10 Oca 2016 ·Tasarım ·560 kelime

İçinde her şey olan bir resim

İçinde her şey olan bir resim
YouTube'da izle →

Evinizin, odanızın duvarına sadece tek bir resim asmak durumunda kalsaydınız, nasıl bir resim seçerdiniz? Bu soru uzun zamandır zihnimi meşgul ediyordu. Geçenlerde kendi cevabımı galiba buldum.


Baktıkça bana ilham veren görselleri hep sevmişimdir. Geçenlerde bulduğum ve duvarıma asmak istediğim resim tam da böyle. İlham verici. Neden biliyor musunuz? Çünkü içinde her şey var. Her şey derken, gerçekten her şey. 13.8 milyar yaşında olduğu tahmin edilen evrendeki her şey. Dünya, güneş sistemi, yıldızlar, galaksiler, gök adalar. Bugüne kadar insanoğlunun gördüğü her şeyin bir araya toplandığı bir resim.

Bu da hemen aklıma dünyanın en iyi film açılış sahnelerinden birini getirdi. Filmlerde sahneler genellikle olayların geçtiği mekanı ve zamanı göstererek başlar. Bu filmde de böyle. Olaylar işte tam burada başlıyor. Bu gördüğünüz yerde. Yoksa bu duyduğunuz yerde mi demeliydim? Çünkü evreni gerçekten görebilmek için ona sadece bakmak yetmez. Aynı zamanda onu dinlemelisiniz. Duyduğunuz gürültü ve müzikten de anlayacağınız üzere modern zamanlardayız. Şimdi yavaş yavaş uzaklaşmaya başlıyoruz. Mesafeler arttıkça daha eski zamanlarda çıkarttığımız sesleri de işitiyoruz. Sadece mekanda değil zamanda da geriye doğru gidiyoruz. Contact - Mesaj filminin açılış sahnesi biraz uzun bir uzay/zaman yolculuğu olacağı için biz bu arada resmimize geri dönelim.

Resmin hikayesi şöyle. Pablo Carlos Budassi adında bir müzisyen, oğlunun doğum günü için ona kağıttan hexaflexagon hazırlamaya çalışırken aklına bir fikir gelmiş. Kozmosun logaritmik bir çizimini yapma fikri. Hemen konuyla ilgili araştırmalara girişmiş ve Princeton Üniversitesi'nden bulduğu haritalarla NASA'nın uzay fotoğraflarını birleştirmeye başlamış ve ortaya işte bu resim çıkmış.

Bugüne kadar uzayla ilgili pek çok çizim, resim ya da fotoğraf görmüştüm ama bu yeni resimde ilgimi çeken şey ölçeğinin lineer değil logaritmik olması. Bu sayede evrenin tüm fotoğraflarını tek bir yere toplayıp gösterebilmek mümkün olmuş. Tam ortasındaki başlangıç noktası güneş. Onun etrafında gezegenler ve tabiki dünyamız var. Resmin merkezinden uzaklaştıkça daha uzaktaki gök cisimlerini görmeye başlıyoruz. Samanyolu galaksisi, Andromeda ve diğer galaksiler. Burada gördüğünüz her ışıklı nokta zamanda ve mekanda açılmış delikler gibi bize bakıyor. Bunlar insan gözüyle görülen tüm ışıkların tamamı. Daha büyük bir fotoğraf bulamazsınız. Kenarlarında büyük patlama Big Bang'den kalan kozmik mikrodalga arka plan ışıması bile resmedilmiş.

"Büyük resmi görmek" diye bir tabir vardır ya alın size büyük resim! Şimdi resme biraz daha uzaktan bakın, başka ne görüyorsunuz? Siz onu düşünürken ben de size ipucu vermek için Contact filminin açılış sahnesine geri döneyim.

Dünyadan o kadar uzaklaştık ki çıkarttığımız gürültüyü artık duyamıyoruz. Daha doğrusu tarihte o kadar geriye gittik ki gürültü çıkartamadığımız zamanlardayız. Buralarda mutlak bir sessizlik hakim. Etrafta yüz milyarlarca yıldızdan oluşan yüz milyarlarca galaksi var. Işıktan bile hızlı hareket ediyoruz. Ama bir dakika. Işıktan daha hızlı gidebilmek mümkün mü? Ondan daha hızlı hareket edebilen şey, düşüncelerimiz olabilir mi? Bu kadar büyük bir evrende, bu kadar eski zamanlara fiziksel olarak gidemeyiz belki ama hayal edebiliriz. Bütün bu ışıklar, onu akledebilen bir beyne bağlı gözün içindeki bir yansıma neden olmasın?

Kozmos çok büyük, adeta uçsuz bucaksız bir sonsuzluk. Ama bir yandan da bu küçük kızın kafasına sığabiliyor. Çünkü o düşünebiliyor, görebiliyor.

Koca bir evrenin içinde insan ve insanın içinde koca bir evren! İşte tam da bu yüzden bulduğum resmi çok sevdim. Size izlettiğim açılış sekansını tek bir kareye sığdırdığı için. Görmeyi bilen bir gözle baktığınızda kocaman bir gözü andırdığı için.

Evimin, odamın duvarına, hatta tavanına sadece tek bir resim asmak durumunda kalsaydım o resim bu olurdu. Ona baktığımda tüm bir evreni görürdüm. O da bana baktığında içine koskoca bir evren sığmış olan gözümü...

RESMİ İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN.