Sherlock - İZLE
Sherlock, Sir Arthur Conan Doyle'ın hikayelerinden uyarlana bir televizyon dizisi. Romanlar ve hikayelerden farklı olarak 2000'li yıllarda geçiyor. Sherlock Holmes'u Benedict Cumberbatch oynarken…
Sherlock, Sir Arthur Conan Doyle'ın hikayelerinden uyarlana bir televizyon dizisi. Romanlar ve hikayelerden farklı olarak 2000'li yıllarda geçiyor. Sherlock Holmes'u Benedict Cumberbatch oynarken…
Sherlock - İZLE
Dünyanın gelmiş geçmiş en ünlü dedektifi Sherlock Holmes’u tanımayan, bilmeyen yoktur herhalde. Yardımcısı Dr. Watson’la birlikte 4 roman ve 56 hikaye boyunca yaşadıkları maceralar defalarca sinemaya ve televizyona uyarlandı. Ama bana göre hiçbirisi onun BBC tarafından yapılan modernize edilmiş bu versiyonu kadar başarılı olamadı.
Şimdi önce kısa bir açıklama. Bu videoda diziye ait hiç spoiler vermeyeceğim, dizideki hikayeler hakkında ipucu içerebilecek alıntılardan da kaçınacağım. Daha çok genel bir tanıtım yapıp karakterler üzerinde durmayı düşünüyorum. Diziden göstereceğim parçalar da bunlara ilişkin olacak, yoksa hikayelerin seyir zevkini kaçıracak ayrıntılar içermeyecek. Dolayısıyla diziyi izlemeyenler dahil herkes sonuna kadar bu videoda kalabilir.
Öncelikle bu TV’de yayınlanan bir dizi gibi görünebilir ama daha çok seri halde çekilip gösterilen sinema filmleri gibi algılanmalı. Çünkü 2010’dan beri sadece 10 bölüm yayınlandı ve her bölüm yaklaşık 90 dakika uzunluğunda. Dizinin yapımcılarına neden bir sezonda daha çok bölüm yayınlamıyorsunuz diye sorduklarında onlar da aynı şeyi söylemişler: bir film kalitesinde çekebilmek için çok çaba sarf ediyoruz ve bu şekilde ancak yılda 3 tane çıkabiliyor demişler. Demişler de yılda 3 tane bile çıkamıyor 2010’dan 2016’ya 6 yılda toplam 10 bölüm!
Bir film ya da dizi elbette büyük bir takım oyunu olarak ortaya çıkıyor ama bu takımı idare eden bazı zekalar da var. Bu dizinin arkasındaki zeka, onun yazarı olan Steven Moffat. Daha önce bir başka başarılı dizi olan Dr. Who’nun da pek çok bölümünü yazmış olan bir senarist. İşte Moffat Sir Arthur Conan Doyle’un yazdığı Sherlock hikayelerine öylesine bir tazelik getirmiş ki izlerken bir yandan 19. yüzyılda geçen klasik dedektiflik hikayelerindeki tadı alırken bir yandan günümüzün modern dünyasını kokluyoruz, bütün olayları burada kendi dünyamızda yaşıyoruz.
Tabi bunları bize yaşatan oyuncular. Sherlock’u bu yüzyıla taşıyan aktör Benedict Cumberbatch’i ben ilk kez bu diziyle fark ettim. Yüz ve vücut yapısı, ses tonu ve postürüyle komple bir oyunculuk sergiliyor. Dr.Watson’u canlandıran Martin Freeman da aynı şekilde rolünün hakkını veriyor. Bu arada her iki oyuncuyu da daha sonra Hobbit filmlerinde rol aldıkları için daha da bir sevdim.
SHERLOCK1
Sherlock karakteri biz okuyuculara veya izleyicilere neden bu kadar enteresan geliyor? Çünkü onda çok az insanda bulunan bir yetenek var. Kimsenin görmediği ayrıntıları görebilmesi ve daha da önemlisi bu noktaları daha önce hiç yapılmamış bir şekilde birleştirebilme becerisi. Çok sıkı bir gözlemci Sherlock.
