Türkiye Adındaki Büyük İnsan

Türkiye Adındaki Büyük İnsan

17 Temmuz 2016 ·Video·3 dk YouTube'da izle →

Bir yılı aşkın bir süredir her Pazar sizlerin karşısına geçip sanat, tasarım ve teknoloji hikayeleri anlatmaya çalışıyorum ve mümkün olduğu kadar bunların dışına çıkmamaya gayret gösteriyorum. Bu…

Özet

Bir yılı aşkın bir süredir her Pazar sizlerin karşısına geçip sanat, tasarım ve teknoloji hikayeleri anlatmaya çalışıyorum ve mümkün olduğu kadar bunların dışına çıkmamaya gayret gösteriyorum. Bu…

Tam metin Otomatik metin (yapay zekâ, hatalı olabilir)

Bir yılı aşkın bir süredir her pazar sizlerin karşısına geç ip sanat, tasarım ve teknoloji hikayeleri anlatmaya çalış ıyorum ve mümkün olduğu kadar da bu konuların dışına çıkmamaya gayret gösteriyorum. Bu pazarda aynı şeyi yapacaktım. Dünyayı bir anda saran Pokemon çılgınlığından söz edecektim . Şimdi bu fikir ne kadar da uzakta gözüküyor gözüme. Asıl çılgınlığın ne olduğunu gördük. İçinde bulunduğumuz bu olağanüstü özel durum nedeniyle aslında her zaman ihtiyaç duyduğumuz bu sanat, tasarım ve teknoloji gibi kavramlardan bahsetmek yerine bunlardan çok daha önemli başka bir hikaye anlatmak istiyorum.

Şu anda pazar sabahı saat 9.11 ve ben size Türkiye'nin 11 E ylülünden bahsetmek istiyorum. Bir insanın hayatında çok zor geçen günler vardır. İşte bizler de öyle günlerden geçiyoruz. Zaten bir insan dedim ya, Türkiye'yi de hep büyük bir ins ana benzetmişimdir. Tek bir vücuttan oluşan, dimdik, ayakta duran. Bu büyük insanın yıllardır başına gelmeyen kalmadı. Bir yandan içindeki hastalıklarla boğuşurken, bir yandan da önüne çıkan engelleri aşmaya çalıştı.

Ama 15 Temmuz 2016 gecesi yaşananlar belki de tüm bunların en kötüsüydü. Kalbine, onu yöneten birime bir hançer saplandı. Sonra bir daha ve bir kere daha gözlerimizin önünde. Ama çok şükür ki Türkiye adındaki bu büyük insanın o hançer saplanan kalbi korkusuzdu. Çünkü en sevdiği şiiri onun kulağına hep şu kelimeyi fısıld ayarak başlardı: Korkma! O yüzden korkmadım. O yüzden korkmamalıyız. Umudumuzu kaybetmemeliyiz.

Çünkü bu vücut yüzlerce yıldır sürekli darbe ala ala yara bere içinde kalsa da yüreği hala sapasağlam. Çünkü Türkiye adındaki bu insan benden de, senden de, hep imizden de daha büyük, kendi ayakları üstünde özgür ve ahlak lı durabilmek için yürümeye devam edecek. Çünkü ilkeler bir kere doğdu mu bir daha yok olmazlar. Ve bu ülke ilkeler üzerinde doğdu. Ve ilkeler üzerinde yaşamaya devam edecek. O yüzden korkma.

Çünkü sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak. Altyazı M.K.