Simyacı - OKU
Müzik: "Heavy Heart" Kevin MacLeod (incompetech.com) Licensed under Creative Commons: By Attribution 3.0
Müzik: "Heavy Heart" Kevin MacLeod (incompetech.com) Licensed under Creative Commons: By Attribution 3.0
Tam metin Otomatik metin (yapay zekâ, hatalı olabilir)
İNTRO Bazen aradığımız hazine başından beri yanı başımızdadır. Ama onu keşfedebilmek ancak uzun bir yolculuğun sonunda müm kün olabilir. Simyacı, belki bu kitap da böyle. Başından beri başucunuzda ama bugüne kadar bir türlü okumak için fırsat bulamadınız. O halde bu hafta bence bu kitabı okumak için çok güzel bir hafta. Hemen başlamalısınız. Hemen diyorum zaten çok kısa sürede de bitireceğinize emin im.
Yazar Paula Coelho simyacıyı 1987 yılında sadece iki hafta içerisinde yazmış. Ruhumda zaten yazılı olduğu için bu kadar kısa sürede yaz abilmeyi başardım diyor kendisi. Valla ruhumda mı yazılıydı yoksa onun yaşadığı ülke olan Brezilya'nın hemen kapı komşusu 1935 yılında Borges'in yazdığı bir hikayeyi mi okudu? Yoksa Borges'te kendi çalıştığı kütüphanenin arka taraflarında tozlu rafları arasında buldu Binbir Gece masallarında mı rastladı bu hikayeye?
Ya da Binbir Gece masallarını yazanlar, duyanlar bunu Mevlana'nın yazdığı bir hikayeden mi esinlendiler, duydular ve o masalların içine yerleştirdiler ? Bunu bilemiyorum ama bir şekilde güçlü ilhamlarla yazıldığı belli olan bir kitap ki dünyada milyonlarca insana da ilham kaynağısın kaynağı olmayı başarabilmiş Evet bugün 80'den fazla farklı dile çevrilmiş bir kitap bu ve yazarı Coelho ya da yaşayan yazarları içerisinde bir eseri en fazla farklı dile çevrilen kişi unvanını kazandırmış bu bir Guinness rekoru Kitabın arka kapağında diyor ki yüreğinde çocukluğunu yit irmemiş olan okurlar için bir klasik kimliği kazanan simyacıyı küçük prens veya Richard Bach'ın martısı Jonathan Lemmxton'ı ile karşılaştıranlar var Ben de biraz önce zaten başka esin kaynağı olabilecek hikayelerden, yazarlardan bahsettim sizlere simyacı İspanya'dan kalkıp Mısır piramitlerinin eteklerinde hazinesini aramaya giden Endülüslü çoban Santiago'nun masalsı yaşamının felsefi öyküsü diye de ek liyor Sanki bir nasihatname Yazgına nasıl egemen olacaksın Mutluluğunu nasıl kuracaksın Sorularına yanıt arayan bir hayat ve ahlak kılavuzu Mistik bir peri masalına benzeyen bu romanın Bu kadar farklı kültürde çok değişik tipteki insanlara Ulaşabilmesinin sırrı da herhalde bu evrensel mesajları Çok güzel kotararak bir hikayeleştirerek anlatımı olsa gerek diye düşünüyorum Biliyorsunuz oku serisindeki bu videolarımda Okuduğum kitapları ben seçmiyorum sizler seçiyorsunuz Sizlerin seçtiği kitapların beğendiğiniz bölümlerinin fotoğ raflarını İnstagram'da okurmusun barış özcan şeklinde etiketleyerek benimle paylaşıyorsunuz Ben de onlardan bir seçki yapıyorum İşte simyacı bugüne kadar 3 farklı kişi 3 farklı bölümünü beğenerek paylaşmış Bugün hepsini okuyacağım İlk okuyacağım bölümü Emre okulmusu seçmiş Günün ilk ışıkları tan yerinden yükselmeye başlarken Çoban koyunlarını gün doğusu yönünde sürmeye başladı Hiçbir zaman bir karar vermek gereksinimi duymuyorlar diye düşündü Belki de bu yüzden hep benim yanımda kalıyorlar Su ve yiyecekten başka bir şeye gereksinim duymuyordu koyun lar Onların çobanı olarak Endülüs'ün en iyi otlaklarını bildiği sürece Kendisiyle her zaman dost kalacaklardı Güneşin doğuşuyla batışı arasında eyleşen Uzun saatlerden oluşan günlerin biri ötekinden farklı olmas a da Kısacık yaşamları boyunca tek bir kitap okumasalar Köylerde olup bitenleri anlatan delikanlının insan dilini anlamasalar da Yiyecek ve suyla yetiniyorlardı ve bu onlar için yeterliydi Buna karşılık yünlerini, arkadaşlıklarını ve hatta kimi zaman da etlerini cömertçe sunuyorlardı Günün birinde bir canavara dönüşsem ve tek tek hepsini öld ürsem Sürünün hepsini boğazladıktan sonra ancak işin farkına var ırlardı diye düşündü delikanlı Çünkü bana inanıyorlar Ve artık kendi içgüdülerine güvenmiyorlar Bu böyle çünkü onları otluğa ben götürüyorum Simyacıdan diğer bir bölümü de Oğuzhan Özer seçmiş Seni seviyorum çünkü bir düş gördüm Sonra bir krala rastladım Bir lüriye sattım Çölü geçtim Kabileler savaşa tutuştular ve bir simyacının oturduğu yeri öğrenmek için bir kuyunun yanına geldim Seni seviyorum çünkü bütün evren sana ulaşmam için iş birl iği yaptı Kucaklaştılar Bedenleri ilk kez birbirlerine dokunuyordu Geri döneceğim dedi bir kez daha delikanlı Önceleri şöyle baktığım zaman içimde bir arzu duyardım Şimdi içimde umut olacak Babam bir gün gitti ama daha sonra anneme geri döndü Ve ne zaman gitse geri dönüyor Bundan başka bir şey konuşmadılar Burmalıkta biraz yürüdüler Delikanlı genç kızı çadırının kapısına kadar götürdü Baban annene nasıl dönüyorsa ben de geri döneceğim dedi ona Fatıma'nın gözlerine yaşlı olduğunu fark etti Ağlıyor musun?
Simyacıdan benim de çok sevdiğim bir bölümü seçen kişi kendi adını vermek istememiş onun yerine Adana Manzara demiş Şimdi de o bölümü okuyalım Olumsuz gibi görünen güçlerdir bunlar ama aslında sana kiş isel menkıbeni nasıl gerçekleştireceğini öğretirler Zihnini ve iradeni bunlar hazırlar Çünkü dünyada bir büyük gerçek vardır Kim olursan ol ne yaparsan yap bütün yüreğinle gerçekten bir şey istediğin zaman Evrenin ruhunda bu istek oluşur Bu senin yeryüzündeki özel görevindir İnsan yalnızca yolculuk yapmak istese Ya da bir kumaş tüccarının kızıyla evlenmek istese Ya da hazine aramak istese Dünyanın ruhu insanların mutluluğuyla beslenir Ya da mutsuzluklarıyla, arzuyla, kıskançlıkla Kendi kişisel menkıbesini gerçekleştirmek insanların biric ik gerçek yükümlülüğüdür Her şey bir ve tek şeydir Ve bir şey istediğin zaman bütün evren arzunun gerçekleş mesi için iş birliği yapar Altyazı M.K.