New York'ta 23 Nisan

New York'ta 23 Nisan

23 Nisan 2017 ·Video·13 dk YouTube'da izle →

~

Özet

Oğlum Sufi'yle New York'ta ilk 23 Nisan'ımızı kutluyoruz; her yıl YouTube koltuğumu Sufi'ye bıraktığım geleneği bu kez yurt dışında, okuldaki International Day eşliğinde sürdürüyoruz. Koltuğa oturan Sufi, dünyada farklı tarihlerde kutlanan çocuk günlerinin tarihçesini anlatıyor; Boston'da 'Gül Günü' olarak başlayan kutlamayı 1929'da resmi bir bayrama dönüştüren Türkiye, bu adımı atan dünyadaki ilk ülke oluyor.

Tam metin YouTube manuel altyazısı

Bu yıl 23 Nisan'ı ilk defa Türkiye dışında geçirdik. Ve sadece bir gün olarak değil, tüm nisan ayı boyunca kutladık. Sufi: I am the Turkish flag! (Ben Türk Bayrağıyım) Sufi: Baba baba baba Aylardan nisan neşe doluyor insan! Her ne kadar 23 Nisan olmasa da burada da "International Day" var. Ve biz onu 23 Nisan coşkusuyla kutlamaya hazır mıyız?

Sufi: Eveeeeeeeeeet! Bütün komşular duydu mu? Sufi: E evet galiba biraz. Evet galiba oldu biraz, Neyse. Biliyorsunuz bizde gelenek her 23 Nisan'da... büyükler kendi yerini küçüklere devrederler.

O yüzden ben de geçen yıl YouTube koltuğumu... kendi oğluma bırakmıştım. Gelenek bu yıl da sürüyor. Gel bakalım. koltuk senin. Ne istiyorsan onu söyle.

Sufi: Tamam Sufi: Tamam mı? Merhaba arkadaşlar bugün 23 Nisan. Ben de babamın koltuğuna oturdum. Yine! 10 falan kere oturcam. Bütün 23 Nisanlarda otururum belki.

Hatta bütün 23 Nisanlarda ,Bütün 23 Mayıslarda otururum. Belki her ayın 23'ünde oturabilirim. 23'ünde. Neden olmasın ki? Benim yapmam gereken şeyler var. Sokağa çıkıyorum.

Tamam mı? Bugün bayram erken kalkın çocuklar. 40 sabah erken kalk! Bu yıl ilk kutlamamamızı Sufi'nin gittiği okulda düzenlenen "International Day" yani "Uluslararası Gün"de yaptık. İşte Sufi'nin okulu. Okulda 20'den fazla ülkeden çocuk olduğu için her ülke kendisinin tanıtan bir masa oluşturdu.

Biz iki masaya zor sığdık. Bu yılın teması ülkelerin mimari özellikleriydi. International Day yani Uluslararası Gün'de her ülke her ülkenin çocuğu kendi... özelliklerini kendi güzelliklerini yansıttı. Farklı dilleri konuşan farklı renklerdeki bu çocuklar... İşte tam da bu farklılıklarıyla birbirlerine güç kattılar.

Ve bizim yıllardır Dünya'nın dört bir tarafından... davet ettiğimiz, konuk ettiğimiz çocuklarla beraber kutladığımız O 23 Nisan Çocuk Şenlikleri de bununla aynı ruhu yansıtmaz mı? Farklılıklardan güç alan, farklılıklardan öğrenen bir toplumun özelliklerini. Her yer coşku dolu bütün standları geziyoruz şu anda Sufi birazcık terledi yalnız. Nasıl çıkacaksın bu halde sahneye bilmiyorum Sufi. Sufi:Dinlenicem tabi Dinleneceksin değil mi biraz?

Sen şimdi gösteride neyi temsil ediyorsun? Sufi: Türkiye'yi!! Göster bakalım bayrağını da Dünya'da çocuk bayramı denilen kavram ilk kez... 1856 yılında... Amerika Birleşik Devletleri'nde Massachusetts Eyaletinde Boston'a yakın bir yerde... kutlanmaya başlanmış.

Önceleri buna "Gül Günü" ya da "Çiçek Pazarı" diyorlarmış. Çünkü haziran ayının 2.pazar günü kutlanıyormuş. Sonradan adını Çocuk Günü'ne, Çocuk Bayramı'na dönüştürmüşler. Tüm Dünya'da çocuklar için bir günü resmen milli bir bayram olarak ilan eden ilk ülkeyse tabi ki bizim ülkemiz. Türkiye Cumhuriyeti. 23 Nisan 1929'dan beri bunu gururla kutluyoruz.

Sufi:Şöyle oluyo burda geliyoruz ilk önce, ben ve arkadaşım bu yani Archie (sanırım, anlaşılmıyor) Üstelik Türkiye Cumhriyeti kurucusu Mustafa Kemal Atatürk bu günü sadece Türk çocuklarına değil, Tüm Dünya çocuklarına armağan etmiş. Bu etsiz köfte, bu vejeteryanlar için.Ve çok sağlıklı Bu müdürümüz. Türkiye Cumhuriyeti'nin aldığı bu kararı takiben 1950'li yıllarda Birleşmiş milletlerin tavsiye kararıyla dünyanın çeşitli ülkelerinde Çocuk Günleri kutlanmaya başlanmış Sen güzelsin. Böyle bir günde sadece çocukları hatırlamak ya da onları sevindirmek ya da onların coşkusuna katılmak yeterli değil bence. Bu konuyla ilgili dünyada ilk kez çocuk hakları konusunda yayınlananmış bir bildirge var. Bu bildirgeyi bizim ülkemiz de dahil olmak üzere pek çok ülke imzalamış durumda Ama maalesef sadece imza atmak yeterli değil.

Bu konuda toplumun her kesiminde bir bilinç bir farkındalık meydana getirmek, ve o imzaların o kuralların hayata geçirilmesine destek olmak gerekiyor. 23 Nisan kutlamaları çerçevesinde şimdi de Sufi'nin "Okuma Bayramı"nı kutlamaya gidiyoruz. Neydi? Devletşah: "Publication Party" "Publication Party"ymiş. Devletşah:Kitap yazdığı için bunu topluluğa sunacak. Sufi, evet ilk kitabını yazmış.

Bakalım nasıl okuyacak şimdi bu kitabı. Sufi'cim bu çiçek senin "Okuma Bayramı"nı mı temsil ediyor? Sufi:Galiba. Çocuk ne demek? Bunun pek çok farklı tanımı var. Psikolojik olarak, sosyolojik olarak, ya da biyolojik olarak.

Biz en kolayını seçelim ve diyelim ki.. 18 yaşından küçüklere çocuk denir. "E, o zaman ben otomatik olarak konu dışında kalıyorum." demeyin. Benim gibi 18 yaşından büyükseniz eğer. "Gerçi ben daha 18 yaşımı daha dün gibi hatırlıyorum. Yeni geçtim herhalde, çok gencim sonuçta." diye de düşünebilirsiniz.

Ve belki de aslında biz böyle günlerde çocuklarımıza bunu hatırlatmalıyız. Günlerin su gibi akıp geçtiğini, o günlerin kıymetini bilmek gerektiğini. Çocuklara çocukluklarını yaşatmalıyız böyle günlerde. Şimdi yeni bir 23 Nisan kutlamasına geldik.. Nereye? Atatürk İlk Okulun'dayız.

(Sanırım :D) Konuşmacı:Hepinize hoşgeldiniz diyor bayramınızı kutluyoruz. Belki de böyle özel günlerde çocuklarımıza çocukluklarını yaşatabilmek için elimizden geleni yapmamız gerektiğini hatırlamalıyız biz büyükler de. Yani bu gün bizim için de çok anlamlı ve çok önemli. O zaman 18 yaşından büyükler için bu günü "Çocuklarla Birlikte İçindeki Çocuğu Keşfederek Çocuksu Bir Coşkuya Kapılma Günü" olarak ilan ediyorum. Sufi: Çiçeğimi ekiyorum. Bakın çiçeğimi ekiyorum.

5 inç kazsak (yaklaşık 12cm) olur bence. İnşallah kuşlar yemezler. Bu yıl 23 Nisan'da ağaç dikiyoruz. Arkadaşlar. 5 inç oldu. İçine koyalım.

Şimdi... toprağımızla kapatacağız. Anladınız mı arkadaşlar? Dedim ya "Dünya'nın neredeyse hemen her ülkesinde öyle ya da böyle çocuk günü bir çocuk bayramı kutlanıyor." diye. Kimisi Haziranda kimisi kasım ayında kutluyor bunu. Düşünüyorum da bu tarihlerin içerisinde en güzeli, en anlamlısı bizimki galiba.

Bahar yağmurlarıyla açan çiçeklerin mevsimi. Çocukları bundan daha iyi ne sembolize edebilir ki? Bir yandan kendini yenileyen, kendini geleceğe hazırlayan doğanın uyanışınız izlerken, Bir yandan da kendi geleceğimize hazırlanmaktan o hazırlık esnasında çocuklarımıza güvenmekten başka ne yapabiliriz ki?