Sahra Çölünü Güneş Panelleriyle Kaplarsak Ne Olur?

Sahra Çölünü Güneş Panelleriyle Kaplarsak Ne Olur?

11 Haziran 2023 ·Video·13 dk YouTube'da izle →
Tam metin Otomatik metin (yapay zekâ, hatalı olabilir)

Güneş Paneli Sadece güneş enerjisiyle tüm dünyaya güç sağlamak mümkün mü ? Dev gibi bir güneş paneli yapsak? Ya da YouTube'da yüzlerce videoda önerildiği gibi sahra çöl ünü güneş panelleriyle kaplasak? Her ülke kendi topraklarının bir kısmını bu işe ayırsaydı ne olurdu? Kaliforniya, Nevada sınırındayız. Müthiş bir güneş enerjisi tarlası var. Bilmiyorum ne kadar yakalayabildi kamera ama ben hayatımda bu kadar parlak ışık görmedim.

Şu anda zaten tam öğle sıcağında ve oldukça aydınlık bir ortamda olmamıza rağmen Güneşin ışınlarını, yüzmelerini o aynalardan nasıl yansıd ığını görebiliyorsunuz ve inanılmaz bir manzara. Ben o yansıtıcı panellerin, aynaların şu anki yüzey sıcakl ığını gerçekten çok merak ediyorum. Biz insanlar enerjimiz tükenince ne yapıyoruz? En yakındaki bir sandalyeye, bir şezlonga uzanıp biraz güne şlenip dinleniyoruz.

Etrafımızda güneşle beslenen yani fotosentez yapan bitk ileri ya da onları yiyen hayvanları yiyip enerjiye dönüştür üyoruz. Yani aslında biz insanlar da güneş enerjisiyle çalışıyoruz. Ama kendi ellerimizle yaptığımız araçlar, makineler, fabrik alar, binalar, arabalar öyle değil. Onlar müthiş enerji harcıyor. Bugüne kadar harcadıkları bu enerjiyi daha çok fosil yakıt larla karşılamaya çalıştık. Ta dinozorlardan beri toprak altında biriken fosiller pet role dönüştü.

Biz de en az dinozorlar kadar büyük bir iştahla toprak alt ından çıkardığımız o kara sıvıyı tükettik. Bitkiler, hayvanlar ve hatta biz bile güneş enerjisiyle çalışırken neden acaba yukarıya bakmak yerine hep aşağıya bakmayı tercih ettik? Oysa yukarıya baksak o sonsuz enerji kaynağını bulacağız. Güneş enerjisini. Güneş'ten her saniye yayılan enerjiyi hesapladığınızda ne çıkıyor biliyor musunuz? 4 çarpı 10 üzeri 26 watt.

Trilyondan bile epeyce bir fazla sıfır demek bu. Artık adına ne deniyorsa ben de bilmiyorum. Çok yani. Ne kadar çok? 17 trilyon dünyanın enerjisini karşılayacak kadar çok. Bize onun 17 trilyonda biri bile yeter. Eğer hepsini kullanabilseydik. Çünkü güneşten çıkan bu enerjinin çoğu öylece uzay boşluğ una gidiyor. Yalnızca çok küçük bir kısmı dünyamıza ulaşıyor, düşüyor. Bu küçücük kısmı bile 44 milyon tane büyük elektrik santral inin ürettiği enerjiye eşdeğer.

Tabii bu sayıları görünce gözler hemen üzerimize altın yağ ıyormuş da biz kullanamıyormuşuz meğerse. Değil mi? Bakın güneşten korunmak için güneş kremi ve şemsiyeyi ondan faydalanmak için de güneş panellerini icat ettik. O kadar da kötü sayılmayız. Ama tek başına icat yetmiyor. Onu verimli, yaygın ve en önemlisi ekonomik hale getirmek gerekiyor. 1975'lerde watt başına 100 dolarları bulan solar panellerin fiyatı 2021 itibariyle kaça düştü dersiniz?

Hadi bir sıcak soğuk tahmin oyunu oynayalım şimdi. 50 soğuk. 20 soğuk. 5 eh işte biraz serin. Peki daha da mı düştü? Evet. 0.27 sıcak. Nasıl böyle bir spesifik sayıyı bildin ama tam olarak gerçekten de böyle. 27 cent. 75'te watt başına 100 dolar olan maliyet artık sadece 27 cent. Demek ki maliyetler konusunda şaşırtıcı bir ilerleme var. Peki ya verimlilik? İlk güneş panellerinin verimliliği %1 civarındaydı.

Yani üzerine 100 wattlık enerji düşüyor ama biz sadece 1 watt enerji üretebiliyoruz. Düşünsenize birisi size %1 verimli bir aletle geliyor ve bu fikir gelecekte dünyayı değiştirecek diyor. Gel de inan ama işte bilim ve teknoloji böyle ufak adımlar la ilerleye ilerleye bizi bu noktalara kadar getirdi. Emeklemeden koşulmuyor. Yıllar içerisinde geliştirilen farklı teknolojiler ve yönt emlerle bu değer günümüzde %15 ila %25 bandına ulaşmış durum da.

Bir taraftan maliyetler neredeyse 300 kat düştü. Öte tarafta verimlilik neredeyse 25 kat arttı. E o zaman daha ne bekliyoruz hemen sahra çölünü güneş enerj isi panelleriyle donatalım. Nasıl yapacağız abla onu be? Hatta daha da geriye gidelim. Biraz daha yukarı çıkıp güneşe yakınlaşalım. Dünyanın enerji krizini güneş enerjisiyle çözmek için bug üne kadar pek çok çılgın proje üretildi. Örneğin aya güneş paneli çiftliği kurmak gibi.

E malum ayda bir atmosfer yok. Güneş ışınları doğrudan düşüyor. Haliyle bu daha fazla enerji demek. Oradan toplayacağımız enerjiyi aydan böyle lazerlerle mik rodalgalar aracılığıyla dünyaya aktarırsak neden olmasın? Olur tabii de önce bir aya dönüp yerleşelim de sonra buna da sıra gelecek. Ya ayda vakit kaybetmeye ne gerek var? Doğrudan güneşin etrafına böyle panelleri döşeyelim gitsin. Minimum kayıpla enerjiyi yakalayıp kullanalım fikri de var.

Dyson küresi deniyor buna da. Evrenin başka bir köşesinde bunu yapabilecek derecede geliş miş başka uygarlıklar vardır belki ama bizimki henüz daha emekleme aşamasında demiştim. O yüzden bu fikirler şimdilik bilim kurgu fantezilerimizi s üslemekle kalıyor. Çok singular. Ben de engeçme. Peki ya sahra çölünü güneş panelleriyle kaplamak fikri? Asıl konumuz bu ya. Malum kuş uçmaz kervan geçmez çorak araziler bunlar.

Neredeyse hiçbir şekilde değerlendiremiyoruz oraları. E en önemli özelliği de ne? Çılgınlar gibi güneş alıyor ya. Yılın çoğu zamanı güneşli bir hava olmasının yanı sıra ekv atora da oldukça yakın. Bu harita güneş enerjisinden nerede ne kadar verim alın abileceğini gösteriyor. Kırmızılar en verimli bölgeler. Ve tabii ki sahra çölü bunlardan biri. Aslına bakarsanız tüm dünyanın enerji ihtiyacını karşılamak için yalnızca şu kadar bir alana güneş paneli kurmak yet iyor.

Hatta dünya ülkelerinin yüzde doksanı yüz ölçümlerinin y alnızca yüzde beşiyle kendisine gereken enerjiyi üretebilir. Mesela Türkiye'nin tüm enerji ihtiyacını şu kadarlık bir panelle karşılayabilmek mümkün. Ankara ve çevresinin etrafını şöyle güneş panelleriyle kap attınız mı tamam. Üstelik bu günümüzde mevcut olan, erişilebilir olan, ekonom ik olan bir çözüm. Merinlilikteki gelişmeyi ve üretimdeki ucuzlamayı hatırlay ın.

Bir beş sene sonra bu alan çok daha küçülmüş olacak. On sene sonra daha da küçülecek. Peki o zaman neden yapamıyoruz? Güneş tepede parlıyor ama burası güneş paneli olmadığı için biz yine klasik yöntemlerle fişi taktık ve şarj ediyoruz. Neden acaba? Bu videonun sponsoru Philips'in solar aydınlatma ürünleri güneş enerjisini en verimli şekilde kullanabilmek için inov atif çözümler sunuyor. Philips'in kurulumu kolay, enerji açısından verimli ve ek onomik olarak tasarladığı güneş enerjili projektör ve duvar lambası gibi ürünlerinde kullanılan teknoloji sürdürülebilir, etkili ve yaşanabilir şehirler yaratabilme potansiyeline sahip.

Güvenilir bir solar LED aydınlatma sistemi, LED çipleri, optikler, ısı yönetimi, muhafaza ve sürücü gibi bileşenler le iyi tasarlanmış bir LED armatür, fotovoltaik panel, pil, şarj kontrol cihazı, konektörler ve gömülü yazılımdan oluşur. Yani bütün parçalarının toplamından daha büyüktür. Gündüz güneş parladığında solar panel güneş enerjisini elektrik enerjisine çevirir ve bataryada depolar. Gece boyunca LED armatüre güç sağlamak için elektrik enerj isi açığa çıkar ve batarya boşaltılır.

Tüketiciye hizmet eden solar ürünlerin yanı sıra endüstriy el ürünlerde sistem tasarımı doğru yapıldığında bir günde to planan güneş enerjisini 3 gece boyunca kullanabilirsiniz. Sokak ve dış mekanların estetiğini iyileştirirken aynı zam anda çevredeki alanları zarif bir biçimde aydınlatmak için kullanılabilecek bu aydınlatma ürünlerini tüm Türkiye'deki Philips yetkili bayiler ve seçkin elektrik çiler de bulabilirsiniz.

