse, herkes müthiş şaşırır, ama kendi gezegenlerinin varlığı hiç de şaşırtmıyor onları." Jostein Gaarder, Sofie’nin Dünyası’ndan önce kaleme…
Tam metin Otomatik metin (yapay zekâ, hatalı olabilir)
Biliyorsun ben evrenle ilgileniyorum Hans Thomas dedi. Gezegenlere ilgi duyuyorum. Özellikle de yaşam olan gezegen lere. Cevap vermedim. Onun bu konuyla ilgilendiğini ikimiz de biliyorduk. Babam devam etti. Esrarengiz bir gezegen keşfedildi bu yakınlarda biliyor musun? Birkaç milyar zeki canlı yaşıyor üstünde. İki bacakları var etrafta dolaşıp duruyor. Bir çift canlı mercekle gezegenlerini gözlüyorlar.
Bunu ilk kez duyduğumu itiraf ettim. Bu küçük gezegen karmaşık bir yol ağıyla örülü. O zeki canlılar hiç durmadan rengarenk arabalarıyla dolaşıp duruyorlar. Gerçek mi bütün bunlar? Yes sir. Üstelik bu acayip canlılar gezegenin üstünde yüzlerce katlı muazzam binalar yapmışlar. Altına da raylar üzerinde giden elektrikli araçların geçti ği upuzun tüneller açmışlar. Eminsin değil mi? diye sordum bir daha.
Evet eminim. İyi ama ben niye hiç duymadım böyle bir gezegen olduğunu? Bir kere dedi babam. Bu gezegen bulunalı henüz çok az oluyor. Bir de korkarım benden başka. Bilen yok bunu. Nerede peki bu gezegen? Babam hemen fren yapıp yol kenarında durdu. Burada dedi eliyle otomobilin ışık tablosuna vurarak. O garip gezegen burası işte. Biz de o akıllı canlılardan ikisiyiz. Şu anda kırmızı bir fiyatla gitmekteyiz.
Beni işletti diye surat astım önce. Ama sonra aslında bana üzerinde yaşadığımız kürenin ne kadar anlaşılmaz olduğunu anlatmaya çalıştığını fark edip hemen bağışladım onu. Astronomotlar üzerinde yaşam olan başka bir gezegen keşfet se herkes müthiş şaşırır. Yer yerinden oynar dedi babam son olarak. Ama kendi gezegenlerinin varlığı hiç de şaşırtmıyor onları. Sonra otomobili hareket ettirmeden uzun süre sustu.
Ben de bunu fırsat bilip ekmekten çıkan kitapçığı okumaya devam ettim. Köydeki bunca fırıncıyı birbirine karıştırmamak kolay değildi doğrusu. Ama biraz kafamı zorlayınca hatırladım. Kitabı yazan Ludwig'ti. Albert da küçük bir çocukken fırıncı Hans'ı ziyaret edişini anlatıyordu ona. Jostein Gorder'ı ilk kez Sophie'nin Dünyası adlı bu muhteş em kitabı okuyunca keşfetmiştim. Norveçli yazar felsefe tarihi üzerine bir roman yazmıştı.
Okumayanlara muhakkak tavsiye edebilirim. Belki bir başka videoda buradan da bir pasaj okuruz. Ama ondan hemen önce yazdığı İskambil Kağıtlarının Esrarı adlı bir kitaptan bugün bir bölüm okuduk. Yazar bu kitapta insanın dünyaya ve kendisine bakışını sorg uluyor. İskambil kağıtlarını kişileştiriyor. Ve bir yandan dünyada yaşamaya alışmış, böyle gelmiş, böyle gider tipi insanlarla bir yandan da görünenin ardındakini görmeye çalışan ve bazen de bunu baş arabilen jokerler arasındaki karşılıklığı sunuyor bizlere.
Kendini, içinde yaşadığı ortamı ve dünyayı sorgulamak iste yen herkese tavsiye ederim. Bu kitabı bize Instagram'dan Yağmur Albayır tavsiye etmişti . Kendisine çok teşekkür ediyor ve sizlere de bu şekilde okud uğunuz kitapların, beğendiğiniz bölümlerinin fotoğrafını çek erek, Instagram'dan "Okur musun Barış Özcan?" diyerek paylaşabile ceğinizi hatırlatarak, bir başka bölümde, bir başka kitapta tekrar buluşmak üzere.
Hoşça kalın diyorum. Altyazı M.K.