SHERLOCK2
Kitaplarında onun “deduction” yani tümdengelim yaptığı söylenir ama kullandığı teknik ne tümdengelim ne de tümevarım tanımlarını tam olarak karşılamıyor. “Abductive reasoning - dışaçekimsel muhakeme” denilen bir teknik bu ve tümüyle mantıktan oluşmuyor, işin içinde tahminler, ya da kendi deyimiyle kör atışlar da var.
SHERLOCK2 (Kör atış yaptım)
Bu tekniği sadece dedektifler değil, avcılar ve doktorlar da kullanıyor. Zaten Sherlock karakterini yaratan yazarın ilham kaynağı da bir doktormuş. Bu arada size parantez içinde bir dizi tavsiyesi eğer izlemediyseniz Dr. House’u öneririm. Tıp dünyasında “dışaçekimsel muhakeme” tekniğini kullanan bir çeşit Dr. Sherlock karakteridir kendisi.
İşte böylesine karmaşık, böylesine garip bir karakteri bu dizi almış ve yürüyüp konuşabilen bir Wikipedia haline getirmiş ve etrafta dolaştırıp sürekli soru sorup cevap verdirtiyor, Googlelatıyor. Yanıbaşındaki Dr.Watson’sa sürekli olan biteni blogluyor.
SHERLOCK5
Evet modern Watson’un modern hobileri var ve bunlar kendi karakterini destekliyor, açık, iletişimci ve insancıl.
SHERLOCK6
Burada bahsedilen 243 çeşit sigara külü de Sherlock karakterinin bir parçası. Onun enteresan özelliklerinden biri de bu! 243 çeşit kül ve bunların farkları hakkında uzun bir yazısı var.
Bu ikiliyi ben beyin ve kalp gibi görüyorum. Ekranda pek çok örneğini görebileceğimiz gibi akıl ve duygu yan yana gelince çok iyi bir ikili ortaya çıkıyor.
Dizide Sherlock’un kullandığı bir hafıza tekniğinden söz ediliyor: “mind palace - zihin sarayı.” Bu hafıza tekniği ne bu dizinin yapımcıları ne de Sherlock’un orijinal yazarı tarafından icat edilmedi. Ta antik Roma döneminden beri bilinen ve kullanılan bir teknik. Zihninizde hayali bir yer, bir ev, bir saray, bir yol veya şehir oluşturuyorsunuz ve hatırlamak istediğiniz bilgileri bu yerin içine yerleştiriyorsunuz. Bu tekniği kullanan başka bir karakter de Hannibal Lecter.
Dizideki oyuncuların gerçek hayatta da yakın ilişkileri var. Örneğin Sherlock’un anne babası onu canlandıran oyuncunun gerçek anne babası. Dr.Watson’un karısı gerçek hayatta da karısı. Hatta dizi TV’de yayınlandığında tüm ekibi evlerine çağırıp birlikte izliyorlarmış.
SHERLOCK3
Dizide modern hikaye anlatıcılığı teknikleri kullanılıyor. Bunlardan bir tanesi de ekranda gösterilen yazılar. Bu yazıların tasarımı bölümden bölüme, durumdan duruma değişiyor. Yani kullanılan tipografinin de bir anlamı var. SMS gönderirken AF Generation Z yazı tipi kulanılırken Sherlock’un gözlem yaptığı anlarda P22 Johnston Underground yazı tipi tercih ediliyor.
Geçtiğimiz günlerde dizinin 4. sezonunun teaser’ı yayınlandı. Ama sabırlı olun çünkü 2017’de yayınlanacak bu yeni sezon. O zamana kadar eski yayınlanan bölümleri baştan sona rahat rahat izleyebilir ve fark ettiğiniz ayrıntıları yorum olarak hepimizle paylaşabilirsiniz.
Tam metin Otomatik metin (yapay zekâ, hatalı olabilir)
Dünyanın gelmiş geçmiş en ünlü dedektifi Sherlock Holmes'u tanımayan bilmeyen yoktur herhalde. Yardımcısı Dr. Watson'la birlikte 4 roman ve 56 hikaye boy unca yaşadıkları maceralar defalarca sinemaya ve televizyona uyarlandı. Ama bana göre hiçbirisi onun BBC tarafından yapılan modern ize edilmiş bu versiyonu kadar başarılı olamadı. Şimdi önce kısa bir açıklama yapayım. Bu videoda diziye ait hiç spoiler vermeyeceğim.
Dizideki hikayeler hakkında ipucu içerebilecek alıntılardan da kaçınacağım. Daha çok genel bir tanıtım yapıp karakterler hakkında onlar üzerinde durmayı düşünüyorum. Diziden göstereceğim parçalar da daha çok bunlara ilişkin olacak. Yoksa hikayelerin seyir zevkini kaçıracak bir takım ayrınt ılar içermeyecek. Dolayısıyla diziyi hiç izlemeyenler de dahil olmak üzere herkes sonuna kadar bu videoyu izleyebilir.
Burada kalabilir. Öncelikle televizyonda yayınlanan bir dizi gibi görünüyor olabilir. Ama daha çok seri halde çekilip gösterilen sinema filmleri gibi algılanmalı bence bu dizi. Çünkü 2010'dan beri sadece 10 bölüm yayınlandı ve her bölüm yaklaşık 90 dakika yani bir sinema filmi uzunluğunda. Dizinin yapımcılarına neden bir sezonda daha çok bölüm yay ınlamıyorsunuz diye sorduklarında onlar da buna benzeyen bir cevap vermişler.
Demişler ki biz bir film kalitesinde çekebilmek için çok ç aba sarf ediyoruz ve bu şekilde de ancak yılda 3 tane çıkab iliyor. Demişler. Demişler de yılda 3 tane bile çıkamıyor sayın yetkililer. 2010'dan 2016'ya sadece 10 tane. 6 yılda 10 bölüm. Yani birazcık daha hızlı lütfen. Şimdi bir filmin arkasında tabii ki büyük bir takım var ama bu takımı yöneten zekalar da var. İşte bu dizinin arkasındaki zeka onun yazarı olan Stephen Moffat.
Daha önce başka başarılı bir dizi olan Dr. Who'nun da pek çok bölümünü yazmış çok başarılı bir senarist. İşte Moffat Sir Arthur Conan Doyle'un yazdığı Sherlock hi kayelerine öylesine bir tazelik getiriyor ki izlerken bir y andan 19. yüzyılda geçen klasik dedektif hikayelerindeki tad ı alırken bir yandan da günümüzün görüyorsunuz modern dünyasını koklu yoruz. Bütün olayları burada kendi dünyamızda yaşıyoruz.
Tabii bunları bize yaşatan elbette ki oyuncular. Sherlock'u bu yüzyıla taşıyan aktör Benedict Cumberbatch is mini ben ilk kez bu diziyle fark ettim. Yüzüyle, vücut yapısıyla, ses tonuyla, duruşuyla, postürü yle komple bir oyunculuk sergiliyor. Dr. Watson'ı canlandıran Martin Freeman da aynı şekilde rol ünün hakkını fazlasıyla veriyor. Bu arada her iki oyuncunun da daha sonra Hobbit filminde oynadığını söylemek gerek.
Bu rolleriyle onları daha da fazla sevdim. Peki Sherlock karakteri bizlere okuyucu veya izleyici olarak neden enteresan geliyor? Çünkü onda çok az insanda bulunan bir yetenek var. Kimsenin göremediği ayrıntıları görebiliyor. Ve daha da önemlisi bu ayrıntıları, bu noktaları daha önce hiç yapılmamış bir şekilde birleştirebilme becerisine sahip . Çok sıkı bir gözlemci Sherlock. İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Şarlon kendi deyimiyle kör atışlar da var. İzlediğiniz için teşekkür ederim. Bu tekniği sadece dedektifler değil, avcılar ve doktorlar da kullanıyor. Zaten Sherlock karakterini yaratan yazarın yani Sir Arthur Conan Doyle'un ilham kaynağı da bir doktormuş. Bu arada size hemen parantez içinde bir dizi tavsiyesi vere yim.
Eğer izlemediyseniz Doktor House dizisini izlemenizi öner irim. Tıp dünyasında bu tekniği yani dışa çekimsel muhakeme tekni ğini kullanan bir çeşit Doktor Sherlock karakteridir kendisi . İşte böylesine karmaşık, böylesine garip bir karakteri bu dizi almış ve yürüyüp konuşabilen bir Wikipedia haline getirmiş ve etrafta dolaştırıp sürekli soru sordurtup cevap verdirtiyor. Yani Google'la atıyor. Yanı başındaki Doktor Watson da sürekli olan biteni bloklu yor.
Ne yazıyorsun? Blog. Ne yazıyorsun? Biz. Ben de. Neden? Eeeh. Evet, modern Watson'ın modern hobileri var ve bunlar kendi karakterini de destekliyor. Yani açık, iletişimci ve insancıl olan karakterini. İnsanlar insanı bilmek istiyorlar. Neden? Çünkü onlar interested. Hayır, neden onlar? Eeeh. 1,895. Eeeh.
Burada bahsedilen 243 çeşit sigara külü de Sherlock kar akterinin bir parçası. Onun enteresan özelliklerinden biri de bu. 243 çeşit kül ve bunların farkları hakkında yazılmış uzun, tabii ki hayali bir yazısı var. Ben bu ikiliyi beyin ve kalp olarak görüyorum. Çünkü ekranda çoğu zaman görebileceğiniz gibi akıl ve duygu yan yana geldiğinde ortaya böyle izlenmesi çok cazip olan bir ikili ortaya çıkartıyor.
Dizide bir de zihin tekniğinden söz ediliyor Mind Palace yani zihin sarayı. Bu dizi tarafından veya onun yazarı tarafından icat edilen bir kavram değil. Ta Antik Roma döneminden beri bilinen ve kullanılan bir teknik. Zihnimizde hayali bir yer, bir ev, bir saray, bir yol veya bir şehir oluşturuyorsunuz ve hatırlamak istediğiniz bilg ileri bu yerin içine yerleştiriyorsunuz. Bu tekniği kullanan başka bir dizi karakteri daha var.
Hannibal Lecter. Dizideki oyuncuların gerçek hayatta da birbirleriyle çok yakın ilişkileri var. Örneğin, Charlotte'un anne babası, onu canlandıran oyunc unun gerçek anne babası. Dr. Watson'ın karısı da onun gerçek hayattaki gerçek karısı . Hatta bu dizi televizyonda yayınlanırken bütün ekibi on ların evine davet ediyorlarmış ve hep beraber televizyondan izliyorlarmış. Dizide modern hikaye anlatıcılığı teknikleri de kullanıl ıyor.
Dizideki filmin öncesinde ekranda gösterilen yazılar. Bu ekranların, bu yazıların tasarımı da bölümden bölüme, durumdan duruma değişiyor. Yani kullanılan tipografinin de bir anlamı var. Mesela SMS gönderirken gördüğümüz AF Generation Z yazı tipi , Charlotte'un gözlem yaptığı anlarda başka bir yazı tipine, P22 Johnston Underground'a dönüşüyor. Geçtiğimiz günlerde dizinin 4. sezonunun teaser'ı yayınland ı.
Ama heyecanlanmayın fazla, sabırlı olun çünkü 2017'den önce bu yeni sezon yayına girmeyecek. Siz o zamana kadar eski bölümleri en baştan yavaş yavaş rahat rahat izleyebilir, analizler yapabilir. Bulduğunuz ayrıntıları, detayları da hepimizle yorum olarak paylaşabilirsiniz.