Japonya'ya Veda - VLOG 11

Japonya'ya Veda - VLOG 11

15 Nisan 2016 ·Video·12 dk YouTube'da izle →

MÜZİK Alphaville Big in Japan şarkısının Ane Brun cover'ının Andy Kidd Sunset Mix'i :)

Özet

MÜZİK Alphaville Big in Japan şarkısının Ane Brun cover'ının Andy Kidd Sunset Mix'i :)

Tam metin Otomatik metin (yapay zekâ, hatalı olabilir)

The End The End The End The End The End Maline edilmiş Balık Buharda pişmiş balığı hiç ihmal etmedim Sağlıklı yaşamını buna hoşlanıyorum Yani kahvaltı değil de sanki bir akşam yemeği menüsü gibi diyebilir miyiz? Hayır kahvaltı Neyse bu tarafta birazcık daha meyvesel şeyler var Omletçi abi bulduk Barış Oysima Nice to meet you Oysima Abi çok güzel oysima abi Çok güzel omlet yapıyor bize şimdi Otelin içerisinde harika sanat eserleri var Mesela bunun adı Roland Barthes Senfonisiymiş Nagoya'dayız ne yemeği yiyeceğiz?

Kazık Hasan Sen şimdi kendine tercüman diyorsun ya Evet Bence kart vizitine şunu da eklemelisin Ne ekliyorum? Tercüman ve fitness hocası Evet Bak bir de sloganı ne olacak Haydi haydi El hareketiyle beraber Haydi haydi Haydi haydi Tamam Bu arada mağazada gözümüzden kaçmadı yani birazdan uğrarız buraya Tadığımız bütün Japonlar burada Az önce bir dikkatini öğrenmek için sokakta çiçek satan bir kızcağızla bir soru sorduk Bakın ta nereden geliyor arkamda görüyorsunuzdur herhalde şu anda sarı koştura koştura geliyor Sağolsun çok uzaklara kadar gitti Yanında da bu konunun uzmanı birisini getirmiş Yanında da bu konunun uzmanı birisini getirmiş Yanında da bu konunun uzmanı birisini getirmiş Yanında da bu konunun uzmanı birisini getirmiş Yanında da bu konunun uzmanı birisini getirmiş Çıkarınız mı?

Çıkarınız mı? Sıkayınız mı? Teşekkürler Ben al al çok güzel Tamam şampuan Dükkanın adı ne? Haa Big Camera Haa Big Camera Yeniden birçokta bir yerine bakıp da ola gittim. Yeniden birçokta bir yerine bakıp da ola gittim. Yeniden bir yerine bakıp da ola gittim.

Bir yerine bakıp da ola gittim. Yeniden bir yerine bakıp da ola gittim.

Sigma'yı deniyorum şu anda. Sigma 19mm 2.8. 16 değil 19. Ama biraz daha ucuz. Sanki netlik konusunda biraz daha yavaş davranıyor. Japonya'ya gelip de Sony'i, Canon'u, Nikon'u üreten ülkeye gelip de burada bir fotoğrafçılıkla ilgili dükkana girmeden olmazdı. Böyle bir dükkana girip de yeni bir lens almadan da olmazdı. O yüzden kendimi tutamadım ve yeni bir lens alıyorum şimdi. Aldığım lens şu. Sold out.

Maalesef bitmiş. Haa. Yok, Japon yiyeceğiz. Japon yiyeceğiz? Evet. Teşekkür ederim. Sonuç olarak Japonya bize çubuk kullanma alışkanlığını kazandırdı mı? Yok. Hayır. Ben çubuk kullanma alışkanlığını niye kazanamıyorum? Çünkü ben suçisi sevmiyorum. Bütün sebep bu yani. Muhtemelen o. Ama benim tezim kesinlikle geçerli ya. Bu bir kuşlardan örnek alınarak yapılan bir hareket. Şöyle göstereyim.

Buyurun. Lidaz yaptık. Japonya'daki son yemeğimizi Evet. Özel bir yere getirerek Gerçekten bize bir jest yapmış oldun. Reservation yaptık. Çok çok ünlü bir yere götürdüm. Çok ünlü bir yere getirdin. Son akşam yemeği diyeceğim ama akşam değil. Görüyorsunuz gayet de gündüz. Öğle yemek. Son öğle yemeği. Evet son çünkü ben gitmedim. Peki Kazık Hasan. Handim. Kezban. Sen İstanbul'a gelince biz seni nereye götürdün?

Havuz istiyorum. Çok güzel havuz. Havuz istiyorsun. Evet. Yüzmek için. Nerede yüzdürelim demiyor. Boğaz atarız yüzlerse. Olabilir. Ama memnun kalacağım. Yemek değil. Benim olayım yemek değil diyorsun. Yüzmek. Tamam ama çok karakter çıkmak gerekiyor. Tamam. Şimdi sık sık İstanbul'a geliyorsun. Evet. İnşallah bir gelişinde bizim eve götüreceğim seni. Tamam. Tamam mı? Sen bizi kendi evine götürdün.