Ayrıca açıklamalar bölümündeki bağlantıyı kullanarak yönl endireceğimiz e-ticaret sitesinden Haziran ayı boyunca sınırlı sayıda üründe %15 indirim fırs atını yakalayabilirsiniz. Güneş panellerinden en çok verim alınabilecek yer tabi ki uzay. Uzaydaki araçlarda güneş panelleri ana enerji kaynağı olarak değerlendirilebiliyor. Enerjinin sadece toplanması yetmiyor bir de taşınması gerekiyor ve öyle kamyonlarla tırlarla filan onlara yükley ip götürebileceğiniz bir şey değil.

Son teknoloji çok masraflı devasa kablolara ihtiyacımız var . Çünkü yolda da bir miktar enerji kayboluyor. Öyle alelade bir kablo kullanamıyoruz. Ayrıca bazı bölgeler güvenlik açısından tehdit oluşturuyor. Bununla da kalmıyor bir yandan çevresel ve ekolojik problem ler de var. Mars aracı Opportunity'nin başına gelenleri belki hatırlars ınız. Mars'ın o meşhur toz fırtınalarının birinin ardından güneş panellerinin üzeri kaplanınca çalışamaz hale gelmişti.

Sahra çölünü düşünecek olursak bir de oraya kuracağımız bu panelleri temiz tutmak lazım. Onları temizlemek için de su gerekiyor. Hadi bakalım şimdi çık işin içinden. Enerji üreteceğiz derken çölde su harcar hale geldik. E bununla da kalmıyor. Doğası gereği güneş panelleri güneş ışınlarını soğurucu öz elliğe sahip. Oysa ki kum güneş ışığının kayda değer bir kısmını geri y ansıtıyor. Yansıyamayan emilen bu ışınlar ne oluyor?

Isıya dönüşüyor. Böylesine büyük bir şey yaparsak oranın yerel iklimini değiştiririz. Böyle bir değişim sadece sahra çölünü değil tüm dünyayı etk iler. Her şey birbirine bağlı. Sahra çölünden havalanan toz bulutları ta Amerika'ya kadar taşınıyor. Alplerin nüfusunda patlamalara neden oluyor. Gerçi bazı modeller sahra çölünün bu denli büyük bir güneş paneli projesi yapılırsa eğer onun sonrasında verimli top raklara dönüşebileceğini ve belki de tekrardan yemyeşil bir yer haline gelebileceğini söylüyor.

Fakat bu bile endişe verici çünkü orası bir çöl olarak düny anın geri kalanına olumlu katkılar yapıyor şu anda. Böyle bir değişikliğin dünyanın geri kalanındaki dinamik leri nasıl değiştireceğini sonra bunun tekrar oraya yani sah ra çölüne nasıl yansıyacağını şu anki bilgimizle kestirebil memiz imkansız gibi. Fakat başka çözümler var. Her tarafı böylesine güneş panelleri ile donatmak yerine aynı güneş enerjisini alıp tek bir noktaya odaklasak yani problem olan ısınma sorununu avantaja çevirmek.

Bu videonun başında size gösterdiğim bu kule bunu yapıyor. Etrafındaki birçok ayna güneşten gelen ışığı alıp kulenin tepesinde odaklıyor. Buradan elde edilen ısı enerjisi de elektrik enerjisine çev riliyor. Böylelikle güneş panellerinin ısınarak iklimi etkileme problemi bir nevi çözülmüş oluyor. Kulağa ilk duyuşta böyle pek havalı ve çok güzel gibi gelse de bu konsantre güneş enerjisi kuleleri ekonomik nedenlerle ne yazık ki pek de verimli hale hala gelemedi.

Güneş panellerindeki ucuzlamayı hatırlayın. O kadar ucuzladık ki hakikaten bu tür bir projenin sürdürü lebilirliği onun yanında çok daha pahalı hale geldi. Peki tüm bunlar bize ne söylüyor? Hani toprağın altına bakıp duruyoruz dedik oradan çıkartt ığımız fosil yakıtlar, kömürler bunların zararlarını keşfet memiz, bununla birlikte çok daha iyi çözümler olduğunu fark etmemiz. %1'lerden başlayan ve alınamayacak kadar pahalı olan bir teknolojinin %20-25 gibi bir verimlilikle artık oradan buradan alınabilir hale gelmiş olması.

%50'lere yaklaşan bazı rekorlar kırılması hatta. Bilim, teknoloji ilerliyor. Dün kulağa inandırıcı bile gelmeyen bazı fikirler bugün hay ata geçirilip tarihi değiştiriyor. E bize de tüm bunları erkenden bilip kıymetini fark edip bir an önce uygulamaya başlamak düşüyor. Altyazı M.K.