Yeniden kreatif olmak için ne yapmak gerek? Noktaları birleştirin!
Türk Dil Kurumu’na göre “kreatif” kelimesi İngilizce’den dilimize geçmiştir ve “yaratıcı” demektir. 1. Yaratma yeteneği olan. 2. Zekâ, düşünce ve hayal gücünden yararlanarak görülmeyen yeni bir şey ortaya koyan, yapan.
Özellikle bu ikinci tanımı çok seviyorum. Biraz daha ileri giderek diyorum ki yaratıcılık dediğimiz şey eski fikirler üzerinde yeni bağlantılar yapmaktır. Önceden var olan iki fikri, önceden var olmayan bir şekilde biraraya getirmek. Yani kreatif olmak, yaratıcı düşünmek, bir fikri ilk kez bulmak anlamına gelmiyor. Fikir noktalarını birleştirip yeni bir anlam ortaya koymak anlamına geliyor.
Neden böyle bir konu seçtim biliyor musunuz? Teknolojinin, yapay zekanın belki de robotların dünyamıza çok daha fazla hakim olacağı yakın gelecekte bizi biz yapan bu yeteneğe her zamankinden daha çok ihtiyaç duyacağımız için. 2020 yılında en çok aranan yeteneklerden biri “kreativite” olacak.
Peki kreatif bir insan olmak için ne yapmak gerek? Bu soruya soruyla cevap vereyim. Kreatif insan deyince aklınızda nasıl bir şey canlanıyor? Benim aklımda şöyle bir şey var: 5 yaşındaki çocuklar. Kreativite doğuştan istisnasız herkese verilen bir yetenektir ve fakat bazılarımız bu yeteneği hızla kaybeder, unutur. Yani doğru soru yeniden kreatif olmak için ne yapmak gerek? Çünkü tüm çocuklar ressamdır, müzisyendir, tasarımcıdır. Doğduğu dünyada bir sürü fikir görür ve bunları daha önce hiç kimsenin bilmediği bir şekilde korkusuzca birleştirir. Ama büyüdükçe “o öyle olmaz, bu böyle yapılmaz, saçmalama!” telkinleriyle içindeki yeteneği toprağa gömer. Noktaları görür ama birleştiremez. Dış etkilere, söylenenlere, herşeye rağmen vazgeçmeyen bir grup çocuk büyür ve sanatçı olur. Birleştirdiği noktalar da sanat eserlerine dönüşür.
Hiç inandırıcı gelmedi değil mi? O zaman size bir hikaye anlatayım. NASA dünyanın en inovatif beyinlerini seçebilmek için bir yöntem ararken Dr. George Land diye birisine geliyor ve diyor ki biz ne yapalım, nasıl bir test uygulayalım da bunları seçelim? Dr. George “kreativite testi” konusunda araştırmalar yapmaya başlıyor ve nihayet bir test hazırlıyor. Sonra da bunu farklı yaşlardaki gruplar üzerinde uyguluyor. Açıkçası bu testten çok sonuçları benim ilgimi çekti.
Yaşları ortalama 30 olan yetişkinlerden sadece %2’sinin hayal gücü, yaratıcılığı üst düzeyde. 280000 kişide uygulanmış bu test ve sadece %2’si kreatif çıkmış. 15 yaşındakilere uygulandığında sonuç %12 olmuş. Sonra neden olmasın ki demişler ve 10 yaşındaki çocuklara testi yapmışlar, sonuç %30. Yani 10 yaşındaki her üç çocuktan biri kreatif. Dikkat, bu test NASA’nın işe alacağı mühendisleri ve bilim insanlarını seçebilmek için hazırlattığı bir test ve sonuçlar yaş küçüldükçe daha da iyi çıkıyor. En sonunda battı balık yan gider, bir de bunu 5 yaşındaki çocuklara uygulayalım deyip bu testi yapmışlar. Sizce sonuç ne olmuş? Biraz düşünün bakalım. Hazır mısınız? 5 yaşındaki çocukların içinde kreatif bir zekaya sahip olanların oranı tam %98 çıkmış. Bir dahaki sefere küçük kardeşiniz ya da çocuğunuz “ben astronot olmak istiyorum” derse “tabi tabi ben de itfaiyeci olmak istiyordum” deyip geçiştirmeyin çünkü o çocuğun NASA’nın testinden başarıyla geçme ihtimali sizden daha fazla.
