Uçurtma Avcısı - OKU
Vikipedi'den: Uçurtma Avcısı (orj.:The Kite Runner) Afganistan doğumlu Amerikalı yazar Halit Hüseyni'nin (Khaled Hosseini) ilk romanı. 2003 yılında yayınlanan kitap bir Afgan tarafından İngilizce…
Vikipedi'den: Uçurtma Avcısı (orj.:The Kite Runner) Afganistan doğumlu Amerikalı yazar Halit Hüseyni'nin (Khaled Hosseini) ilk romanı. 2003 yılında yayınlanan kitap bir Afgan tarafından İngilizce…
Uçurtma Avcısı - OKU
Okuduğum bölüm bir Afgan tarafından İngilizce yazılmış bir ilk roman olma özelliğini taşıyan “Uçurtma Avcısı”ndandı. Bu roman Afganistan doğumlu Amerikalı yazar Halit Hüseyni tarafından yazılmış. Dünyanın en tehlikeli yerlerinden biri olarak kabul edilen Afganistan’ın başkenti Kabil’in Vezir Ekber Han bölgesinde yaşayan bir Peştun olan Emir adında bir çocuğun hikayesi. Hikayenin bu baş kahramanı Emir annesini 1963 yılında doğumu sırasında kaybetmiştir. Daha sonra ABD'ye gider. Oranın yeni kültürüne uyum problemleri yaşar. Çocukluk arkadaşı Hasan ile aralarında geçenler ve bunun Emir üzerindeki sosyal ve psikolojik etkileri anlatılır. Her ikisi de Afganistan’lı olsa da etnik kökenleri farklı iki çocuktur Hasan ve Emir. Emir daha önce de söylediğim gibi Peştun’dur. Peştunlar, Afganistan'ın güneydoğusu ile Pakistan'ın kuzeydoğusunda yaşayan İranlı bir ulustur ve Afganistan nüfusunun çoğunluğunu oluştururlar. Oysa arkadaşı Hasan Hazara kökenlidir. Hazaralar, Afganistan nüfusunun yaklaşık %9'unu oluşturan azınlık bir halktır ve kökenlerinin Cengiz Han döneminde bölgeye gelen Moğollara dayandığı sanılmaktadır. Bu iki çocuk arasındaki ilişkilerde etnik kimliklerinin etkileri de anlatılır romanda.
Romanın yazarı Hüseyni de tıpkı romanının kahramanı Emir gibi Afganistan Kabil doğumludur. Bu bölgelerde etnik kimlikler ne kadar da çok ve çeşitli dikkatinizi çekti mi bilemiyorum ama ilginç olan yazar da Tacik asıllıdır. 1965 yılında doğduğunda Afganistan’da monarşi vardır. Yazarın ailesi o henüz daha 5 yaşındayken İran'a yerleşir. 3 yıl sonra da Kabil'e geri döner. Ailenin Afganistan'a dönmesinin ardından birkaç ay sonra 17 Temmuz 1973’te 40 yıllık Afgan lider Zahir Şah’ın kayınbiraderi bir darbeyle monarşiyi devirerek cumhuriyet ilan eder. Ama bundan sonra da komünist baskı başlar. Bunun üzerine aile 1976’da önce Paris’e sonra da 1980’de ABD’ye taşınır. Bütün bunları anlatma sebebim her ne kadar kurgusal bir eser olsa da Uçurtma Avcısı romanında yazarın hayatına, bu göç dolu yaşamına ilişkin pek çok etkiyi görmüş olmam.
Kitaptan uyarlanan bir film de var. Marc Forster'ın yönettiği 2007 yapımı bir film bu. Romantik dram kategorisinde çekilen bu filmi de izleyebilirsiniz.
Kitabı tavsiye eden “arifbsrn”
Tam metin Otomatik metin (yapay zekâ, hatalı olabilir)
Ne demek istediğimi anlıyor musun? Hayır, baba can dedim, anlamak için kendimi umutsuzca zor layarak. Onu bir kez daha hüsrana uğratmak istemiyordum. Baba sabırsızca içini çekti. Bu da canımı acıttı çünkü sabırsız biri değildi. Eve hava karardıktan çok sonra döndüğü, akşam yemeğini tek başıma yediğim günleri anımsadım. Ali'ye babanın nerede olduğunu, eve ne zaman geleceğini sor ardım. Oysa inşaat alanında olduğunu, şunu ya da bunu denetlediğ ini çok iyi bilirdim.
Buysa sabır isterdi değil mi? Uğruna yetimhane yaptırdığı çocuklardan daha şimdiden nef ret ediyordum. Bazen keşke ana babalarıyla birlikte ölselerdi derdim. Bir insanı öldürdüğün zaman bir yaşamı çalmış olursun dedi baba. Karısının elinden bir kocayı, çocuklarından bir babayı al mış olursun. Yalan söylediğinde birinin gerçeğe ulaşma hakkını çalarsın. Hile yaptığın, birini aldattığın zaman doğruluğu, haklılığı çalmış olursun.