Tamam. Ben de seni bizim eve götüreceğim. Ve otantik Türk yemekleri yedireceğim. Yey. Tamam. En sevdiğim bir şey. Tamam. En sevdiğin şeyi yapacağız. Tamam. Bir, li, ki üç. Ooo tamam tamam. Bir, iki, üç. Bir dakika. Yalnız şimdi ben bir şey söylemek zorundayım. Gerçekten. Şimdi şuraya bakın. Bir fotoğraf makinesi burada. Bir tane şurada. Evet. Bir tane burada.

Haa. Bir tane burada. Evet. Bir tane burada. Bir de şu anda bunları çeken var. Evet. Şimdi tarihi bir an. Bundan sonra böyle Japon turistlere hani fotoğraf makin eleriyle alıp da geziyorlar demek yok. Çünkü burada hiç fotoğraf makinesiyle gezen Japon turist görmedim ama bizim her tarafımızdan fotoğraf makinesi çık ıyor. Hahaha. Değil mi biz tam Japon turist olduk yani bu durumda. Evet.

Kaç tane var bizde. Yani kaç tane her yer fotoğraf makinesi. Hahaha. Yeeyyy. En son sorprez oldu değil mi? O kadar kız koşturuyor koşturuyor demeyeceksiniz. Hahaha. Çok koşturdum. Ama bakın sonuçta çok güzel. Sonuç güzel değil mi? Sonuç güzel yani. Sonuç güzelsen her şey güzel. Rence. onia Are you Jeffing me? Yes, yes. Büyük favori oldu. Yes, yes. Biz buraya gelmeden önce ben Japonya'yı araştırdım.

Burada öğrenciler, öğretmenler dersten sonra sınıflarını kendileri mi temizliyorlar? Evet, her zaman ya. Hoca yaptırıyor. Hadi hocam diyordum. Hadi dönerdim diyordum. Hayır, dönmezsiniz diyor. Her zaman temiz yaptıktan sonra dönersiniz diyor. Ama her gün. Her gün temiz. Yarın yapalım diyor. Yok. Her gün yani. Bu kadar da çektirilmez ki öğrencilere. Evet. Ama yapıyoruz. Bu alıştırıyor ama insanları.

Alıştırıyor değil mi? Temizliği alıştırıyor. Evet. Şöyle bir şey dikkatimi çekti benim Japonya'da. Her yer çok temiz. Gerçekten çok temiz. Yani tuvaletlerin hepsi zaten elektronik. Böyle bir kullanma kılavuzu ile beraber kullanabilirsin an cak. Bir de hani o ayrı bir konu çok da temizler yani. Değil mi? Sokaklar tertemiz. Tuvaletler tertemiz. Bu da temizlik yapıyoruz. Evet şimdi tam zaman kılavuzu.

Ustanın kartını alalım da bir daha Japonya'ya geldiğimizde açmayalım yani. Hagivara desu. Hagivara. Hagivara san. Arigato. Hagivara san. Arigato. Hagivara san. Hay. Oishii. Gidiyoruz. Yedik yedik. Buraya kadar. Evet buraya kadar. Bir daha bekliyorum. Tokyo'da bu sefer. Bu sefer Tokyo'da. Evet bekliyorum. Japonya'ya kadar gelip de burada Usta Miyazaki'nin bir man gasını almamak olmazdı.

Ben de Nosika'yı görünce hemen aldım. Normalde zaten anime versiyonunu severek izliyorduk ama. Öğrendiğim kadarıyla anime versiyonu burada gördüğünüz manga versiyonunun sadece dörtte biri uzunluğundaymış. Yaklaşık 865 sayfalık bir kitap serisi bu manga serisi. Bunun yaklaşık 210 sayfalık kısmı sadece anime haline getir ilmiş. Japonya'da kitapların yazıları yukarıdan aşağıya sayfaları da bize göre sondan başa doğru gidiyor.

Bu kitap İngilizce olmasına rağmen aynı kuralla hazırlanmış . Bakın şimdi kitabın kapağından sonra şu şekilde açıyoruz. Ve birinci sayfa buradan başlıyor. Yani bize göre ters bir biçimde yerleştirilmiş. Ama yazılar İngilizce. "Mian on my naked skin passing silhouettes of strange illuminated mannequins You did what you did to me Now it's history I see Here's my comeback on the road again" "Things will happen while they can I will wait here for my man tonight It's easy when you're big in Japan" "And here's all you're missing when you're big in Japan" "Big in Japan" "The next day is a big one" "The next day is a big one" "The next day is a big one" "The next day is a big one" "The next day is a big one"