Peki ne yapacağız? Özellikle benim gibi yaşını başını almış dostlarıma ya da genç delikanlı arkadaşlarıma ya da çocukluktan ergenliğe geçmiş olan kardeşlerime sesleniyorum. Bir zamanlar toprağa gömdüğümüz o kreatif yeteneklerimizi nasıl tekrar ortaya çıkartacağız? Altın madeni gibi değerli olan kreativiteyi toprağın derinliklerinden çıkartabilmek için önce pislikle, toz toprakla uğraşmak gerekiyor. Buna hazır olun. Kirleneceksiniz. Bol miktarda çöp üreteceksiniz. Çöp gibi çizimler yapacaksınız, kimsenin okumaya tenezzül etmeyeceği yazılar yazacaksınız, belki çok amatör videolar çekeceksiniz ya da müzik yerine gürültü besteleyeceksiniz. Ama bir şeyler yapacaksınız. Muhtemelen kötü olacak ilk yaptıklarınız. Kimseye kulak asmayıp devam edeceksiniz. Toz, toprak bile olsa bir şeyler üretmeye. En sonunda bir de bakacaksınız ki ürettiğiniz toprak yığını içerisinde parlayan bir şey var. İşte o şey kreatif yeteneklerinizi, sizi siz yapan şeyleri kullanarak ortaya çıktığı için “altın” değerinde.
Yeniden kreatif olmak için ilk olarak her ne olursa olsun bir şeyler yapmaya başlayın.
Kreatif düşünmek ve yaratıcı fikirler üretmek için ilham perisini beklememek lazım. Çünkü o peri sadece çalışanların kulağına bir şeyler fısıldar. Kreativite bir anda aklınıza gelen fikirlerden ibaret değildir, bir süreçtir. Hayalgücüne hayran kaldığınız, yaratıcı olduğunu düşündüğünüz insanların hayatlarına şöyle bir yakından bakın. Hiçbiri tesadüfen ve bir anda üretim yapmamıştır. Yıllarca düzenli olarak çalıştıktan sonra ortaya bir şeyler çıkarır.
Yeniden kreatif olmak için sabırlı olun. Hele öyle banyoya girip “Eureka!” diye bağıracağınız o anı hiç beklemeyin.
Küçük de olsa bir adım atın. Hemen, şimdi. Kötü bir adım olsun bu. Hatta attıktan sonra yalpalamanıza ve düşmenize sebep olsun. Ama onu atın. Adımınızı tamamlayın. Başladığınız işi bitirin. Dediğim gibi bitirdiğiniz iş size çöp gibi görünebilir. Muhtemelen de öyledir. Ama hiç yeni çizdiği bir resmi size gururla gösteren bir çocuğu görmediniz mi? Çöp adamlarla dolu gibi görünüyor olabilir ama onun dipdiri hayalgücünde koskoca bir dünyayı resmetmiştir. En önemlisi başladığı işi bitirmiştir. Ve bunu herkese göstermekten hiç çekinmez. İşte bu kadar cesur olmak lazım. Korkusuzca bitirdiğiniz o işi herkesle paylaşmaktan çekinmeyin. Bunun için iyi ki sosyal medya var. Artık herkese uygun bir mecra bulunabilir: Yazı yazanlara, tasarım yapanlara, müzik besteleyenlere, fotoğraf çekenlere. Kendinize uygun bir köşe bulun ve orada üretip, paylaşın.
Yeniden kreatif olmak için üçüncü tavsiyem küçük adımlarla başlayıp, başladığınız işi bitirin ve sonra herkesle paylaşın.
Koyduğunuz tüm noktalar bir gün birleşecek ve o zaman kaybettiğiniz kreatif ruhu tekrar bulmuş olacaksınız. Noktaları birleştirdiğinizde hayalgücünün bilgiden daha önemli olduğunu söyleyen birine rastlayacaksınız ki o kişi çok doğru söylüyor.
Yeniden kreatif olmak için noktaları birleştirin dedim ve üç küçük öneri verdim ya. Son bir şey daha.
Sunumlarını hep “son bir şey daha” diyerek bitiren birinden bir tavsiye. Teknoloji dünyasında yaratıcılık deyince ilk akla gelen isimlerden olan Steve Jobs, bir konuşmasında şunları söylemişti: “İleriye bakarak, yaşamınızın noktalarını birleştiremezsiniz. O noktaları ancak, geriye baktığınızda birleştirebilirsiniz. Bu yüzden, noktaların gelecekte bir biçimde birleşeceğine inanmanız şimdiden gerekir. Bir şeylere inanmak, güvenmek zorundasınız. Kadere, yaşama, karmaya, her neye olursa, bir şeye kesinlikle inanmalısınız. Bu yaklaşımım beni hiçbir zaman düş kırıklığına uğratmadı; yaşamımdaki tüm farklılıklar, bu inançlarım nedeniyle gerçekleşti.”