Anlıyor musun? Anlıyordum. Baba 6 yaşındayken bir gece yarısı büyük babamın evine hırs ız girmiş. Saygın bir yargıç olan büyük babam adamın karşısına dikil miş ama hırsız onu boğazından bıçaklayıp oracıkta öldürmüş. Ve babadan babasını çalmış. Kent halkı katili ertesi gün daha öğleye kalmadan yakalamış . Adamın Kunduz yöresinden gelen serserinin teki olduğu anlaş ılmış. Onu bir meşe dalına astıklarında ikindi namazına daha iki saat varmış.
Okuduğum bölüm bir Afgan tarafından İngilizce yazılmış bir ilk roman olma özelliğini taşıyan Uçurtma Avcısındandı. Bu roman Afganistan doğumlu Amerikalı yazar Halit Hüseyin'i tarafından yazılmış ve dünyanın en tehlikeli yerlerinden biri olarak kabul edilen Afganistan'ın başkentte Kabil'in V ezir Ekber Han bölgesinde yaşayan bir peştun olan Emir ad ında bir çocuğun hikayesini anlatıyor. Hikayenin bu baş kahramanı Emir, annesini 1963 yılında doğ umu sırasında kaybediyor ve daha sonra Amerika Birleşik Dev letleri'ne gidiyor.
Oranın yeni kültürüne uyum problemleri yaşıyor. Çocukluk arkadaşı Hasan'la aralarında geçenler ve bunun Emir üzerindeki sosyal ve psikolojik etkileri anlatılıyor romanda. Her ikisi de Afganistan'da olsa da etnik kökenleri farklı iki çocuk Hasan'la Emir. Emir daha önce söylediğim gibi bir peştun ve peştunlar Af ganistan'ın güneydoğusuyla Pakistan'ın kuzeydoğu bölgesinde yaşayan İranlı bir ulus. Ve Afganistan nüfusunun da çoğunluğunu oluşturuyor etnik kö ken olarak.
Oysa Emir'in arkadaşı Hasan Hazara kökenli. Hazaralar azınlık Afganistan nüfusunun yaklaşık %9'unu oluş turuyor. Ve kökenlerinin ta Cengiz Han döneminde bölgeye gelen Moğ ollara dayandığı sanılıyor. İşte bu iki çocuk arasındaki ilişkilerde etnik kimlikler inin etkileri de yansıtılmaya çalışılıyor bu romanda. Romanın yazarı Hüseyin'i de tıpkı yazdığı romanın kahramanı Emir gibi Afganistan Kabil doğumlu olan birisi.
Bu bölgelerde etnik kimlikler çok ve birbirlerini gerçekten de etkiliyor. Çok çeşitli. İlginç olan yazarın da etnik kimliği yazdığı kitabın kahram anlarından tamamen farklı. Tacik asıllı. 1965 yılında doğuyor. Ve o doğduğu sırada Afganistan'da monarşi var. Ailesi o henüz 5 yaşındayken İran'a yerleşiyor. Sonra 3 yıl geçiyor ve tekrar Kabil'e geri dönüyor. Döndükten birkaç ay sonra da 17 Temmuz 1973'te 40 yıllık monarşik Afgan lider Zahir Şah'ın kayınbiraderi bir darbe yapıyor ve monarşiyi devirerek Cumhuriyeti ilan ediyor.
Ama bundan sonra da Sovyetlerin etkisiyle orada komünist bir baskı başlıyor. Bunun üzerine aile tekrar taşınıyor. 1976'da önce Paris'e gidiyorlar. 1980'de de Amerika Birleşik Devletleri'ne. Bütün bunları anlatma sebebimse her ne kadar kurgusal bir eser olsa da bu uçurtma avcısı romanında yazarın hayatına yani bu göç dolu yaşamına ilişkin pek çok etkiyi görmüş ol man. Bu arada kitaptan uyarlanan bir film de var.
Mark Foster tarafından yönetilen 2007 yapımı bir film bu. Romantik dram kategorisinde türünde. Onu da izleyebilirsiniz. Tavsiye ederim. Bize bu kitabı instagramdan tavsiye eden kişi Arif.bsrn san ırım Arif Başaran gibi bir ismi var. Kendisine bu dostluğumuza çok teşekkür ediyorum. Ve hemen hatırlatıyorum sizler de böyle sevdiğiniz kitaplar ın beğendiğiniz bölümlerinin fotoğrafını çekip İnstagramdan okur musun barış özcan yazarak paylaşabil irsiniz.
Ben de bunların içinden seçtiklerimi bu şekilde bir videoya dönüştürebilirim. Ve bir başka videoda tekrar görüşebiliriz. Altyazı M.K.